“Binnur Kaya'yı örnek alıyorum”

Uğur Yücel ve Binnur Kaya gibi güçlü isimlerin rol aldığı 'Aramızda Kalsın' dizisi genç kadrosu ile de ilgi çekiyor. Dizide 'Ceylan'ı canlandıran Ecem Çalık da bu isimlerden biri

A A
“Binnur Kaya'yı örnek alıyorum”

Duru güzelliği ve performansı ile beğeni toplayan Ecem, aslında ödüllü bir oyuncu. Geçen sene, 23 yaşındayken yer aldığı ilk filmi ‘Mevsim Çiçek Açtı’daki rolüyle Belçika’da ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü aldı. Ecem Çalık ile İzmir’den İstanbul’a gelişini, dizi setini ve kariyer planlarını konuştuk

RÖPORTAJ: Pınar YILDIZ YÜKSEL

Nasıl gidiyor ‘Aramızda Kalsın’ın çekimleri?

Çok güzel vakit geçiriyoruz. Herkes samimi. Huzurluyuz. Kimse birbirine karışmıyor. Dedikodu da yok.

Binnur Kaya, yani ‘Hüsne’ göründüğü gibi eğlenceli mi sette de?

Her gün Binnur ‘acaba bugün ne yapacak’ diye gidiyoruz sete. Senaryo dışında doğaçlama da yapıyor. Onun yaratıcılığı setin en büyük eğlencesi. İnanılmaz bir mizah zekâsı var.

Örnek alıyor musun?

Almamak mümkün mü? Onun gibi bakmaya çalışıyorum. Oyunculuk üzerine konuşuyoruz. O kadar mantıklı bir kadın ki başka pencereler açıyor insana. Onunla birlikte kendimi yeniden keşfediyorum. 

Uğur Yücel ile çalışmak nasıl peki?

Muazzam bir oyuncu ve müthiş bir insan. Çok güzel bir kalbi var. Oyunculuk yapan çoğu kişinin hayalidir Uğur Yücel ile çalışmak. Öğrenci gibi, ‘ne öğrenebilirim’ diye gidiyorum yanına.

Canlandırdığın Ceylan karakteri, sana benziyor mu?

Ben onun kadar narin değilimdir. O daha hassas, düşünceli, karamsar. Ama ben de onun gibi aileme sahip çıkarım, babamı ezdirmem.

Dizide Ceylan, nişanlısının ailesinin kendi ailesini ezdiğini görünce nişandan kaçıyor. Kaçar mıydın sen de?

Evet. Ceylan çok bile sabretti (gülüyor).

“İstanbul, karınca yuvası gibi”

Nasıl geldin İstanbul’a Ecem?

İzmir-Karşıyakalıyım. Üniversiteyi Kıbrıs’ta okudum. Ama yapmak istediğim şey oyunculuktu. Mutlu olmadığımı fark edince bir karar alıp İstanbul’a geldim. Burada Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne başladım. Ardından iş görüşmelerine gittim ve önüme güzel fırsatlar çıktı.

Bir Karşıyakalı ’ya sorulmaz ama İstanbul mu İzmir mi?

Orada artık arkadaşlarım yok. Sadece ailem için gidiyorum. Buradayken orayı, oradayken de İstanbul’u özlüyorum.

İstanbul sana ne hissettirdi?

Karınca yuvası gibiydi ama hiç korkmadım. Çünkü ailem her zaman destekçimdi.

23 yaşında en iyi kadın oyuncu seçildi

Aynı zamanda ‘Mevsim Çiçek Açtı’ filminde başrol oynadın ve Belçika’da en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandın, değil mi?

İş görüşmelerine gidip gelirken babamın arkadaşı Yavuz Abi (Yavuz Bingöl) ile karşılaştım. Onun bir arkadaşı film çekiyordu. Deneme çekimine girdim, beni seçtiler. Almanya’da çekildi film. Ne hissettin ödülü aldığında? 23 yaşındasın, ilk kez film çekip başrolde oynuyorsun... Üstüne bir de sana ödül veriyorlar... Çok şaşırdım, gururlandım. 

Bu bir şans mıydı?

Şans değil, hedefimdi. Bu ödül bana şevk verdi. “Evet, bu işi yapabilirsin” demekti o ödül. 

Ailen işinde sana destek veriyor mu?

Evet. Özellikle de babam. Yol gösteriyor bana.

“Yavuz Bingöl benim abim”

Bir ara Yavuz Bingöl ile fotoğraflarınız çıkmış, aşk iddiaları atılmıştı ortaya. Nedir bu işin doğrusu?

Dedim ya, babamın çok yakın bir arkadaşı. 30 yıl kadar görüşmemişler. Şirkete görüşmeye gittiğimde tesadüf, o da oradaydı. Halam ona ulaşınca tanıştık ve babamla tekrar görüşmeye başladılar. Çok babacan bir insandır. Bana abilik yaptı. Hatta kızının evini verdi, bir süre orada kaldım. O benim Yavuz abim.

Güzel bir kızsın. Bu avantaj mı dezavantaj mı oluyor senin için?

Görünüşümle alakalı hiçbir derdim yok. Belki güzelliğim bir şeylere vesile oluyordur ama benim tek derdim, bu alanda kendimi iyi bir yerde görmek.

Aşk var mı aşk?

Yok.

Nasıl bir erkek seni cezbeder?

Öyle tariflerim yok. Aşk bence, gördüğün anda “İşte bu” deyip, kendini sevgili olarak bulup, o farklı enerjiye girdiğin noktadır.

Genç oyuncuların çoğunlukta olduğu bir settesin. Sette aşk olur mu senin için?

Sette aşka karşı değilim. Vaktimin çoğunu orada geçiriyorum. Doğru insanı orada görüyorsam neden olmasın.

“Kalıplaşmak istemiyorum”

Başrol takıntın var mı?

Hayır. Sadece kalıplaşmak istemem. Hep drama ya da komedi oynamak değil de farklı rollerde oynamayı tercih ederim.

‘Muhteşem Yüzyıl’da Esmahan Sultan’ı canlandırdın. Nasıl bir deneyimdi?

Müthişti. Türkiye’nin en donanımlı, en çok izlenen dizisinde rol alıyordum. Pek çok başarılı isimle iç içe olmak güzel bir tecrübeydi. O setteki en büyük kazancım, Pelin Karahan oldu. Onun dostluğu çok değerli benim için.

Sesin güzel diye duydum. Var mı eğitimin?

Sadece konservatuar sınavına girerken kısa bir eğitim aldım. Biraz da genlerde var. Babamın sesi de güzeldir. Kendi kendime söylerim, profesyonel değilim.

“Bu camiada arkadaş olmak zor” derler. Katılıyor musun buna? Nasıl seçiyorsun arkadaşlarını?

Çok seçiciyim. Aşkta da arkadaşlıkta da hep mantığım ön plandadır. İstanbul’a gelirken “Aman dikkat et, kimseye güvenme” diye tembihte bulundular. İster istemez ölçüp tartmaya başladım. Çünkü sadece kendine emanetsin burada.

“Hırslıyım”

Hırslı mısın?

Hırslıyım ama kimseye zarar vermeden, önüne geçmeden, engellemeden... Bu özelliğimi seviyorum.

Kendini nerede görmek istiyorsun?

Memnun olacağım ve memnun edeceğim bir yerde.

Seni ne memnun eder?

İşimde iyi, başarılı olmak.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Yeni yıla hazır!