Bir Ara Güler geçti buradan... Ölümünün 1. yılında Ara Güler

O bir İstanbul aşığıydı... Çektiği sayısız İstanbul fotoğrafı ile bizi geçmişe götüren, Türk fotoğrafçılığının ve foto muhabirliğinin öncüsü Ara Güler, dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısı arasında gösteriliyordu. Picasso'dan Salvador Dali'ye, Churcill'den Yaşar Kemal'e kadar pek çok ünlü ismi kadrajına alan usta sanatçıyı, ölümünün 1. yılında saygıyla anıyoruz. Gelin şimdi Ara Güler'in karelerinden, Ara Güler'i tanıyalım...

17 Ekim 2019, Perşembe 13:42 Son Güncelleme:
A A
Bir Ara Güler geçti buradan... Ölümünün 1. yılında Ara Güler

Posta.com.tr

Türk fotoğrafçı denilince akla gelen ilk isim Ara Güler.

Dobra tavırlarıyla her zaman halkın gönlünde ayrı bir yeri oldu Ara Güler'in.

İstanbul, Ara Güler'in kadrajında daha bir güzel çıktı siyah beyaz olmasına rağmen.




Çektiği fotoğraflarla Türk tarihine ayrı bir ışık tutan Ara Güler, geçtiğimiz yıl 90 yaşında hayatını kaybetti.

Dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısından biri olarak anılan ve ölümü ile sevenlerini büyük bir hüzne boğan Güler, birinci ölüm yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor.


Oyun yazarlığından gazeteciliğe

İstanbul’da 16 Ağustos 1928’de doğan, lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalışırken yönetmen ve oyun yazarı olma hayaliyle Muhsin Ertuğrul’un tiyatro kurslarına devam eden Ara Güler, 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe başladı.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olan Güler, 1958’de Time-Life, Paris-Match ve Der Stern dergilerinin yakın doğu foto muhabirliği görevlerini üstlendi.



Hayat dergisinde fotoğraf bölüm şefi olarak çalışmaya başlayan Güler, 1953’de Henri Cartier Bresson ile tanışarak, Paris Magnum Ajansı’na katıldı.


Ara Güler'e özel sayı

Ara Güler’i, İngiltere’de yayımlanan "Photography Annual Antalojisi" dünyanın en iyi 7 fotoğrafçısından biri olarak tanımladı.

Aynı yıl Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği’ne tek Türk üye olarak kabul edilen Güler, 1962’de Almanya’da çok az fotoğrafçıya verilen "Master of Leica" unvanını kazandı ve İsviçre’de çıkan Kamera dergisinde kendisine özel bir sayı ayırdı.



Salvador Dali'yle bir araya geldi

Ara Güler, Salvador Dali ile yaptığı röportajı şöyle anlatıyor;

Dali’nin kaldığı otele gidip asistanına, Time dergisi muhabiri olduğumu, Salvador Dali’nin fotoğrafını çekmek istediğimi söyledim. Asistan şu sözleri söylemişti.

‘101 numaralı odada kalıyor şansını dene.’

Yukarı çıkıp 101 numaralı odanın kapısına geldik. Kapıyı açtık ve ardından önümde bir kapı daha belirdi. Bu kapıyı da açtıktan sonra Dali ayakta ve bastonuna yaslanmış duruyordu. Her an kılıcını çekip saldıracak gibi bakıyordu. Dali bir süre beni süzdükten sonra, bir anda büyük bir adım atarak burnumun dibine gelmişti Dali ve ben burun burunaydık.



‘Neden fotoğrafımı çekmek istiyorsun’ diye sordu Dali.

‘Sen Salvador Dali’sin. Yeteri kadar meşhursun. İşte bu yüzden’ dedim. Dali ise ‘Benim bir dakikam 25 bin dolar eder’ dedi. ben de şunları söyledim:

‘Ben bir dakikada fotoğraf çekemem ki, yanımda o kadar nakit yok’ diyince Dali, beni kolumdan tutup dışarı attı. İlk karşılaşmamız bu oldu.

Ertesi gün gittim ve fotoğrafı çekeceğimi düşündüm. Tam fotoğrafı çekecekken içeri üç gazeteci daha girdi. Dali’ye bunlar burada dururken fotoğraf çekemem dedim.

‘Ya onlar ya ben’ deyince Dali, ‘ben onları gönderirim’ dedi. Üç gazeteciyi karşısına alıp katranın(zift) formülünü sormuştu.

Gazeteciler ise bu soruyu bilememişti.

Bunun üzerine Dali uzun bir formül söyledikten sonra, ‘bu bastonu katrana ben batırırsam 25 bin dolar eder.

Sen katrana batırırsan deli derler.’

Benim hakkımda bunları yazabilirsiniz dedikten sonra üç gazeteciyi odadan dışarı çıkarmıştır.

Bütün gazeteciler odadan çıktıktan sonra rahat bir şekilde Dali’nin fotoğraflarını çekmiştim.


Picasso ile röportaj yaptı

1971’de Lord Kinross’un "Hagia-Sophia" (Ayasofya) kitabının fotoğraflarını çeken Güler, yine Skira yayınevince Picasso’nun 90. yaş günü için yayımlanan "Picasso Metamorphose et unite" adlı kitap için Picasso’nun foto-röportajını yaptı.


Paris Ulusal Kitaplık’ta 1972’de sergisi açılan Güler, 1975’te ABD’ye davet edildi ve birçok ünlü Amerikalının fotoğraflarını çektikten sonra "Yaratıcı Amerikalılar" adlı sergisini dünyanın birçok kentinde sergiledi.

Yine aynı yıl Yavuz zırhlısının sökülmesini konu alan "Kahramanın Sonu" adlı bir belgesel film çeken Güler, 1979’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin "Foto Muhabirliği" dalındaki birincilik ödülünü kazandı.

Fotoğraflarının bir kısmı 1980’de Karacan Yayıncılığın "Fotoğraflar" adlı kitabında basılan Güler, 1986’da Hürriyet Vakfı’nca basılan Prof. Abdullah Kuran’ın yazdığı "Mimar Sinan" kitabını fotoğrafladı.

Aynı kitap 1987’de "Institute of Turkish Studies" tarafından İngilizce olarak yayımlandı. 1989’da "Ara Güler’in Sinemacıları" kitabı basıldı.


Winston Churchill


2 milyonu aşkın fotoğraf

Arşivinde 2 milyonu aşkın fotoğraf bulunan Ara Güler’in ödülleri arasında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü de yer alıyor.



Bir röportajında kendisini "Her zaman foto muhabiri ile fotoğrafçı birbirine karıştırılır. Biz, fotoğrafçı değiliz, foto muhabiriyiz." şeklinde tanımlayan Ara Güler, tedavi gördüğü hastanede 90 yaşında hayata veda etti.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Yamula Barajı'nda su çekilince insan kafatası ve kemikleri ortaya çıktı