“Bende diva vaziyeti yok”

“Bende diva vaziyeti yok”

Pınar Altuğ'un hayatı, şarkıda geçtiği gibi: “Evli, mutlu, çocuklu...” Eşinden ve kızından bahsederken gözleri doluyor

26 Mayıs 2012, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Röportaj: Yasemin Yurtman
yyurtman@yahoo.com


İkinci çocuğunu düşünmeyecek kadar hayatının merkezine kızını koyan Pınar Altuğ’la oynadığı deterjan reklamı vasıtasıyla buluştuk. Biraz eşini, biraz kızını, biraz ev hallerini konuştuk. Ev mahremiyetine önem veren Altuğ’un tek hayali, kızı büyüdükten sonra birlikte Avustralya’ya gidip koala sevmek...

 Pınar Altuğ’un hayatında Türkiye Güzeli seçildiğinden bu yana neler değişti?

Güzellik yarışması benim için büyük bir adımdı. Ama inanın, hiç değişmedim. Yıllar içinde herkes tarafından tanınma hali beni hiç etkilemedi. Evimin kapısına geldiğim zaman Altuğ soyadı kapının dışında kalıyor, eve Pınar giriyor. Diva vaziyeti bende yok.

Önce ‘Çocuklar Duymasın’da çocuğunuz yoktu, şimdi annesiniz. Annelik oyunculuğunuzu değiştirdi mi?

İlk ‘Çocuklar Duymasın’da Furkan da Ayşecan da daha çok küçüklerdi. Ufaklıkların yanında elimi-kolumu nereye koyacağımı bilemezdim. O zaman bir çocukla konuşurken, gereken formu yakalayamıyordum. Anne olduktan sonra o form kendiliğinden geliyor. Şimdi bir çocukla konuşurken göz hizasında olmak için çökmem gerektiğini biliyorum.

Dizi Pınar Altuğ’a neler kazandırdı?

Birincisi Tamer Karadağlı gibi bir oyuncuyla güzel Türkçe konuşmayı öğrenme fırsatını verdi. Oyunculuğumun gelişmesi için çok destek verdi. Muhteşem bir ekibin içinde çalışma keyfi verdi. Bir yandan da para ve güzel bir kariyer kazandırdı. ‘Çocuklar Duymasın’ hayatımda hep özel kalacak.

“Meltem’e acıyorum”

Haluk gibi bir adamla evli olan çok Türk kadını var. Siz yapabilir miydiniz bunu?

Yapamazdım. Meltem’e acıyorumı. Her şeyin en doğrusunu, en güzelini yapmaya çalışıyor ve kendini çok hırpalıyor. Hayat bu kadar mükemmel değil ki.

  Evlilikte kadının üzerindeki sorumluluk büyük. Erkekler nasıl davranmalı sizce?

Hayat müşterek, çocuk da müşterek. Biz bu çocuğu blendırda yapmıyoruz. Her konuda destek lazım. Eş demek evine aldığın bir yardımcı demek değil. Yeri gelir beraber yatak toplarsın, yeri gelir çocuğun üstünü değiştirirsin. Benim kocamın şahane bir sözü var; “Benim seninle geçinmeye gönlüm var karıcığım” der. Bu her şeyin özeti. Geçinmeye gönlünüz varsa, evlilik güzel olur.

Eşiniz de siz de evliliğe ve çocuğunuza yeterince zaman ayırabiliyor musunuz?

Su hayatımın merkezinde. Bir toplantıyı, onun okulda olduğu zamanlara denk getiriyorum mesela.

“İkinci çocuğu istemem”

Su’ya kardeş gelecek mi?

Kardeş düşünmüyorum. Kızımın en ilgi isteyen zamanı. Bu çok hastalıklı bir düşünce olabilir ama bir bebek yapsam kızım 4 yaşına gelmiş olacak. Bebek, anneye tam bağımlıdır. Eee, bu benim kızıma haksızlık değil mi? Çok aşığım kızıma.

Ailenizin etrafına ciddi bir koruma çemberi koydunuz. Bu dışardan da hissediliyor. Buna neden ihtiyaç duydunuz?

Mahremiyetimiz önemlidir. Eve asla kamera sokmayız. Kendimize göre sınırımız var.

Geçtiğimiz günlerde kızınıza uzatılan bir kamera yüzünden sinirleriniz bozuldu!

Bir davette çocukların olduğu kata çıkmamaları gerekirken televizyoncular oraya çıktı. Ben görüntü vermeyen bir anne değilim. Ama izinsiz olması ayıptı.

Çocuğunuza toz pembe bir hayat mı sunuyorsunuz? Yoksa onu hayatın gerçekleriyle tanıştırıyor musunuz?

Çocuğumu şımartmayı seviyorum ama her şeyin sınırı var. Hayat böyle değil. Bir şeyi bozulursa hemen “Anne bu bozuldu, yenisini alalım” diyor. Ben de “Hayır kızım, tamir edelim” diyorum.

“Spor, hayatımın merkezinde”

Çocuk yetiştirmenin en büyük zorluğu ne?

Her şey zor. Okul öncesi, okul seçerken problem. Okula başlayınca korku kelimesini öğrendi. Okula gidene kadar marketten alınmış tavuk yemedi kızım. Köy tavuğu yiyordu. Ama şimdi okulda her şeyi yiyor ve buna müdahalem sıfır.

  Su ile ilgili en büyük hayaliniz ne?

O mutlu olsun yeter.

Su büyüdükten sonra gerçekleştireceğiniz bir plan ya da hayaliniz var mı?

Su birazcık daha büyüsün, beraber Avustralya’ya gitmek istiyorum. Koalaları çok severim ve nesilleri tükenmek üzere, kızım görsün istiyorum. Kendime ait hayalimse bir küçük kaplanı kucağıma alıp sevmek ve yunuslarla yüzmek.

  Anne olduktan sonra içe kapandınız. Oysa pek çok kişi annelikle ilgili programlar yapıyor, kitaplar yazıyor!

Bir insanın fikrini beyan edebilmesi için o konuyu iyi bilmesi gerekir. “Şunu da şöyle yapın” demek için siz bir öğrenin, emin olun kendinizden. Bu yüzden yapmam, yapmayı da düşünmem.

  Kendinize vakit ayırabiliyor musunuz? Epey zayıflamış görünüyorsunuz...

Su okula gittiği için spora zaman ayırabiliyorum. Bu sene sporu hayatımın merkezine koydum. Zayıfladığımı ekranda da fark ediyorsunuzdur zaten.

“Stokçu bir canavarım”

 Persil reklamında oynamadan önce de çok titiz bir kadın izlenimi veriyordunuz. Evde temizlikte en çok titizlendikleriniz ne?

O kadar titiz değilim. Ama kızımın üstüne bir şey dökülmüşse o tişört hemen değişir. “Bunun ütüsü niye böyle?” diye arıza yapmayabilirim ama beyaz, beyaz gibi değilse canavara dönüşebilirim. Başak burcunun titizliği malum. Ama bin defa da saya saya elimi yıkamam.

Evde ne bozuksa, ne temizlenmemişse sinirlenirsiniz?

Evde dört kedi, bir köpek var. O evin her daim temiz olması şart. Sağlık açısından ne doğruysa onu yapmaya çalışıyorum. Hayvanlar olduğu için bizim evde elektrik süpürgesi günde iki kere çalışır.

Her akşam eve gittiğinizde neleri kontrol edersiniz?

Ben biraz stokçuyum. Evde bir şey biterken yenisi alınmalı. Bu, bir tür güvenlik hissi. Mutlaka bir yedeği olmalı.

( 19.05.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır. )

Sıradaki haber yükleniyor...
holder