Cami kapısındaki 'taçlı kadın başı' silüetinin gizemi...

UNESCO'nun Dünya Kültür Geçici Miras Listesi'nde yer alan Niğde'deki Alaaddin Camisi'nin doğuya bakan kapısının üst kısmındaki taş işlemede, güneş ışınlarının yansımasıyla oluşan "taçlı kadın başı" silüeti ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Silüetin efsanesi ise daha da ilginç

26 Temmuz 2018, Perşembe 11:51 Son Güncelleme:
A A

UNESCO'nun Dünya Kültür Geçici Miras Listesi'nde yer alan Niğde Alaaddin Tepesi'ndeki Alaaddin Camisi, doğu kapısının üstündeki taş işlemede güneş ışınlarının yansımasıyla ortaya çıkan "taçlı kadın başı" silüetiyle ilgi görüyor. 

Kent merkezindeki Alaaddin Tepesi'nde, 1223'te Zeyneddin Beşare tarafından iki kardeş ustaya inşa ettirilen tarihi caminin doğuya bakan kapısının üst kısmındaki taş işlemeye 09.00-11.00 saatlerinde düşen gölge, "taçlı kadın başı" silüeti oluşturuyor. 

Camiyi görmeye gelen turistler, kapıdaki kadın silüetine yoğun ilgi gösteriyor. Oldukça sade inşa edilen caminin giriş kapısında ve mihrabındaki süslemeler de ilgi odağı oluyor.

Halk arasında, camiyi inşa eden ustalarından birisinin, Niğde Sancak Beyi'nin kızına aşık olduğuna ve bu "imkansız" aşkını ölümsüzleştirmek için caminin kapısına beyin kızını tasvir eden silüeti yaptığına inanılıyor.

Niğde Kalesi ve Sungurbey Cami ile birlikte 2012 yılında UNESCO'nun Dünya Kültür Geçici Miras Listesi'ne alınan Alaaddin Camisi aradan geçen 800 yıla rağmen orijinalliğini koruyor.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Basri Akdemir, yaptığı açıklamada, Alaaddin Tepesi'nin üzerindeki ve etrafındaki yapılarla Niğde'nin önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

"Cami, tarihi şehrin yapılarına benzerlik gösterir. Sarı trakit taşından yapılmıştır. Sadece mihrapta ve giriş kapısında süslemeler görebiliyoruz. Cami kapısında beliren 'taçlı kadın başı' silüetiyle ilgili halk arasında pek çok efsane dolaşır. Bir efsaneye göre camiyi inşa eden ustalardan birisi Niğde Sancak Beyi'nin kızına aşıktır ve bu imkansız bir aşktır. Bu imkansız aşkını sonsuza kadar yaşatmak maksadıyla böyle bir eser ortaya çıkartır. Minare, kalınlığı itibariyle deniz fenerine benzer. Türk mimari yapısında Selçuklular'da birkaç örneği vardır. Değişik bir yapı olarak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeker. Çeşitli onarımlarla günümüze kadar gelmiştir ama büyük ölçüde orijinalliğini korumaktadır."

Sıradaki haber yükleniyor...