Çocuğa deprem nasıl anlatılır? Deprem anında ve sonrasında ne yapılmalı?

Çocuğa deprem nasıl anlatılır? Deprem anında ve sonrasında ne yapılmalı?

Yaşanan depremler çocuklarda korku ve kaygı bozukluğuna neden olabilir. Uzmanlar deprem ile ilgili yapılan hazırlıkların çocuklarda kaygı ve korkuyu azaltabileceğini söylüyor. Peki, Çocuğa deprem nasıl anlatılır? Deprem anında ve sonrasında ne yapılmalı? Uzman Pedagog Zeynep Şimşek depremin çocuklar üzerinde bıraktığı etkileri ve bunun çözüm yollarını anlattı.

24 Eylül 2020, Perşembe 18:33 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çocukların, depremle ilgili hissettiği duygu ve düşünceleri göz ardı edilmemelidir. Bu noktada aileler ve uzmanlar tarafından eğitim ve kaygı kontrolünü sağlamak oldukça önemli bir faktör. Ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu ilişki; tutum ve davranışların doğru olması gerekiyor. Uzman Pedagog Zeynep Şimşek, deprem anında ve sonrasında çocuklarla nasıl iletişim kurulmalı ve depremde neler yapılması gerektiğini anlattı.

Deprem anında ne yapılmalı?

Bilindiği üzere fay hattının yoğun olduğu bir ülkedeyiz. Dolayısıyla deprem anını ve sonrasını iyi yönetebiliyor olmak hem can güvenliği hem de ruhsal sağlık için gerekli bir durumdur. Maalesef ülkemizin geçmiş deprem tecrübelerine baktığımızda acı yaşantılarımız söz konusu. Bu yaşanmışlıkların en önemli nedenlerinden birisi; deprem anında yapılması gerekenlerin tam anlamıyla bilinmiyor olmasıydı. Yani eğitimsizlik. Bu noktadan yola çıkarak öncelikle deprem anında yapılması gerekenlerle başlayalım. Yapılan uyarılar mutlaka bir tatbikatla ya da çocuklarla oyun oynandığı esnada, ev yapılandırılmış bir ortamda öğretilmelidir.

Eğitim ve kaygı kontrolü en önemli unsurlar

Eğitimsizlik; kontrol edilemeyen korku ve kaygı bizi sağlıklı düşünmekten uzaklaştırır. Bu noktada sakinliği korumak çok önemlidir. Bu da deprem anında, doğru nefes alıp verme yöntemini bilmekle mümkündür. Eğitimli olmak ve kaygı kontrolü bizi yaşamda tutabilecek iki önemli faktördür. Depremde dikkat edilmesi gereken İkinci adım da; yanımızda hamile, engelli veya çocuk varsa güvenliğini sağlamak olmalıdır. Şöyle ki, hareket etmeyen, demir materyali yoğun, koltuk masa gibi objelerin yanında baş korunarak, dizler karın bölgesine çekilerek depremin durması beklenmelidir. Uzmanlar buna “yaşam üçgeni” adını veriyor. Bu pozisyonda yine doğru nefes alıp veriyor olmak çok önemli. 

Travma sonrası stres bozukluğu oluşabilir

Peki, bu noktada “Asla yapılmaması gereken, yaşamımızı tehlikeye sokacak hamleler nelerdir?”  Koşmak, merdivene yönelmek, hareket etmek, cam kenarlarına yönelmek doğru bir yol olmayacaktır. Çünkü evlerimizdeki en güvensiz alanlar, merdivenler, cam kenarları, sabitlenmemiş dolaplardır. Bunlar en öncelikli olarak o an dikkat edilmesi gereken noktalardır. Ancak, bunu sağlıklı bir şekilde yönetip, deprem riski atlatılmış olsa da bu korkuyu yaşayan hem yetişkinlerde hem de çocuklarda ileriki günlerde tekrar bu afete maruz kalınacağı kaygısı “travma sonrası stres bozukluğuna” neden olabiliyor. 

Çocuğa deprem nasıl anlatılır? 

Ebeveynler, çocuklarına deprem gerçeğini anlatmadan önce deprem hakkında onların ne düşündüğünü, depremi nasıl adlandırdıklarını, depremde ne hissettiklerini onlardan dinlemelidir. Çünkü çocuğa verilecek bilgi, yaşına uygun olmayan bir bilgiyse kaygısının artmasına neden olabilir. Çocuk, hislerini paylaştıktan sonra ebeveynlerde kendi korkularından bahsedebilirler. Çünkü hiçbir şey olmamış gibi davranmak gerçekçi olmayacaktır. Empati ve aynalama cümleleri kurulabilir. “Korktuğunu görüyorum, ben senin hep yanında olacağım.”, “Seni korumak için elimden geleni yapacağım” gibi…

Konuşmak kaygıyı azaltan bir faktördür

Bu süreçte çocukla olabildiğince fazla sohbet edilmelidir. Duygularını sonuna kadar ifade etmesi sağlanmalıdır. Oyun aktiviteleri arttırılmalıdır. Oyun aracılığıyla ne hissettiğinizi veya çocuğunuzun ne hissettiğini açıkça ifade etmenin en sağlıklı yoludur. Çünkü konuşmak kaygıyı azaltan bir faktördür. Olabildiğince yanında olunarak güvende olduğu duygusu pekiştirilmelidir. Eğer ebeveynle uyumak isterse, bu isteği reddedilmemelidir ama sürekli hale de gelmemelidir. Çocuğun beslenmesine, uyku düzenine dikkat edilmelidir. Haberlerden, konu ile ilgili ev içi sohbetlerden uzak tutulmalıdır.

Uzman desteği almaktan kaçınmayın

Bu yaşanılan durum başta duygusal gelişim alanı olmakla birlikte kazanılmış alışkanlıkları da regresyona (gerileme) uğratabilir (Altını ıslatma, parmak emme, uyku bozuklukları gibi). Bunların hepsini süreç içine çocuğunuzla zaman geçirerek, sohbet ederek, oyun oynayarak güvenli bir ortam sunarak hafifletmeniz mümkün ama 2 hafta içerisinde korku, kaygı, regresyon ve davranışsal sıkıntılar devam ediyorsa mutlaka uzman desteği alınmalıdır.

Betül Meral SARIİZ / posta.com.tr

betul.sariiz@posta.com.tr


;
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Uzaktan eğitimle ilgili uzmanından ailelere tavsiye