Bora Kozanoğlu: Hiçbir kızı tavlayamazdım

Geçen hafta Çeşme Alaçatı’da gerçekleşen IFCA JYM European Championships 2019’da (IFCA 2019 Avrupa Şampiyonası) master kategorisinde şampiyon, milli sörfçümüz Bora Kozanoğlu oldu. Yıllardır Türkiye’yi dünyada başarıyla temsil eden ‘Rüzgarın Oğlu’ Bora Kozanoğlu’yla hem spor hayatını hem de özel hayatını konuştuk

14 Eylül 2019, Cumartesi 08:01
A A
Bora Kozanoğlu: Hiçbir kızı tavlayamazdım

Öncelikle tebrikler. Şampiyon sörfçü sörfe nasıl ve ne zaman başladı?

Yıllar yıllar önce babamla Çeşme’de dolaşıyorduk. Sahilde pembe yelkenli bir sörf tahtası gördüm. O kadar güzel görünüyordu ki beni kendine çekti. Atladım denize ve sörf tahtasının üzerine çıktım. İşte o an hikaye başladı.

Alman bir hoca “Senden sörfçü olmaz” dedi. Ben de içimden “Gör bak benden nasıl sörfçü oluyor” dedim. Sörf tahtasına çıkıp, yelkeni kaldırıp ilerlemeye başladığımda rüzgarın gücünü kollarımda hissettim. Hızlandım, hızlandım... Bir daha da o tahtadan hiç inmedim. Aşık oldum ve sörfe yatıp sörfe kalkmaya başladım.

Sörf havalı bir spor. Buna biraz da kız tavlamak için başlamış olabilir misin?

Çok çelimsiz bir çocuktum. 50 metre ileriden kemiklerimi sayabilirdiniz. O halimle Süpermen olsam bile hiçbir kızı tavlayamazdım. İçgüdüsel olarak kendimi ve vücudumu geliştirerek, başarılı bir sporcu olarak dikkat çeken biri olmak istemiş olabilirim.

SON 20 YILIN TÜRKİYE ŞAMPİYONUYUM

Geçen hafta Çeşme Alaçatı’da gerçekleşen, IFCA JYM European Championships yarışmasında 100 yarışmacı arasından 1. oldun...

Öncelikle meslektaşım milli sörfçü Çağla Kubat ve eşi Jimmy Diaz’a böyle uluslararası bir şampiyonayı ülkemize getirip organize ettikleri için çok teşekkür ederim. Ülkemizin ve Alaçatı’nın tüm dünyaya müthiş reklamı oldu. Ben de kendi kategorimde 2019 erkekler dünya 2.’si Andrea Rosati ve birkaç dünya kupası kazanmış Andrea Cucchi gibi en iyileri geride bırakıp Avrupa Şampiyonu oldum.

Hem Türkiye’de hem de dünyada büyük başarılara imza attın. Kaç kupan var?

200’e yakın kupam var. Slalom Windsurf’de son 20 yılın Türkiye şampiyonuyum. Üç dünya 2.’liğim ve bir Avrupa 3.’lüğüm var. Bir de geçen hafta kazandığım Avrupa 1.’liğim var.

Sörfün zor bir spor olduğu söylenir. Doğru mu?

Hobi amaçlı yapmak için zor bir spor değil. Fakat profesyonel olarak yarışçılık anlamında dünyanın en zor sporu. Alaçatı’ya gidersin deniz dalgasızdır, İspanya’ya gidersin deniz dalgalıdır, Belçika’ya gidersin akıntılıdır... Rüzgar hep değişir. Farklı yelken ve sörf tahtaları kullanman gerekir. Her yarışa dört büyük çanta ile gidiyorum. Genelde yarışırken değil de, onları taşırken sakatlanıyorum.

Hayatın denizde geçiyor ama yüzmeyi sevmiyormuşsun.

Evet, yüzmektense denizi ayaklarımın altında hissetmeyi daha çok seviyorum. Bazen rüzgarsız günlerde hava çok sıcaksa serinlemek için dalıp çıkarım. Benim yüzmem bu kadar.

DENİZDE HIZLIYIM AMA KARADA YAVAŞ VE SAKİNİM

Karadaki Bora ile denizde sörfün üzerindeki Bora arasında bir fark var mı?

Denizde hızlıyım ama karada yavaş ve sakinim. Bu benim yaşam tarzım.

Sert görünümlü bir mizacın var. Sert biri misin?

Görüntüm yanıltmasın. O görüntünün altında son derece sakin, sevecen ve duygusal bir insan yatıyor.

Rüzgar ve deniz sana neler hissettiriyor?

Benim için özgürlük, deniz ve rüzgardır. Bunu hissettiğin zaman bir daha bundan vazgeçemezsin. Bu aşktan da öte bir şey.

Ritüellerin veya bir uğurun var mı?

Başarımdaki istikrarı inançlı biri olmama borçluyum. 11 yaşındayken sörfe başladım. Uğurlu sayım da 11, yelken numaram da TUR 11.

BENİM EN BÜYÜK SPONSORUM, YARATICIM OLAN ALLAH’TIR

İnançlı birisin, biliyorum. Bu süreç nasıl başladı?

Tabii ki sörfe. Doğaya olan hayranlığım beni Allah’a yöneltti. Bugün yaptığım sörf en son sörf günüm olabilir. O yüzden anın tadını çıkarıp hep en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bana “Sponsorun var mı?” diye soruyorlar. Tabii ki şu ana kadar birçok sponsorum oldu ama benim en büyük sponsorum yaratıcım olan Allah’tır.

Yarışma sırasında en büyük korkun nedir?

Yelkenimin direğinin kırılması.

Sörf rahat bir yaşam süreceğin kadar para kazandırıyor mu?

Sörfçünün parayla pulla pek fazla işi olmaz. Tek derdi rüzgarın çıkması ve bir an önce sörf tahtasının üstüne çıkabilmesidir. Bu sporun daha popüler olduğu ülkelerde kazanılan paraları kazanmıyorum ama sörf okulum var.

Alaçatı’da butik otellerin de var, değil mi?

Geçmişte sponsorlarımdan aldığım paralarla Alaçatı’dan arsalar aldım. Yedi sene içinde üç otel inşa ettim. İnşaat mühendisliği okumamın faydasını burada gördüm.

Lakabın var mı?

Hayatım denizle ve rüzgarla boğuşarak geçtiği için arkadaşlarım bana ‘Rüzgarın Oğlu’ der. Sörfçü olmak kaderimde varmış ki adımı Bora koymuşlar. Bora, denizdeki fırtına demek.

DÜNYA TATLISI BİR SEVGİLİM VAR

Aşk var mı aşk?

Dünya tatlısı bir sevgilim var. Adı Simay Arpacı. Danimarka’da yaşıyor. Geçen kış nişanlandık. Bu yıl endüstri mühendisliği eğitimini bitirdi. Harika bir ilişkimiz var.

İki ayrı ülkede yaşamak zor değil mi?

Zor ama üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Bazen ben oraya, bazen o buraya geliyor. Arayı çok açmamaya çalışıyoruz.

Nişanlınla nasıl tanıştınız?

Sörf okuluma ders almak için gelmişti. Enerjimiz tuttu. Önce arkadaş, sonra sevgili ve ardından da nişanlı olduk.

Yakışıklı ve havalı bir sporcusun. Tanışmak için ders alma bahanesiyle okuluna gelen güzel kızlar oluyor mu?

Elbette oluyor ama ben orada iş yaptığım için misafirlerime, müşterilerime o gözle bakmıyorum. Onlara sörf öğretmek için çabalıyorum. Genellikle nişanlım yanımda olduğu için onun bakışlarından sahipli olduğumu anlayıp gidiyorlar.

Ne tip kadınlardan hoşlanırsın?

Tabii ki spor yapan ve sportmen kadınlardan... Tip olarak merak eden varsa lütfen Simay’ın fotoğrafına baksın.

ARADIĞIM AŞKI BULDUM

Eski sevgilin Eda Taşpınar da okuluna sörf öğrenmeye gelmişti ve sevgili olmuştunuz.

Bu haberi de ilk ben yazmıştım. Ufukta başka sevgililer de olur mu acaba? Kesinlikle olmaz. O günler çok geride kaldı. Daha da olgunlaştım. Dünyanın en güzel kadını gelsin, gözüm Simay’dan başkasını görmez. O benim her şeyim. Aradığım kadını, aşkı, sevgiyi buldum ben.

Şahika Tekand halanmış. Ondan oyunculuk dersleri aldığını duydum...

Bana Bora ismini koyan kişi de odur. Hayatla ilgili en önemli şeyleri ondan öğrendim; ayrı şehirlerde yaşayıp fazla görüşemememize rağmen. Hayalim halamla bir sinema filmi çekmek.

BEKİR SAÇAR

bekir.sacar@posta.com.tr


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...