Ben neden kediden korkuyorum?

Ben neden kediden korkuyorum?

Çocuklar, hayattaki birçok şeyi nasıl ebeveynlerinden öğreniyorlarsa korkuyla da ailede tanışıyorlar. Bunun çözümü de yine anne babada...

08 Ocak 2021, Cuma 12:46 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ebeveynler çocukları için ilk “okul”. Hayata dair bilgileri, değerleri, yapılması gerekenleri, yasakları, uygun olmayan davranışları ve geriye kalan her şeyi öğrendikleri ilk durak… Eğer evde her sabah kahvaltıda ekmek kızartılıyorsa çocuk bunu öğreniyor. “Her sabah ekmek kızartmak normaldir.” Eğer karşıya geçerken ışıklara bakan bir ebeveyni varsa, çocuk bunu öğreniyor. “Mutlaka önce ışıkları kontrol etmeliyim.” Eğer yemek yerken masaya bir arı geldiğinde herkes sakince arının gitmesini bekliyorsa, çocuk yine bunu öğreniyor. “Arılar sakince beklersem gider.” 

Peki ya tam tersi olduğunda? 

Yolda yürürken yanına yaklaşan bir kedi olduğunda yolunu değiştiren bir ebeveyni olan çocuk ne öğreniyor dersiniz? Kedilerden korkmayı… Ebeveynlerimizden sadece nerede nasıl davranacağımızı öğrenmekle kalmıyoruz. Buna ek onlardan nelerden korkulacağını da öğreniyoruz. Bu korku kediden de olabilir, asansörden de, karanlıktan da, hastalanmaktan da… Yetişkinlerin korkularına çoğu zaman daha “anlayışlı” davranıldığını söylemek yanlış bir genelleme olmaz. Hatta bazı korkular o evin “normali” haline bile gelebilir. Gece uyumadan önce koridorda açık bırakılan bir ışık gibi… 

Korku satın alınır mı?

 Tüm duygularımız gibi kaygı ve korku da hayatımızın bir parçası, hissetmekten da sağlıklı ne olabilir? Bu konuyu gündeme taşıyan nokta; ebeveynlerinin duygusunu içselleştiren çocuklar. Korktuğunuz bir hayvan varsa, özellikle kedi, köpek, kuş gibi insanlar için hayati tehlike oluşturmayacak hayvanlar ve bu korkunun sebebi yaşanmış zor bir anı değilse o zaman siz de bu korkuyu kendi ebeveyninizden satın almış olabilirsiniz! Sizden de çocuğunuza geçecek bu korku zincirini kırmak güzel olmaz mıydı?

Bir ebeveynin desteği yeter

İnsanın korkusunun üstüne gitmesi dile kolaydır. Kalbi hızlı hızlı atarken, elleri titrerken, hatta belki midesi bulanmaya başlarken “Hadi gel, bak hiçbir şey yapmıyor benim köpeğim” demek her zaman işe yaramayabilir. Eğer ebeveyn korkusunu yenmek istiyorsa ona destek olabilecek ve korkusuna anlayışla yaklaşabilecek bir partner altın değerindedir. Çocuğunun da bu korkudan etkilenmemesini isteyen ebeveyn söz konusuysa, iş o korkuya sahip olmayan ebeveyne düşer. En az bir ebeveynin korkmadan bir hayvana yaklaşabildiğini gören çocuk rahatlar, korkuyu “öğrenmeden” o hayvana yaklaşır. Böyle zamanlarda korkan ebeveyn, korkusunu çocuğa belli etmediğinde çocuk diğer ebeveynin rahatlığını satın alır. O tarafa kayar ve güvende hisseder. Kim bilir belki korkan ebeveyn de bir gün çocuğunun rahatlığını satın alır, içselleştirir ve rahatlamaya başlar?



Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Kardeşler arası kıskançlık krizinde verilen asıl mesaj nedir?