Bayram tatilinde bir oturuşta bitecek 10 mini dizi

Hepimiz kış boyu bir fırsat bulsak da bu zamana kadar izlediklerimizi izlesek dedik. Evet, pandemi pek çoğumuza sonsuz zaman verdi ama bazılarımızın evden çalışmaya başlamasıyla birlikte işleri yoğunlaştı, gecesi gündüzü -gerçek anlamda- birbirine karıştı. İşte tüm yorgunluğu atacağımız bayram tatili geldi. Tatillerde izleneek en ideal tür ise mini diziler. İşte baayram tatilinde bir oturuşta bitecek 10 mini dizi!

30 Temmuz 2020, Perşembe 11:09 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Manhunt: Unabomber

Manhunt: Unabomber

FBI tarihinde çözülmesi en çok zaman almış olaylara imza atmış, sayısız bombalama eylemi gerçekleştirmiş Ted Kaczynski (Paul Bettany)’nin gerçek hikâyesini ele alıyor. Kaczynski, sıradan tehlikeli bir teröristten çok, üstün zekalı, Harvard Üniversitesi mezunu, matematik doktorası yapmış, zamanında Berkeley Üniversitesinde en genç öğretim üyesi unvanını almış, yaymak istediği bir felsefesi olan ve o dönemde binlerce Amerikalıya ilham vermiş bir “anti-kahraman”.

Godless

Godless

Dizinin hikâyesi, 1880’lerin iç savaş sonrası yokluk ve acı dolu Amerika’sında geçiyor. Hikâyenin merkezinde, batıda terör estiren tehlikeli haydut Roy Goode (Jack O’Connell) ve onu küçük yaşında evlat edinerek yetiştiren, zalim çete lideri Frank Griffith (Jeff Daniels) bulunuyor. Roy, yaşadığı anlaşmazlık sonucu çocukluğundan beri üyesi olduğu çeteyle bütün bağlarını koparıyor ve ayrılırken de çetenin son soygundan elde ettiği bütün parayı yanında götürüyor. Böylelikle, “nefret dolu” Frank ve çetesinin hedefi hâline gelmeyi başararak, 7 bölümlük heyecan dolu amansız bir kovalamacanın da kapısını aralıyor.

 The Spy

The Spy

6 bölümden oluşan Fransız yapımı dizi, Orta Doğu’daki istihbarat savaşlarını, İsrail casusluk faaliyetleri tarihinde önemli bir yeri olan ajan Eli Cohen’in öyküsü üzerinden ele alıyor. 1960’lı yılların Suriye-İsrail ilişkilerine ayna tutan dizide, MOSSAD ajanı Eli Cohen, İsrail adına Suriye’de casusluk yapmak için Şam’a yerleşiyor. Kısa sürede Suriye sosyetesinde saygın bir yer edinmekle kalmayıp, dönemin siyasi aktörleriyle de güçlü bağlar kuruyor. Öyle ki, dönemin politikalarına yön verebilecek kadar güçlü bir figür hâline geliyor.

Wild Wild Country

Wild Wild Country

Osho ve müritleri Amerika’nın kırsal bir bölgesi olan Oregon’da, daha önce çorak olan bir araziye sıfırdan bir şehir inşa ediyorlar ve bu şehri tamamen kendi ütopik kurallarıyla yönetmeye başlıyorlar. Bu topluluğun gizemli, çarpık ve korkutucu yaşam tarzı yüzünden, kısa sürede kasaba yerlileriyle ve daha sonra devletle büyük bir kavganın içine giriyorlar. Öyle ki, bu tarikat mensupları, tarihe geçecek organize suçlara imza atıyor.


Masum

Masum

Masum, emekli komiser Cevdet (Haluk Bilginer)’in aile trajedisini konu edinen bir polisiye-gizem dizisi. Bir çoğumuzun Çoğunluk filmiyle tanıdığı Seren Yüce dizinin yönetmenliğini, başarılı tiyatro oyunları ve dizilerden bildiğimiz Berkun Oya ise senaristliğini üstleniyor. Dizinin başrollerinde Haluk Bilginer, Nur Sürer, Ali Atay ve Okan Yalabık gibi usta oyuncular yer alıyor.

The Leftovers

The Leftovers

Rapture adı verilen olay sonrasında dünya nüfusunun yaklaşık olarak %2’si kaybolmuştur. Polis müdürü Kevin Garvey (Justin Theroux) ise kaybolan insanların ardından durumu kontrol altında tutmak için elinden geleni yapmaktadır. Ancak eşi Laurie’nin (Amy Brenneman) bir tarikata katılması olayları daha da zor bir hale sokar. Dizi işleyiş olarak Garvey ailesini merkez alsa da, birbirleri ile bağlantılı ve bağlantısız olan kişilerin yaşadıkları gözler önüne seriliyor.

Angels in America

Angels in America

Angels in America, HBO tarafından ilk yayınlandığında kitleler tarafından ayakta alkışlandı, Emmy ve Altın Küre adaylıklarının çoğunu ödülle taçlandırdı. Oyuncu kadrosunda Meryl Streep, Emma Thompson, Al Pacino gibi büyük isimlerin yer aldığı dizi, 1980’lerdeki AIDS krizini konu alan Tony Kushner imzalı Pulitzer ödüllü oyununun uyarlaması. Farklı karakterlerin hikâyelerinin belli oranda kesişmesiyle şekillenen anlatı 6 bölümden oluşuyor ve aslında her biri bir filmlik görkemli ve büyük prodüksiyon ile tasarlanmış bu bölümler, herhangi bir televizyon ekranında görmeye pek de alışık olmadığımız şekilde son derece yaratıcı bir politik söylemle Amerika toplumuna dair büyük bir eleştiri getiriyor.


Mildred Pierce

Mildred Pierce

Eşinden boşanan Mildred’ın bir restoran açmaya karar vermesi, hayata karşı sert duruşunu ortaya koyduğu ilginç bir yolculuğun kapısını aralar. Kızı Veda ile ilişkisini etkileyen bu olay Mildred’ın zor günler yaşamasına sebep olur. Artık kolaylıkla “usta” olarak niteleyebileceğimiz oyuncu Kate Winslet’ın kıyılara gizlenen performansıyla hatırlanmasına rağmen Mildred Pierce, usta yönetmen Todd Haynes’in de en başarılı işlerinden biri olan olarak değerlendirilebilir. Daha önce 1945’te, Michael Curtiz’in yönettiği, film noir janrına yakın duran bir uyarlaması yapılan, James M. Cain romanından uyarlanan dizi, Haynes’in detaylar üzerinden dünya yaratma konusundaki ustalığını gözler önüne seriyor. Öyle ki dizinin adını, yönetmenin Carol, Cennetten Çok Uzakta – Far from Heaven ya da Beni Orada Arama – I’m Not There gibi başyapıtlarının yanına yazsak abartmış sayılmayız.

Fleabag

Fleabag

Phoebe Waller-Bridge tarafından yazılan ve yaratılan İngiliz komedisi, en yakın arkadaşını kaybeden bir kadının hayatını anlatıyor. Kara İngiliz mizahı seven sevmeyen, izleyicilerin genelini ortak beğeni noktasında buluşturan Fleabag, dizi dünyasının yeni yıldızı. 


When They See Us

When They See Us

Gerçek bir hikayeyi ele alan başka bir mini dizi de When They See Us. 1980'lerin önemli olaylarından Central Park Beşlisi'ni anlatan dizide, bir tecavüzle suçlanan 5 gencin adaletle sınavını izliyoruz. Amerika'da yayınlanmasıyla sansasyonel bir etki yaratan dizinin yönetmen koltuğunda Selma filmine imza atan yetenekli Ava Duvernay oturuyor. 


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Hollywood ünlüleri, hangi filmden kelime başı ne kadar kazandı?