CHP'li Namık Havutça'dan Ahmet Edip Uğur'la ilgili bomba iddia!

Ahmet Edip Uğur, Balıkesir Belediye Başkanlığı'ndan istifa ederken gündeme damgasını vuracak sözler söylemiş, 'Aileme kadar tehdit edildim' diye konuşmuştu. Uğur'la ilgili bir iddia da CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça'dan geldi.

01 Kasım 2017, Çarşamba 09:21
A A
CHP'li Namık Havutça'dan Ahmet Edip Uğur'la ilgili bomba iddia!
Erdoğan tarafından istifası istenen Belediye Başkanlarından Ahmet Edip Uğur'la ilgili CHP'li Namık Havutça'dan bomba bir iddia geldi. CHP'li Havutça, Ahmet Edip Uğur'un evine Ankara'dan giden polislerin olduğunu, eşi Nurgül Uğur'un da bu polisler tarafından gözaltına alındığını söyledi. Havutça konuyla ilgili şunları kaydetti: 'Sayın başkanın eşi terörle mücadele ekibi tarafından gözaltına alındığını, bir gün gözaltına tutuldığını ve bunun üzerinden başkanın tehdit edildiğini duydum.'



Ahmet Edip Uğur bu hafta başında istifa etmiş, sözleri de gündeme damga vurmuştu. Uğur, istifasi istenen diğer başkanlar gibi sadece görevinden değil AK Parti'den de istifa etmişti.


"YARGIYA GİTMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM"


Öte yandan Sözcü'den Ali Ekber Ertürk'e konuşan Ahmet Edip Uğur, siyasete şimdilik devam etmeyi düşünmediğini; kendisine yönelik tehditlerin ölüm düzeyinde olmadığını ve yargıya gitmeyi düşünmediğini ifade etti.

Uğur, şunları söyledi:

“Benim işim gücüm var. Onlara bakacağım. 8 torunum var. Onlarla daha fazla vakit geçireceğim. Şimdilik yeter diyorum ama yarın bir gün ne gösterir bilemeyiz

"O tehditler elbette ölüm düzeyinde değildi. Ama ayrıntı vermek istemiyorum. Yargıya gitmeyi de düşünmüyorum”


İSTİFA EDERKEN NE DEMİŞTİ?


AK Parti'de siyasi hayata adım atarken kurucu il başkanı olarak görev verildi, bunu üstlendik. Milletvekili olarak yasama faaliyetinden genel başkan yardımcılığına kadar partimizde çok önemli görevler aldık. Partimizin kasası bize teslim edildi. En üst karar mekanizmalarında görevlendirildi. Belediye Başkanı olmamız istendi, bunu da üstlendik. Hiçbir kademe görevden geri durmadık. Son uygulamalarda geldiğimiz noktada şimdi sormak istiyoruz, bürokrasi siyasetin önüne, devlet milletin önüne ve en önemlisi sadakat liyakatin önüne geçmiş gibi görünmüyor mu?

'Metal yorgunluğu' adı altına bu değişim ve yenilenme süreci AK Parti'de bir otofajiye dönüşmektedir. Seçimle gelen seçimle gider prensibi sanki rafa kaldırılmış emirle gider şekline dönüşmüştür. İletişim çağında Ankara ile istişare kanalları sağlıklı işlememektedir. Yerel ve merkezi irade arasındaki irtibat sağlıklı yapılamamaktadır.

Demokrasinin ağrızalı olduğu ortamda siyasetin nefes alması mümkün değildir.

Kendi adıma şunu söylemeliyim. Yolsuzluğunuz yok, usulsüzlüğünüz yok, başarısızlığınız yok, FETÖ bağlantınız yok ailenize evinize kadar ulaşan baskılar tehdide varan müdahaleler var. Bu katlanılacak bir durum olmanın ötesine geçmiştir. AK parti'de siyaset yapma imkanımız maalesef ortadan kaldırılmıştır. Gelinen bu durumda partimden ve belediye başkanlığı görevimden ayrılma noktasına gelmiş, getirilmiş bulunumaktayım.

Bütün varlığımla cüzi irademle vefa gösteriyorum. Partime ve Başkanlık görevime burada veda ediyorum. İnancım ve itikadım gereği olanda hayır vardır. Üzügünüm kırgınım fakat huzurluyum çünkü vicdan rahatlığıyle bu kararı almış bulunuyorum.

Otofaji: Hücrenin yaşlanmış ve bozulmuş yapılarının, hücrenin kendi lizozomu tarafından sindirilmesidir.


 

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Bursa'da lüks villadaki swinger (eş değiştirme) partisine polis baskını