Brad Pitt'inki gibi bir kariyerim olmasını istiyorum

Brad Pitt'inki gibi bir kariyerim olmasını istiyorum

Yönetmen Sinan Çetin ve yogi Rebekka Hass’ın oğlu Rafael Cemo Çetin, genç jenerasyonun beğenilen isimlerinden biri. Çocuk yaşta oyunculuğa başladıktan sonra sonra yapımcılığı ve yönetmenliği de deneyen Rafael, ayrıca bir mücevher tasarımcısı. Kendi markası Rafael Indiana ile erkekler için değerli madenlerden yüzük, kolye ve çeşitli aksesuarlar tasarlıyor. Rafael Cemo ile hayatına dair merak edilenleri konuştuk. Bekir Saçar / bekir.sacar@posta.com.tr

01 Ağustos 2021, Pazar 07:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sinema dünyasına ‘Romantik’ ve ‘Çanakkale Çocukları’ filmleriyle giriş yaptın. Şimdi de hem yönetmenlik hem de oyunculuk yapıyorsun. İkisi bir arada devam edecek mi?

Türkiye’deki sinema sektörünü pek beğenmiyorum. Sektör de beni pek uygun görmüyor. Kamera önünden kamera arkasına geçtim. Moda ve reklam filmleri çekiyorum. 

New York'ta yönetmenlik ve oyunculuk eğitimi aldın. Bu mesleği seçmende babanın bir yönlendirmesi oldu mu?

Çocukluğumdan beri setlerin içinde büyüdüm. Elimde kamerayla dolaşır çekimler yapardım. Üç yaşındayken bu işi yapmaya karar verdim. Mesleğimi çok seviyorum, sonuna kadar götürmeye kararlıyım. Babamın baskısı ya da yönlendirmesi olmadı ama bana çok şey öğretti. Henüz yolun başındayım. Öğrenecek daha çok şey var.

İÇİNE KAPANIK VE UTANGAÇ BİRİYİM

Bir ara modellik de yaptın. Bu mesleklerden hangisine daha yakın hissediyorsun?

Oyunculuktan çok keyif alıyorum. Terapi gibi. Gerçekte dışarı çıkaramadığım duyguları oyunculukla ortaya çıkarıyorum. Biraz içine kapanık ve utangaç biriyim. Kamera karşısında duygularımla coşabiliyorum. Yurt dışında olsa enerjimi tamamen oyunculuğa verirdim. Yönetmenlik çok keyif aldığım ve kendime çok yakıştırdığım bir iş. Asıl kabiliyetim bu olsa gerek. 

Fit bir vücuda sahipsin. Kendine nasıl bakıyorsun?

Her gün mutlaka sporla ilgili bir aktivite yapıyorum. Kaykay, kas antrenmanları, yüzmek ve koşu gibi… Kafama göre yiyorum ama sağlıklı besinler tüketiyorum. Atletik vücut yapısı, aile genlerimde var. Aklı dinç tutmak da çok önemli. Ailemle vakit geçiriyorum. Her sabah kendi tarzımda yoga ve meditasyon yapıyorum. 

KAYKAY FUTBOL AŞKIMI BENDEN ÇALDI

Sporun hangi dallarına ilgi duyuyorsun?

Çocuk yaşlarda futbol oynadım ve takım kaptanıydım. Farklı şehirlerdeki turnuvalara giderdik. Kaykay, futbol aşkımı benden çaldı. Kaykay, benim özgürlüğüm. Problemlerimi unutturuyor. Adeta uçuyorum. Tekrar tekrar aynı hareketleri düşe kalka yapmak gerçek bir hayat dersi. Beni zorluklara karşı daha dinç, inançlı ve iradeli yapıyor.

GÖRECEKSİNİZ, TASARIMLARIM BİR DÜNYA MARKASI OLACAK

‘Rafael Indiana’ adı altında takı tasarımları yapmaya başladın. Bu geçici bir heves mi yoksa bu işe devam edecek misin?

Bu işi çok seviyorum ve kesinlikle bu gelip geçici bir heves değil. Göreceksiniz tasarımlarım bir dünya markası olacak.

ŞİMDİKİ ERKEKLER TAKILARI FEMİNEN BULUYOR AMA KRALLAR YÜZÜK VE KOLYE TAKARDI

Takı tasarımı yapmak nereden aklına geldi?

Bir gün Kapalı Çarşı’yı gezdim ve adeta büyülendim. O tarihsel dünyaya sık sık gidip her yerini gezmeye başladım. Değerli taşlarla kendime yüzük, kolye gibi şeyler yapmaya başlamıştım. Görenler çok beğenip “Nereden aldın?” diye sormaya başlayınca markamı yaratmaya karar verdim. Erkekler için pek takı ve aksesuar markası yok. Ben de onu yaratmaya çalışıyorum. Şimdiki erkekler takıları feminen buluyor ama asırlar önce bile imparatorlar, kontlar, krallar ve soylular yüzükler, kolyeler takıyorlardı. Ben bu algıyı kırmaya çalışıyorum.

SON ZAMANLARDA KENDİMİ DAHA ÇOK TÜRK GİBİ HİSSETMEYE BAŞLADIM

Berlin’de doğdun, uzun zaman Amerika’da yaşadın. Kendini daha çok hangi ülkeye ve kültürüne yakın hissediyorsun?

Annem Rebekka Hass Alman, babam Sinan Çetin Türk ben de melezim. Bir tarafım Amerikalı, bir tarafım Alman ve bir tarafım da Türk. Ama son zamanlarda kendimi daha çok Türk gibi hissetmeye başladığımı fark ettim. Gerçek kimliğimi ve mesleğimi Kapalı Çarşı sayesinde keşfettim. 

Türkiye’de yaşamaya başladıktan sonra ülkeye kolay uyum sağlayabildin mi?

Gerçekten çok zorlandım. En çok da dil konusunda. Çünkü hep yabancı okullarda okudum, Türkçe eğitim hiç almadım. Şimdi Türkçe konuşabiliyorum ama biraz aksan sorunum var.

Bir kız (Tess Sahara Çetin) bir erkek (Orfeo Çetin) kardeşin bir de ağabeyin (Rüzgar Çetin) var. Onlarla ilişkilerin nasıl?

Hepsiyle harika bir ilişkim var. Onlar hem arkadaşım hem de kardeşim.

‘İLAYDA’YLA EVLİLİĞİ DÜŞÜNMÜYORUM’ DERSEM YALAN OLUR

Beş senedir İlayda Eltemur ile flört ediyorsun. Planların arasında evlilik var mı?

 Evet İlayda ile harika bir ilişkimiz var. “İlayda’yla evliliği düşünmüyorum” dersem yalan olur ama henüz net bir karar yok.

TÜRKİYE SİNEMASI VE DİZİLERİ PEK İLGİMİ ÇEKMİYOR

Türkiye sinemasını ve dizilerini izliyor musun?

Her şeye bir göz atıyorum. Ama Türkiye sineması ve dizileri pek ilgimi çekmiyor.

Dünyada ve Türkiye’de en beğendiğin yönetmenler ve senaristler kimler?

Mike Nichols, Roman Polanski, Milos Forman, Alejandro İnaritu, David Fincher, Stanley Kubrick ve Martin Scorsese başta olmak üzere daha çok isim sayabilirim. Ali Atay’ın ‘Limonta’ filmini çok beğendim. 

En beğendiğin oyuncular kimler?

Kıvanç Tatlıtuğ ve Haluk Bilginer’i beğeniyorum. Marlon Brando, Bruno Ganz, Michael Douglas, Bobby Canavale, Vinnie Jones, Daniel Day Lewis, Steve Martin, Michelle Pfeifer, Al Pacino, Jude Law, Cate Blanchet, Robin Williams, Nathalie Portman, Dustin Hoffman… Ama Brad Pitt’inki gibi bir kariyerim olmasını istiyorum.

UCUZ VE SIRADAN INFLUENCER’LARI BEĞENMİYORUM

TİKTOK JENERASYONUNDAN HİÇ HOŞLANMIYORUM

Sosyal medya çılgınlığının neresindesin?

Kullanıyorum, hem de en iyi şekilde. Ama ucuz, sıradan influencer’ları beğenmiyorum. TikTok jenerasyonundan hiç hoşlanmıyorum. Benim sayfama dikkat ederseniz herkesinkinden farklı olduğunu göreceksiniz.

TAKİPÇİLERİM BENİ TANIR VE SAYGIYLA ÖVER

Eleştiriye ne kadar açıksın?

İnsanlar ne isterse düşünsün. Beni iyi tanıyanlar nasıl bir insan olduğumu biriler. Genelde takipçilerim beni iyi tanır ve saygıyla över. Çünkü samimi ve olduğum gibi biriyim. 

BİRAZ DAHA NEŞELİ VE KOMİK OLSAM DAHA İYİ OLURDU

Kendinde en çok neyi seviyor neyi sevmiyorsun?

Vizyonumun geniş olduğunu düşünüyorum. Sanatsal tarafımı çok seviyorum. Soğuk biri gibi görünüyorum ama gerçekten hiç öyle biri değilim. Biraz daha neşeli ve komik olsam daha iyi olurdu.

Pişmanlıkların var mı?

Eskiden psikolojim çok farklıydı. 29 yaşıma giriyorum ve hayatımda her şey daha yeni yeni oturmaya başlıyor. Takı markam, modellik, oyunculuk, yönetmenlik… Her şey süper gidiyor ama Amerika’da yaşarken keşke daha hırslı olsaydım.

HAYALİM HOLLYWOOD’DA İYİ BİR FİLM ÇEKMEK VE OYNAMAK 

En çok neyin hayalini kurarsın?

Hollywood’da gerçekten iyi bir film çekmek ve oynamak hayallerimin başında gelen ilk şey.

Türkiye’nin en çok neyini seviyorsun?

İnsanların içten olmasını, yemeklerini, Boğaz’ını, Ege Denizi’ni ve tabii ki Kapalı Çarşı’sını çok seviyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Yazın en havalı kadınları