Biyomimikri (Biyotaklit) nedir? İşte inanılmaz örnekler…

Endüstri ürünleri tasarımında doğadan esinlenme, doğanın tekniğini ve dehasını kullanma anlamına gelen biyomimetik (biyotaklit) tasarım günümüz teknolojisinin esin kaynağının temelini oluşturuyor. Peki, Biyomimetik, biyomimikri ya da biyotaklit nedir? İşte doğanın teknikle inanılmaz birleşimi…

04 Nisan 2019, Perşembe 17:49
A A
Biyomimikri (Biyotaklit) nedir? İşte inanılmaz örnekler…

Tasarımda doğadan esinlenme yöntemi olarak bilinen biyomimetik, biyomimikri ya da Türkçe anlamıyla biyotaklit günümüzde kullanılan birçok ürünün temelini oluşturuyor. Peki, biyotaklit nedir? İşte doğanın bilime verdiği ipuçları…

Biyomimetik insanların karmaşık problemlerini çözmek için model, sistem ve doğa unsurlarının taklididir.

Leonardo da Vinci doğa gözlemlerini eserinde kullanmış, kuşların uçuşları gözlemleyerek uçan birçok alet tasarlamıştır. Kristal Saray 1851 yılında ilk dünya fuarı için Londra’da inşa edilmiş, cam ve demirin bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur. Joseph Paxton mimar, nilüfer bitkisinin yapraklarının yapısının gözlemleyerek Kristal Palace’ı tasarlamıştır.

Biyomimetik tasarımın mimarideki ilk örneklerinden Eyfel kulesi uyluk kemiğinden esinlenerek tasarlanmıştır. Bir anatomi profesörü olan Hermann Von Mayer uyluk kemiğinin yapısını gözlemlemiş, İsveç‟li mühendis Karl Culmann da bu yapının üzerinde oluşan basıncın etkisine odanlanmıştır. Fransız mühendisler Gustaff Eiffel bu prensipleri yapıya uygulayarak 1889 yılında bugün Paris‟te bulunan Eyfel Kulesi‟ni inşa etmiştir.

Biyomimetik terimi 1969 yılında Otto H. Schmitt tarafınan ortaya konmuştur. Otto Herbert Schmitt, biyofizik alanındaki bilimsel katkıları ve biyomedikal mühendisliği alanını oluşturmasıyla tanınan Amerikalı bir mucit, mühendis ve biyofizikçiydi.

Shinkansen 500 trenlerinin başmühendisi Eiji Nakatsu’nun kendine “doğada iki farklı ortam arasında çok hızlı ve düzgün bir biçimde hareket edebilen ne var?” sorusunu sormasıyla başladı. Aynı zamanda bir kuş gözlemcisi olan Nakatsu’nun, çözümü yalıçapkını kuşunda buldu. Yalıçapkını, avına yaklaşırken baş aşağı çok yüksek hızlara ulaşabiliyor ve bunu avına fark ettirmeden yapabiliyor. Uzun ve dar gagasının da verdiği avantaj, kuş gözlemcisi Japon mühendislerin elinde biyo-taklitin en önemli örneklerinden birisi haline geldi ve yeni nesil Shinkansen mermi-trenler üretildi. Yeniden tasarlanan burun, trenlerin tünellerdeki ses sorununu ve  rüzgârdan kaynaklanan sürtünmeyi azaltarak enerji kullanımını düşürdü.

Bilim insanları LED’in keşfi sırasında ateş böceğinin epiderminde yer alan aydınlatıcıları örnek aldılar.

İşveçli mühendis Georges de Mestral (1907- 1990), 1948 tarihinde Jura Dağı‟nda av köpeğiyle yürürken, pıtrak olarak bildiğimiz diken otu meyvelerinin av pantolonunun yününe ve köpeğinin tüylerine takıldığını farketmiştir. Büyüteçle bakıldığında pıtrak otu meyvelerinde yüzlerce küçük kanca görülür. Mestral genellikle küçük esnek naylon kancalardan yapılmış velcro bağını icat etti bu tasarım fikri biyomimetik tasarımın en en çok bilinen ve en iyi örneklerindendir. Velcro günümüzde tekstilde, endüstriyel tasarımda ve birçok alanda sıklıkla kullanılmaktadır. 

Karıncaya benzeyen termitler boylarına oranla yeryüzündeki en yüksek yapıları inşa eden nitelikli inşaatçılardır. Termit evleri mimaride ısı yalıtımı fikrinin temelini oluşturur. 

Sıradaki haber yükleniyor...