Bu hastalık uyutmuyor: Diyafram yükseliğine dikkat!

Nadir görülen bir rahatsızlık olan diyafram yüksekliğinin en belirgin özelliği nefes darlığı. Çoğu zaman tesadüfen tanısı konulan hastalıkta nefes darlığı şikayeti başka bir rahatsızlıktan kaynaklanmıyor ise mutlaka diyafram yüksekliğine bakılması büyük önem taşıyor

19 Temmuz 2018, Perşembe 17:35 Son Güncelleme: 19 Temmuz 2018, Perşembe 17:41
A A

Çoğunlukla kalp yetmezliği ile karıştırılan bu hastalarda, bu belirtilerin bir bölümünün diyafram yüksekliği adı verilen ve nadir görülen bir hastalık sonucu ortaya çıktığını söyleyen Şişli Kolan Hastanesi'nden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç.Dr. Özkan Demirhan “Hastalar zaman içinde eğilemezler ve kalp yetmezliğinde olduğu gibi yatarak uyuyamaz hâle gelirler. Tedavisi ameliyattır. Cerrahi operasyon sonrasında rahat nefes alıp vermeye başlarlar” dedi.

ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Daha çok yetişkinlerde ve erkeklerde rastlanan diyafram yüksekliğinin sebebinin tam olarak bilinmediğini belirten Doç.Dr. Özkan Demirhan “Diyafram, en önemli solunum kaslarımızdan biridir. Göğüs boşluğunu, karın boşluğundan ayıran yassı bir kas yapısıdır. Doğuştan ya da daha sonra gelişen kas hasarı sonrasında diyafram kasının tümü veya bir kısmı, kalıcı olarak yükselir. Diyafram yüksekliği ya da diyafram felci olan hastalarda diyaframın hareketsizliği sebebiyle nefes darlığı, başlıca belirti olarak karşımıza çıkar” diye tarif etti.

BU BELİRTİLERİ ÖNEMSEYİN

Özellikle sol hemidiyafram yüksekliği olan hastalarda karın ağrısı, şişkinlik, mide ekşimesi, kusma, geğirme, bulantı, kabızlık ve kilo kaybı gibi belirtilerin de gelişebileceğine dikkat çeken Doç.Dr. Özkan Demirhan “Bu şikayetler karakteristik olarak pozisyon değişiklikleri ile şiddetlenir. Orta ve ileri düzeyde yükselme olan hastaların muayenesinde, etkilenen tarafta göğüs kafesinin alt kısmında çöküklük oluşması, karın bölgesinde ise dolgunluk vardır. Eğilmekle veya yatar pozisyonda şiddetli ve ilerleyici nefes darlığı oluşması diyafram yüksekliği için teşhis koyduran en önemi belirtilerdir. Hastalar sonunda sürekli dik pozisyonda çalışmak ve oturur pozisyonda uyumak zorunda kalır” dedi.

KAPALI AMELİYAT YAPILIYOR

Diyafram yüksekliğinin teşhisinin çoğu zaman tesadüfen konulduğunu ve mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini anlatan Doç.Dr. Özkan Demirhan “Obezite, akciğer hastalığı, konjestif kalp yetmezliği gibi hastalıkları ekarte ettikten sonra cerrahi metot tavsiye edilir. Önceleri açık cerrahi yapılırken günümüzde minimal invaziv denilen ve küçük deliklerden girilerek yapılan kapalı ameliyatla tedavi edilmektedir. Ameliyat sonrasında akciğerdeki baskı ortadan kalkar ve efor kapasitesi artar” dedi.

İLİK NAKLİNDEN ÖNCE AMELİYAT OLDU

34 yaşındaki Fatma Taniş’e geçen şubatta halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık şikâyetiyle gittiği hastanede bir tür kan kanseri olan Akut Myeloid Lösemi (AML) teşhisi kondu. Hemen tedaviye başlandı ve hastalığı yenebilmek için erkek kardeşinden ilik nakli yapılması gündeme geldi. Ancak yorgunluk ve hâlsizliği bir türlü geçmiyordu. Biraz hareket etse nefes nefese kalıyordu. Gece uykuları bozulmuştu.

Doktoru durumdan şüphelenince yapılan radyolojik görüntüleme ile diyafram yüksekliği probleminin geliştiği ortaya çıktı. Doktorlar bu halde nakil yapılamayacağını söylediler. Bunun üzerine Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç.Dr. Özkan Demirhan’a ulaşan Fatma Taniş’e diyafram yüksekliği ameliyatı yapıldı. Kapalı olarak gerçekleştirilen ameliyat sonrasında nefes darlığı büyük ölçüde giderilen Fatma Taniş, şimdi kardeşinden ilik alacağı günü bekliyor. 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.