Bige Önal: Evlilik bir zorunluluk değil. Kim kiminle nasıl istiyorsa öyle yaşamalı

Bige Önal: Evlilik bir zorunluluk değil. Kim kiminle nasıl istiyorsa öyle yaşamalı

Zarafeti, güzelliği ve başarılı performansıyla son dönemin en dikkat çeken oyuncularından. Çok izlenen dijital dizi ‘Bir Başkadır’da imamın kızı Hayrünnisa karakterini canlandırdıktan sonra şimdilerde ‘Sen Çal Kapımı’ dizisinde Selin’e hayat veriyor. Bige Önal ile meslek hayatını, sevgilisi Aras Bulut İynemli ile olan ilişkisini ve hakkında merak edilenleri konuştuk. Bekir Saçar / bekir.sacar@posta.com.tr

13 Şubat 2021, Cumartesi 07:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Oyunculuğa 16 yaşındayken ‘Kısmetim Otel’ filmindeki Gizem karakteriyle adım attın. Oyunculuk merakı çocukluktan geliyor sanırım...

Evet, ilk oyunculuk deneyimim ‘Kısmetim Otel’di ama öncesinde de hayli set deneyimim olmuştu. ‘Kısmetim Otel’in de yönetmeni olan Hakan Algül’ün setine gider, reji asistanlığı yapar, set ortamını öğrenirdim. Sonrasında yine Hakan Abi elimden tuttu ve oyunculuğa başladım.

Şu ana kadar 15 dizi ve filmde rol aldın, oyunculukta epey yol aldın. Şimdi “Tamam, oldum” diyor musun?

Bu cümleyi hayatımın hiçbir evresinde kurabileceğime inanmıyorum. Mesafe kat ettim ama hâlâ her oyun provasında, her set gününde yeni bir şey öğreniyorum.

En çok hangi tür film ve dizileri seviyorsun?

Bilim kurgu ve fantastik işleri okumayı da izlemeyi de çok severim. Ama bizim ülkemizde bu türe dair çok fazla iş üretilmiyor. Dönem işlerini seviyorum. Rol olarak da iyi yazılmış her karakteri oynamaktan keyif alıyorum.

BULUNDUĞUM YERE KENDİ ÇABAMLA GELMESEM HUZURLU OLAMAZDIM

Baban, Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli futbolculardan Erhan Önal; annen, döneminin en ünlü modellerinden Mine Baysan. Ama sen, kariyerinde onların şöhretinden hiç yararlanmadın...

Ben, bulunduğum konuma kendi çabamla geldiğime inanmasam mutlu ve huzurlu olamazdım, bunu her zaman biliyordum. O yüzden pek yardım almak istemedim. Zaten göz önünde büyümedim. Annem de babam da hiçbir zaman şöhreti önemseyerek yaşamadı. Bana da bunu öğrettiler.

Oysa 50 yaşına merdiven dayamış bazı ünlü isimler, hâlâ anne ve babasının ismiyle gündeme geliyor...

Ben, her bireyin kendi varoluşuyla meşgul olması gerektiğine ve fahri olarak yaşaması gerektiğine inanıyorum. Dolayısıyla bununla ilgili fazladan herhangi bir duygu veya düşünce taşımıyorum.

KENDİ AYAKLARININ ÜZERİNDE DURMAK ÖZGÜRLÜK DEMEK

Ayaklarının üzerinde duran, güçlü kadın’ ifadesi sana ne düşündürüyor? Sen güçlü bir kadın mısın?

Kadın veya erkek, bir bireyin kendi ayaklarının üzerinde durması, kimseye ama kimseye bağımlı olmaması; özgürlük demek. Bizim gibi ataerkil toplumlarda ise, bu ataerkil düzenin değişmesi için kadının kendi ayaklarının üzerinde durması çok önemli. Güçlü bir kadın olmaya çabalıyorum. Umarım öyleyimdir.

Erkek şiddetinin önüne bir türlü geçilemiyor. Şiddete sözde herkes karşı ama kimse elini taşın altına koymuyor. Bu konuya nasıl bakıyorsun?

Ceza alması gereken insanlar üç-dört gün sonra beraat etmemeli. Ciddi yaptırımlar olmalı ki caydırıcı olsun. Kadınlar, kızlar konuşmaktan, kendilerini ifade etmekten utanmamalı, korkmamalı. Yeni bir toplum yapısı yaratmak gerekiyor. Bu maalesef hemen olabilecek bir şey değil. Ama gençler olarak biz, gelecekte değişimi sağlamak için elimizden geleni yapmalı ve ilk tohumları atmalıyız.

ARAS İLE GÜNÜMÜZE VE MESLEĞİMİZE ODAKLI YAŞIYORUZ

Beş yıldır Aras Bulut İynemli ile birliktesiniz. Ama iş yoğunluğundan çok sık görüşemediğiniz söyleniyor. Bu durum ilişkinizi etkiliyor mu?

İşlerimiz yoğun ama yeteri kadar görüşüyoruz.

Yakın gelecek için evlilik planlarınız var mı?

Biz böyle planlar yapmıyoruz, günümüze ve mesleğimize odaklı yaşamaya çalışıyoruz. En azından şimdilik durum bu.

Bazıları evliliğin çok da gerekli olmadığını düşünüyor. Sen, evliliğe nasıl bakıyorsun?

Ben, hiçbir şeyin zorunluluk olduğunu düşünmüyorum. Bir birey, kendi hayatını nasıl, nerde, kiminle yaşamak istiyorsa, öyle yaşamalı. Eğer istemiyorsa, kimse evlenmek zorunda değil. Bu tamamen kişinin kendi hayatını nasıl yaşamak istediğiyle alakalı. Hiç kimsenin de bununla ilgili bir fikir beyan etme hakkı yok bence.

Bu sektörde, bir ilişkiyi beş yıl sürdürmek de bir marifet. Sizin bir sırrınız var mı?

Çok teşekkür ederiz... Ne mutlu bize. İlişkimizi göz önünde değil, kendi içimizde yaşıyoruz. Sanırım formülümüz bu.

İkinizin de aynı sektörde olmanızın avantajları ve dezavantajları neler?

Bu sayede birbirimizi daha rahat anlayabiliyoruz. Hikayeler ve karakterler üzerine fikir alışverişi yapıyoruz... Dezavantajını yaşamadım henüz. Belki uzun vadeli bir projede, aynı sette olmak istemeyebiliriz. Eğer o güzel bir hikayeyse, birimizin o işten feragat etmesi gerekebilir.

SANATÇI TOPLUMU İLGİLENDİREN HER KONUDA KONUŞMALI

Toplumu ilgilendiren konularda sanatçılara ne görev düşüyor?

Bence sanatçılar, toplumu ilgilendiren konularda hiçbir zaman sessiz kalmamalı, toplumun sesi olmalı. Her zaman birlikte hareket edebilmeliler.

Hayatının nasıl bir dönemindesin?

Hayli durduğum ama bir şekilde de çok üretken olduğum bir dönemdeyim. Bireysel olarak dingin bir dönem olsa da dünya ve topluma dair umudumu kaybetmemeye çalışıyorum. Diğer yandan ben de herkes gibi tedirginim.

Henüz çok gençsin ama yine de “Şimdiye kadar yapmalıydım” dediğin, ıskaladığını düşündüğün şeyler var mı?

Hiç böyle bir hisse kapılmadım aslında. Belki beğendiğim bir iş olmuştur, içinde yer alamadığım için “Iskaladım” demişimdir, o kadar.

BAŞKALARININ NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ HİÇ UMURSAMAMAK İSTERDİM

“Başkaları ne düşünür?” baskısı yaşadığın oluyor mu?

Bizim toplumumuzda bunu yaşamayan bence çok az insan var ve o insanlara çok imreniyorum. Ben, kararlarımı etkileyecek kadar etrafı dinlemem ama hiç umursamamak isterdim açıkçası.

Pandemi dönemi sana neler öğretti? En çok neleri özledin?

Her şeyden önce sağlığın değerini tabii ki. Günlük hayatımın, anımın değerini hatırlattı. Tiyatro yapmak istiyorum, kalabalıklara karışmak, konserlere gitmek istiyorum. Yeniden rahat rahat seyahat edebilmek istiyorum.

YEMEK YEMEK EN BÜYÜK ZEVKİM

Hep formda ve fitsin. Bunun için özel bir çaban var mı?

Hiçbir şey yapmıyorum. Ben, canı ne isterse onu yiyen biriyim. Yemek yemek en büyük zevkim. 10 aydır köpeğimizle beraber bir yürüme rutinim var. O belki yardımcı oluyordur. Bir de düzensiz de olsa tenis oynamaya çalışıyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder