Çocuk sahibi olamayan kişilerin %15’inde açıklanamayan kısırlık görülüyor

Çocuk sahibi olamayan kişilerin %15’inde açıklanamayan kısırlık görülüyor

Çocuk sahibi olma problemi ile tüp bebek kliniklerine başvuran çiftler üzerinde yapılan araştırma sonuçları bireylerin %85’inde gebeliğe engel olabilecek erkeğe veya kadına bağlı çeşitli faktörler ortaya koyarken %15’inde ise herhangi bir olgu göstermemektedir. Bu durumu yaşayan çiftlere “açıklanamayan kısırlık” tanısı konulmaktadır. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Güvenç Karlıkaya; açıklanamayan kısırlık problemi ile karşı karşıya kalan çiftlerin sigara ve alkol tüketimini sınırlamasını, psikolojilerini olumsuz yönde etkileyecek stres ortamlarından uzak durmasını ve telafisi mümkün olmayan vakit kaybını önlemek için gerekli görüldüğünde tüp bebek tedavisine başvurulması gerektiğini vurguladı.

26 Nisan 2021, Pazartesi 14:41 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

TANI KONULMADAN ÖNCE ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI ENGELLEYEN TÜM ETKENLER ARAŞTIRILMALI

Çocuk sahibi olamama veya çocuk sahibi olmakta güçlük çekme (kısırlık-infertilite) kavramı, çiftin bir yıl içerisinde çocuk istemelerine ve düzenli olarak cinsel ilişkiye girmelerine rağmen gebelik oluşmaması durumudur. Kadın yaşı çocuk sahibi olma şansını en çok etkileyen faktör olduğu için, 35 yaşın üzerindeki kadınlarda bu süre 6 ay olarak belirlenmiştir diyen Op. Dr. Güvenç Karlıkaya; “Bizler üreme sağlığı ile uğraşan doktorlar olarak çocuk sahibi olma problemiyle başvuran çiftlerde en basitinden en karmaşık olanına kadar gebelik oluşumunu etkileyen birçok araştırma ve testler yaparız. Yaptığımız bu araştırmalar sonunda çiftlerin yaklaşık %85’inde kısırlığa neden olabilecek bir faktör ortaya koyarken, %15 olguda ise kısırlığı açıklayabilecek bir patoloji bulamayız.

Bu %15’lik bölüm açıklanamayan kısırlık olarak adlandırılır. Halk arasında çoğunlukla ‘yanlış’ olarak “sebepsiz infertilite” şeklinde adlandırılan bu durum aslında sebepsiz değil, bizim elimizdeki tanı olanaklarıyla veya bilgimiz dahilinde nedenini ortaya koyamadığımız olgulardır. Üreme problemi ile başvuran çiftlerde öncelikli olarak araştırdığımız temel konular vardır. Ultrason, hormon testi ve adet düzeni takipleriyle kadının yumurta rezervi ve yumurtlama durumu kontrol edilir; rahim filmi ya da gerekirse histeroskopi gibi ileri tetkiklerle rahim yapısı ve tüplerin durumu değerlendirilir, ek olarak sperm analizi ile erkeğin sperm sonuçlarına bakılır. Çocuk sahibi olmayı etkileyen bu ilk parametreler araştırılıp eğer herhangi bir etken saptanamıyor ise , açıklanamayan kısırlık tanısı konulabilir. Ayrıca bazı durumlarda, karın içi patolojileri tanımlayabilmek için laparoskopi yapılabilir” şeklinde belirtti. 

BU ÇİFTLERDE SİGARA VE ALKOL TÜKETİMİ SINIRLANDIRILMALI, KİLO KONTROLÜ SAĞLANMALI

Açıklanamayan kısırlık tedavilerinde uygulanan yöntemler; doğal gebelik bekleme süresi, laparoskopi, aşılama ve tüp bebek olarak sıralanabilir. Bu tedavilerden hasta için en uygunu doktor tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu belirlenir diye belirten Op. Dr. Güvenç Karlıkaya; “karşımıza kısırlık problemi ile gelen bir çift olduğunda yaklaşımımızı belirleyen en önemli parametreler kadın yaşı ve çocuk sahibi olmak istedikleri süredir. Bunların yanında tedavilerin etkinliği, güvenirliliği ve maliyetleri göz önüne alınarak tedavi seçenekleri aşama aşama sunulmalıdır. Özellikle genç, yeni evli ve yumurtalık kapasitesinin iyi olduğu çiftlerde hiçbir şey yapmadan gerekli önerilerle beklemek iyi sonuçlar verebilir. Bu çiftlere telaşa kapılmamaları konusunda destekleyici telkinlerde bulunmak, gebelik potansiyelinin en yüksek oldugu dönemlerle ilgili bilgilendirme yapmak ve bu şekilde 3 - 6 ay süre tanımak gebelik şansını arttırabilir. Bu sırada sigara, fazla alkol tüketimi veya aşırı kilo gibi durumlar mevcut ise bunların düzeltilmesi için çaba gösterilmelidir. Sonraki aşamada yumurtlama kontrollerinin yapılması, gerekiyorsa bazı basit ilaçlarla yumurtlamanın güçlendirilmesi ve yumurtlama zamanı ilişkiye girilmesi gibi basit tedaviler uygulanabilir” diye ifade etti. 

TEDAVİDE KİŞİYE ÖZGÜ UYGULAMALAR YAPILMALI

Tıbbın her alanında olduğu gibi, açıklanamayan kısırlık olgularının tedavilerinde de bilimsel yaklaşımlar esas alınarak kişiye özgü uygulamalar yapılmalıdır. Özellikle hafif sperm problemi olan olgularda aşılama dedigimiz tedavilere geçilebilir diyen Op. Dr. Güvenç Karlıkaya; “Bu tedavilerde doğal yumurtlamanın takibi sonrası yine ilaçlarla veya yumurtlamayı arttırıcı iğnelerle yumurtlama kuvvetlendirilir. Sonrasında laboratuvar ortamında spermin hazırlanarak rahim içerisine verilmesi gebelik şansını arttırmaktadır ancak bu işlemlerin üreme sağlığı konusunda uzmanlaşmış kişiler tarafından yapılması önem arzetmektedir. Özellikle iğnelerin kullanıldığı tedavilerde hiperstimulasyon sendromu adını verdiğimiz tehlikeli yan etkilerden kaçınmak veya çoğul gebelik oluşumunu engellemek uzmanlık gerektirmektedir. Son aşamada önerilen tedavi ise tüp bebek tedavileri olmaktadır. Bu işlemin yapılabilmesi için özel şartlara ve iyi gelişmiş laboratuvar ortamlarına gereksinim vardır. Tecrübeli doktorlar ve laboratuvarı gelişmiş iyi merkezlerde açıklanamayan kısırlık olgularında çok yüksek gebelik oranları elde edilebilmektedir. Tüm bu tedavi seçeneklerinin yanı sıra tedavi sürecinde çiftlerde ciddi stres yaratan, onların psikolojilerini olumsuz yönde etkileyen yaklaşımlardan kaçınılmalı” diye uyardı.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Hamilelikte bebeğe faydalı ve zararlı besinler nelerdir?