Bu kitap 'Aşkın İşaretleri'ni arayanlara

'Aşkın işaretleri var mıdır', 'işaretleri nasıl anlarız', 'bir doğum lekesi mi, bir sanrı, bir dejavu ya da bir renk mi' bu soruların cevaplarını merak edenler için ilginç bir kitap. Aşkın İzleri; bir kitaptan çok aşk puzzle'ı, mesele parçaları birleştirebilmekte

09 Ocak 2014, Perşembe 12:01
A A
Bu kitap 'Aşkın İşaretleri'ni arayanlara

Kitapta farklı zamanlarda, farklı ülkelerde geçen birbirinden bağımsız dört hikaye anlatılıyor. Ancak sona doğru birbirinden tamamen bağımsız olan bu hikayelerin aslında tek bir hikayenin parçaları oldukları anlaşılıyor.

startFlvPlayer_PostaV2("divFlvPlayer14076","14076","201401","14076-.jpg","1", "0","'Aşkın İşaretleri'");

Altınpost Yayınevi’nden çıkan Kamer Özbucak’ın kitabında yer alan özet bölümündeki uyarıya göre “Büyük "puzzle"ın parçaları bir bir yerli yerine oturacak ve okuduktan sonra belki de yanınızdaki kişiye farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak.”

BENZERLİKLERİ BULUN


Bazen dikkat sorusu olarak birbirinin aynısı gibi görünen iki fotoğraftaki farklı unsurları bulmak gerekiyor. İşte bu kitaptaki dört ayrı hikaye, aşkı anlatan dört ayrı fotoğraf gibi de düşünülebilir. Ancak bu kez benzerlikleri bulmak gerekiyor.

Kitabın bir diğer ilginç yanı, dört bölümü 1, 2, 3, 4 ya da 4, 3, 2, 1 olarak da okumanın mümkün olması. Yani ister baştan sona, ister sondan başa. Dikkatli okuyucu için sonuç değişmeyecektir.

ŞİLİ’DEN BOZCAADA'YA

“Aşkın İşaretleri”, “aşkın gizemi ölümün gizeminden büyüktür” deyimine ilginç bir gönderme. Aşkı hatırlamayı, işaretlerini görünce anlamayı anlatan kitapta, Şili’de başlayan ve Bozcaada’ya uzanan yüz yılı aşkın süreyi kapsayan bir aşkın farklı zaman ve farklı mekanlarda garip yolculuğu yer alıyor.

Ön söz yerine geçen “özetle” bölümünde ise okuyucunun nelerle karşılaşacağı hakkındaki ipucu şöyle veriliyor:

“Bazı sorular vardır... Hep cevapsız kalırlar.

Neden yaşarız, neden ölürüz?

?...

Evrenin bittiği yerde ne başlar?

?...

Sonsuzluk nasıl bir şeydir?

?...

Neden aşık oluruz?

Pek çok cevap verildi elbette. Kimi bilimsel, kimi felsefi.

Oysa bu sorunun cevabı en basit, en eski olanıdır belki...

Bir elmanın iki yarısı.”
 

Sıradaki haber yükleniyor...