Bilimsel açıklamalarıyla: İlişkinizin uzun bir süre daha devam edeceğini gösteren 10 alışkanlık

Bir ilişkiye başlarken elbette ne kadar süreceğini bilemiyoruz. Ancak sevgilinizle ya da eşinizle ne kadar süre daha devam edeceğinizi veren ipuçları var. Bilimsel açıklamaları eşliğinde anlattık. 'Acaba uyumlu muyuz?' diye düşünüyorsanız, buyrun.

17 Mart 2021, Çarşamba 13:46 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Eşit miktarda alkol içiyorsanız

Eşit miktarda alkol içiyorsanız

Hayatının herhangi bir zamanında bu sahneye mutlaka tanık olmuşsundur: Çiftlerden birisi alkolü fazla kaçırmış etrafta dolanırken diğeri oturduğu yerde somurtmaya ve diğerinin arkasını toplamaya başlar. Alcoholism: Clinical & Experimental Research‘te yayımlanan bir çalışmada, 20.000 evli çiftin verilerini inceleyen araştırmacılar, aynı miktarlarda alkol tüketen çiftlerin, bir kişinin aşırı alkol tükettiği ya da diğerinin daha az alkol aldığı ilişkilere kıyasla boşanmaya daha az meyilli olduğu sonucuna vardılar. Benzer miktarlarda alkol alan çiftlerin daha uyumlu ve mutlu oldukları belirtiliyor.


Aynı şeylere gülüyorsanız

Aynı şeylere gülüyorsanız

Aynı şeyleri izleyip, aynı esprilere gülüyorsanız, adeta bir cennette yaşıyor olabilirsiniz. Western Journal of Communication‘da yayımlanan bir çalışmada, mutlu çiftlerin %75’inin gün içerisinde en az bir kere birlikte güldükleri belirtiliyor. Daha ilginç olanı ise, evli kadınların ve erkeklerin %92’sinin mizahın ilişkilerine oldukça önemli katkı yaptığını belirtmeleri.

Farklı şeylere para harcıyorsanız

Farklı şeylere para harcıyorsanız

Çiftler arasındaki çoğu kavga, paranın nereye harcanacağı üzerinden yaşanıyor. Money Magazine‘in anketine göre, çiftler %70 ile en fazla ekonomik nedenlerden ötürü kavga ediyor. Diğer nedenler arasında ise ev işleri, seks, horlama, birliktelik gibileri bulunuyor. Taraflardan birisinin pinti olması, diğerinin ise müsrif olması, birçok soruna neden olabiliyor. Fakat ilginç bir nokta daha var: University of Pennysylvania tarafından 1.000’den fazla evli ve evli olmayan çifte uygulanan anketin sonuçlarında ise, mesele yaşam partneri seçmek olduğunda, insanların harcamalarını karşı tarafın tam tersi yönünde gerçekleştirme eğiliminde oldukları sonucu çıkıyor. Bu ise oldukça olumlu bir şey. Eğer sen de benzer düşüncelere sahipsen, mükemmel ying-yang uyumunu sağlamış olabilirsiniz.

Sarılıyorsunuz

Sarılıyorsunuz

Hepimiz, fiziksel açıdan bir diğer insana yakın olma hissini seviyoruz. Oldukça doğal ve biyolojik bir tepki bu. Ancak, istikrarlı fiziksel yakınlık (sadece seks değil), ilişkide her iki tarafın da nasıl davrandığının önemli bir göstergesidir. Dahası, ilişkideki tarafların mutluluk seviyelerini de belirtir. The American Journal of Family Therapy‘de yayımlanan bir çalışmada, romantik fiziksel etkilenim (masaj, sarılma, el ele tutuşma, kucaklaşma gibi) üzerine tutum ve tercihlerin öğrenilmesi adına 100 erkek ve 195 kadına anket uygulandı. Sonuçlara göre, söz konusu fiziksel yakınlıklar ne kadar fazla oluyorsa, kişilerin ilişkideki tatmin seviyeleri de o denli yüksek oluyordu.

 Haftada bir kere birlikte oluyorsanız

Haftada bir kere birlikte oluyorsanız

Society for Personality and Social Psychology‘de yayımlanan bir çalışmaya göre, haftada en az 1 kere seks yapmak ilişkiye fazlasıyla mutluluk getiriyor. Söz konusu çalışmada 30.000’inden fazla Amerikalı üzerinde 40 yılı aşkın bir süre boyunca anket çalışması uygulandı. Sonuçlara göre haftada 1 kere seks yapmanın, ilişkide mutlu olmak için en uygun sıklık olduğu belirlendi. Şaşırtıcı bir şekilde, bu sıklığın altında ya da üzerinde seks yapan çiftlerin mutluluk oranlarının düştüğü gözlemlendi. Elbette haftada birden daha fazla kere seks yapıyor olabilirsin. Eğer her iki taraf da bunu istiyorsa ne güzel. Ama taraflardan birisi bunu istemeden yapıyorsa sorun var demektir.

Tartışmaktan çekinmiyorsanız

Tartışmaktan çekinmiyorsanız

Şu an bile son tartışmanızı düşünüp sinirleniyor olabilirsin. Ama aslında ilişkide yaşanan tartışmalar, ikinizi birbirinize bağlayan şey olabilir. Florida State University araştırmacılarının bulgularına göre, anlaşmazlıklar sırasında yükselen öfke ifadeleri, ilişkide problemlerin çözülmesi için ihtiyaç duyulan şeyler. “Affet ve unut gitsin” taktiği ise sorunların gömülmesine ve ileride işlerin çözülemez bir noktaya varmasına yol açabiliyor. Eğer sağlıklı bir şekilde tartışabilmeyi öğrenebilirsen, partnerine karşı duygularını ifade edebilme konusunda kendini daha rahat hissetmeye başlar ve farklı bakış açılarıyla düşünebilme özelliği de kazanırsın. Buna bağlı olarak da ilişkindeki pozitif tutum yükselir ve birbirinize daha da bağlı hale gelirsiniz.


Kişilikleriniz benziyorsa

Kişilikleriniz benziyorsa

Zıt kutupların birbirini çektiği söylenedurur. Ama aslında ne kadar ortak yönünüz varsa, çekimin de o denli kuvvetli olacağını söylemek daha doğru olacak. Wellesley College ve University of Kansas araştırmacılarına göre aslında bizler gerçekte kendimiz gibi düşünen kişiler arayışındayız. Bu sonuca ise çiftlerin (sadece aşktan bahsetmiyoruz; aynı zamanda arkadaşlar ve dostluklar da bulunuyor) toplumsal alandaki etkileşimlerini analiz ederek vardılar. Çiftlerden diğer şeylere dair tutumları, değerleri ve önyargıları sorulduğunda, uzun süredir ilişki içinde olan insanların, henüz birlikte olmaya başlayanlara kıyasla daha fazla ortak noktalarının olduğu ortaya çıktı. Eğer benzer kişiliğe sahipseniz, hayattaki bir çok meseleyle de mücadele etme şekliniz benzeşiyordur. Buna arkadaşlarla vakit geçirme tarzından, hayattaki değişimlere verdiğiniz tepkiler de dahil. Yani, eğer partnerin ve sen benzer değer ve ilgi alanlarına sahipseniz, aranızdaki uyum daha güçlü olacak ve birbirinize duyduğunuz saygı da bir o kadar yüksek olacaktır.


Sosyal medyayı kararında kullanıyorsunuz

Sosyal medyayı kararında kullanıyorsunuz

Instagram, Twitter ve Facebook’una bakmaya bayılıyorsun. Muhtemelen dünyada neler olup bittiğine de bu aracılar ile hakim olmaya çalışıyorsun. Fakat, sosyal medyada fazla vakit geçirmek ilişkinin yıpranmasına neden olabiliyor. Journal of Cyberpsychology Behavior and Social Networking‘de yayımlanan bir çalışmada, Facebook’u günde birden daha fazla defa kullanan kişilerin -ki çoğumuz böyleyiz- ilişkilerinde daha fazla tartışma yaşandığı, bu tartışmaların zamanla ayrılık, aldatma ya da boşanma gibi olumsuz noktalara varabildiği belirtiliyor. Sosyal medya kullanımının sınırlandırılması ve kontrol altına alınması ise ilişkide yapıcı bir rol oynayabiliyor.


Az ve öz mesajlaşıyorsunuz

Az ve öz mesajlaşıyorsunuz

Brigham Young University araştırmacılarının 22 yaş civarındaki 276 kadın ve erkek üzerinde gerçekleştirdiği çalışmada, mesajlaşmanın yoğun tutulduğu ilişkilerde her iki taraf için de tatminsizlik hissinin oluştuğu ortaya çıktı. Mesajlaşma yolu ile kendimizi tam olarak istediğimiz şekilde ifade etmemiz güç. Taraflardan birisi daha az interaktif olduğunda, karşı tarafın beklentileri de karşılanamayabiliyor. Bunun sonucunda da hayal kırıklığı ya da kopukluk hissi belirebiliyor. Benzer bir şekilde, daha fazla mesaj atan erkeklere sorulduğunda, ilişkilerinin kalitesinin daha az mesajlaşanlara kıyasla daha düşük olduğunu söylüyorlar. Kadınlarda ise durum tam tersi oluyor. İlişkilerinde daha fazla mesajlaşma eğiliminde olan kadınlar, ilişki kalitelerinin daha yüksek olduğunu belirtiyorlar. Araştırmacılara göre bunun nedeni, erkeklerin ilişkiden kopmaya başlamasıyla beraber yüz yüze görüşmek yerine mesajlaşmayı tercih etmeye başlamaları ve buna bağlı olarak da mesajlaşma miktarını artırmaları. Kadınlar ise, diğer taraftan, mobil cihazları ile işleri yürütme gayretindeler.


Birbirinizi takdir ediyorsunuz

Birbirinizi takdir ediyorsunuz

Bardağın dolu tarafını görmenin etkileri bununla da sınırlı değil. The Journal of Personality and Social Psychology‘de yayımlanan bir çalışmada, birbirlerinin başarılarını takdir eden çiftlerin tatminleri de daha fazla oluyor. Çalışmada, ayrılık sonrası insanlara bu konu sorulduğunda, başarılarına karşı tarafın verdiği tepkilerin sönük olduğunu söyledikleri belirtiliyor.


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Asla sevgili olunmaması gereken 6 erkek tipi