‘Balık kızımız’ Sümeyye Boyacı: Ülkemizin sempatik olduğunu düşünüyorum ama biraz da empatik olmalıyız

O, geçtiğimiz hafta tüm Türkiye’yi gururlandırdı. ‘Balık kızımız’ oldu. Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası’nda ikinci olan Sümeyye Boyacı’dan bahsediyoruz.

21 Eylül 2019, Cumartesi 07:32 Son Güncelleme:
A A
‘Balık kızımız’ Sümeyye Boyacı: Ülkemizin sempatik olduğunu düşünüyorum ama biraz da empatik olmalıyız

Doğuştan iki kolu olmayan ve başarıları ile dünyada adından söz ettiren 16 yaşındaki milli yüzücüilehemLondra’da düzenlenen Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası’ndaki tarihi anları konuştuk, hem de emek, azim ve inancın neleri değiştirebileceğini…

Sümeyye, şahanesin. Hepimizi çok mutlu ettin… 

Çok güzel ve onur verici bu sözleri duymak. Ülkemi böyle bir ortamda temsil ettiğim için mutluyum ama oraya birinci olmak için gitmiştim. Bunu başaramadım, 0,3 saliselik farkla ikinci oldum. Bu beni çok üzdü hatta çok ağladım. Gerçi rakibim 27 defa paralimpik şampiyon olmuş biri. Ona bu kadar yaklaşmış olmak da mutluluk verici. 

Geçmişte de büyük başarılara imza atıyordun ama fark edilmemek seni üzüyordu, bak durum nasıl da değişti. Türkiye seni konuşuyor şimdi. Başarının sırrı nedir? 

Vazgeçmemek, cesaret ve inanmak. Ha bir de en önemlisi aile! Hep inandılar, hep yanımda oldular. Fark edilmemek konusuna gelecek olursak buradaki kasıt şuydu: Türkiye’de tüm branşların her saniyesi canlı yayınlanırken bizim, Londra’ya dünyanın en büyük yarışına gittiğimiz pek haber olmadı. Haber kanallarının yarışlara ilgisiz kalması üzücü. Tabii tüm bunlar düzelecektir. Sonuçta geldiğimde bizim branşımızın da ne kadar önemsendiğini gördüm, bu da moral ve motivasyon kaynağı oldu. 

Senin yaşam öykünü de çok merak ediyoruz… 

5 Şubat 2003’te Eskişehir’de iki kolum olmadan ve kalça kemiği çıkık bir şekilde dünyaya geldim. Çok küçük yaşlarda ayaklarımı el gibi kullanmayı öğrendim. Beş yaşından bu yana yüzüyorum. Aslında ilk başlarda sudan çok korkuyordum ama sonrasında annemin zorlaması, teşvikleri ve suyu sevdirmesiyle bu maceram başladı. Sadece sudan değil hiçbir şeyden korkmuyorum. Zaten mili sporcu olduktan sonra bu işin içine daha çok girdim. Madalyalar kazandıkça yaptığım işin ülkem için ne kadar önemli olduğunu, insanları ne kadar mutlu ettiğimi gördükçe daha fazla bağlandım. Şu an 16 yaşındayım. 

RUSYA’DA RESİM SERGİSİ AÇAN İLK TÜRK KIZIYIM 

Yüzmenin dışında başka yeteneklerinin de olduğunu duydum mesela şahane resim çizmek gibi! 

Şahane mi bilemiyorum ama resim çiziyorum ve çizmeyi de çok seviyorum. Alexander Pushkin’in ‘Altın Balık’ adlı ünlü kitabının Türkçe çevirisi için bir resim yaptım. 2009’da yani altı yaşında yaptığım sulu boya eserleri Moskova’da sergilendi. Rusya’da resim sergisi açan ilk Türk kız oldum. 2014 yılında yaptığım ebru sanatıyla da bir sergiye katıldım. Biz Eskişehir’de yaşıyoruz. Okuduğum okul da burada. Yazı yazmaya ayaklarım yardımıyla başladım. Yani ayaklarımla yazı yazmayı öğrendim. 4.5 yaşındayken resim çiziyordum. Asıl engel bizim karşımıza çıkarılan zorluklar. Ben kendimi engelli gibi görmüyorum.

Kaç kardeşsiniz? 

Bir erkek kardeşim var. O da benimle gurur duyuyor. En büyük keyfi ise benim yurt dışından getirdiğim hediyeleri almak.

SUNUCU OLMAK İSTİYORUM

Daha önceki ödüllerin ve birinciliklerini de merak ediyorum… 

Para Swimming World Serisi’nde Amerika, İtalya, Finlandiya, Singapur ve Almanya’da toplam altı altın, iki gümüş, dört bronz madalya; yüzmede Cumhuriyet tarihimizin ilk kadın Avrupa şampiyonuyum. 

İleride meslek olarak nerede görmek istiyorsun kendini? 

Şu anda 466 puanla kazandığım sosyal bilimler lisesinde okuyorum. İleride spor psikoloğu olmak istiyorum. Ama tabii bir hayalim daha var. Sunucu olabilmek. Kameraları çok seviyorum. 

Ya senin kadar şanslı olmayan çocuklarımız, insanlarımız? 

Engelli bireyler daha çok dışarı çıkmalı. Benim de dışarıya çıkmak istemediğim zamanlar olmuştu, ergenliğe girdiğim zamanlar hep eve kapanmak isterdim. Ama ailem buna müsaade etmedi, beni sürekli zorladılar, dışarı çıkarıp hayata adapte ettiler, güzel yaşamaya teşvik ettiler. Burada ailelere büyük sorumluluk düşüyor.

HERKES HER ŞEYİ BAŞARIR YETER Kİ GERÇEKTEN İSTESİN

Senin gibi özel çocuklara çok özel bir mesaj vermeni istesem ne söylersin? 

Önceden insanlar engelli olduğum için daha bir rahatsız edici gözlerle bakarken şimdi “Aaa Sümeyye Boyacı” diyorlar, fotoğraf çektirmek istiyorlar, tebrik ediyorlar. Herkes her şeyi başarır yeter ki gerçekten istesin ve çaba sarf etsin. Ben iyi bir yüzücü, milli sporcu olmayabilirdim. Olmasaydım o bakış devam edecekti. 

Farklı olana bakış yani... 

Evet, sıradan bir insana nasıl davranılıyorsa bir engelli bireye de öyle davranılması gerekiyor. Bir insana nasıl bakmadan geçiyorsan öyle... Rahatsız edici ve taciz edici gözlerle bakmak niye? Anlamıyorum. 

O halde “Empati” diyoruz değil mi? 

Kesinlikle. Empati kurulduğunda zaten insan bunu çok iyi anlar. Düşünsene sokakta yürüyorsun ve sürekli rahatsız edici, çirkin bakışlar üzerinde ve neden sana baktıklarını biliyorsun. Engellisin diye. Oysa herkes kendini karşısındaki kişinin yerine koyup iki dakika empati yapsa keşke. Ülkemizin sempatik olduğunu düşünüyorum ama biraz da empatik olmalıyız. Bu yolda biraz ilerleme kaydettik. En azından bana karşı. Eskişehir’de yaşadığım için şanslıyım. Çok duyarlı insanlar var.

ALEV GÜRSOY CİMİN


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...