Çocuğa söylenmemesi gereken cümleler

Çocuğa söylenmemesi gereken cümleler

“Duyarsa baban kızar.” “Aman annen duymasın.” “Söylemeyelim baban/annen üzülür.” “Bu aramızda kalsın, yanlış anlaşılma olmasın.” “Söylersen annenle/babanla aramız bozulur.” “Sakın söyleme şimdi tadımız kaçmasın.” “Bu bizim küçük sırrımız olabilir.” Çocuklarınıza çeşitli sebeplerden dolayı böyle sözler söylüyor musunuz? Onları kendi sırlarınıza ortak ediyor musunuz? Ya da çocuğunuzla sizin aranızda sır kalması gereken şeyler yapıyor musunuz? “Yapmayın” demek isterim size, biraz da yüksek bir sesle “sakın yapmayın.” Uzman Klinik Psikolog Funda Tekelioğlu konu hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

09 Nisan 2021, Cuma 12:57 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

“Ne var ki bunda? Ben çocuğumla arkadaş gibiyim, o benim sırdaşım” gibi sözler sarf edebilirsiniz. O kadar masum değil durum aslında. Sizin için masum bir yaklaşım olabilir ancak çocuğunuz için değil. 


›› Diğer ebeveynin bilmemesi gerektiğini düşündüğünüz bir sırrı çocuğunuzla paylaşmış olabilirsiniz ›› Şimdilik gizli tutulması gerektiğini düşündüğünüz bir duruma çocuğunuzu ortak etmiş olabilirsiniz 

›› Gizli kalmasını tercih ettiğiniz bir yaşantınıza çocuğunuz tanık olabilir, siz de bunu fark etmiş olabilirsiniz Siz çocuğunuzla diğer ebeveynden gizli bir şeyler yapıyor olabilirsiniz. Örnekleri çoğaltabiliriz. Yapılan her neyse sizin için küçük, basit bir şey olabilir ancak bunun gizlilik içermesi (şaka yollu olsa bile) çocuğunuzun omuzlarına büyük ve ağır bir sorumluluk yükler. “Ne sorumluluğu canım” diyebilirsiniz. Sizinle “o sırrı” paylaşan çocuğun sorumluluğu SAKLAMAKTIR. İçinden bir sürü şey anlatmak geçerken (sır ile ilgili olmasa da) ağzından kaçıracak endişesi ile susmak zorunda kalabilir.


 Bir bakarsınız konuşmaz olur. Sır paylaştığı ebeveynini koruması, kollaması gerektiğine inanabilir. Çocukluğunu bırakıp size ebeveynlik yapmaya başladığını anlamazsınız bile. Sır sakladığı ebeveynine ihanet ettiği için suçluluk hissedebilir. Kızgınlık yaşayabilir farkında olmadan, ebeveynlerine hatta kendine. Anlayamaz kaynağını, ifade edemez anlamayınca. Ya ondan bir şeyler saklanıyorsa diye büyüdüğünde insanlara güvenemez. Ya insanlar onun sakladıklarını görürlerse diye büyüdüğünde kendine güvenemez. Hani “çabuk olgunlaştı bu çocuk” derler ya. O aslında “çocukluğunu yaşayamadı bu çocuk” demek olabilir mi? Hani “sessiz, sakin çocuk” denir ve pek sevilir ya bu durum. 


O aslında “zamanında konuşması yasaklandığı için duyguları içine kaçmış, içine kapanmış bir çocuk” olabilir mi?

Sıradaki haber yükleniyor...
holder