Çocukların güldüğü yerde umut hep vardır

Ülkenin en ücra köşelerinde adını dahi bilmediğimiz, yaptıklarını göremediğimiz insana, hayvana, doğaya dokunarak hayatı güzelleştiren o kadar çok kahraman var ki! Ümit Kavak tam da o kahramanlardan biri. Sosyal medyanın gücüyle Şanlıurfa-Ceylanpınar’daki binlerce çocuğa oyuncak hediye ediyor. Binlerce çocuğun yüzünü güldürüyor

25 Mayıs 2019, Cumartesi 08:01
A A
Çocukların güldüğü yerde umut hep vardır

● Binlerce çocuğun yüzünü güldürdünüz... Kimdir Ümit Kavak?

Çocukluğum Urfa Ceylanpınar ’da geçti. Sonrasında üniversite yıllarımda uzun süre Ege’de yaşadım. 33 yaşındayım. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İletişim Bölümü mezunuyum. Okul bitince çocukluğumun geçtiği Urfa Ceylanpınar’a döndüm.

● Genelde şehir dışında okuyanlar dönmek istemez kolay kolay...

Bazı ailevi durumlardan dolayı istemeden de olsa dönmek zorundaydım. Ailemle birlikte otel ve kafe işlettiğimiz bir dönem başladı benim için. Zor olsa da alıştım sayılır.

● Burada çocuk olmak nasıl bir duygu?

Hiçbirimiz seçimler yaparak doğmuyoruz. Urfa’da da çocuk olmak kolay değil. Zaten çocuklar bu zorlukların, farkında değiller. Urfa, Suriye’deki iç savaşın yankılarının yaşandığı bir yer oldu. Bu coğrafyada çocuk olmayı daha da zorlaştırdı. Hem kalabalık ailelerde yaşamak, hem bazı temel ihtiyaçlardan eksik büyümek, bir çocuğun geleceğindeki en büyük dezavantajlar oluyor.

SAVAŞ GÖRMÜŞ ÇOCUKLARA KARŞI DAHA HASSASIM

● ‘Oyuncak Kardeşliği’ fikri nasıl oluştu?

Urfa’ya döndükten sonra iş tempom arttı. Fırsat buldukça aracıma binip, köy yollarında gezmeye başladım. Bu süreçte iki cocukla tanıştım; Yusuf ve İsmail. Onlardan aldığım enerji o kadar iyi geldi ki sık sık ziyarete gitmeye başladım. Bir gün arkadaşım Merve aradı , yakınlarının eski ama kullanılabilir durumda oyuncakları olduğunu söyledi. “Onları sana yollarsam Yusuf ve İsmail’in köyündeki cocuklara verebilirmisin?”dedi.Ogüngelenoyuncakların heyecanını sosyal medya hesabımdan paylaşınca bize büyük bir istekle oyuncak yollayanlar oldu.

● Size gelen oyuncakları gördüğünüzde çocukluğunuza geri dönüyor musunuz?

Evet kesinlikle. Hatta bu yaşıma rağmen birçoğunu ilk kez görüyorum. Bir süre kendim oynuyorum gizlice.

● Sizin çocukken oyuncağınız oldu mu?

Bir tane He-Man oyuncağım vardı. Çok severdim onu. Uzun bir süre saklamıştım, sonraevtaşımatelaşındakayboldumaalesef.

● Ne kadar zamandır oyuncak toplayıp dağıtıyorsunuz?

Ocak 2018’de başladım. Sadece oyuncak da değil, dönem dönem ayakkabı, kırtasiye, bayramlık dağıttık destekçiler sayesinde.

● Önce savaştan kaçan ailelerin çocuklarına moral ile başlamış sanırım...

Savaşı görmüş çocuklara karşı daha bir hassasım. Ve onlarla aramızdaki bağ sadece maddesel olsun istemiyorum. Oyuncak onlarla iletişim kurmamdaki en güzel araç.

● Cem Boyner sizin için “Köyün delisi” demiş. Nasıl kesişti yollarınız?

Projenin başından beri, Boyner ailesi ve Aysun Abla her zaman aradı beni, çok ilgilendiler. Cem Abi (Boyner) sosyal medyada yaptıklarımıza denk gelmiş ve Boyner ailesindeki birçok kişiye beni takip etmelerini söylemiş. Bir süre sonra da tanıştık ve samimiyetleri bana güç verdi.

60 BİN ÇOCUĞU SEVİNDİRDİK

● Bu zamana kadar kaç çocuğa ulaştınız?

14 ayda yaklaşık 60 bin çocuk ve 5 bin haneye ulaştık. Bir grup çocuğu hala periyodik olarak ziyarete gidiyorum. Çünkü onları özlüyorum. Onlar da bana iyi geliyor. Çocukların güldüğü yerde umut hep vardır.

● Çocukların kahramanı gibisiniz...

Salih, oyuncak vererek arkadaşım olan çocuklardan biri. Okuldan gelince içerde uyuyakalmış. Sonra aniden uyanıp “Ümit Abi geldi” diye dışarı fırlamış. Salih kapı önünde5dakikabakındıktansonraağlayarak içeri girmiş. Rüyasında görmüş beni ve gerçek gibi algılayarak hemen koşmuş. İşte buvebunungibihikayelerbenimhayatımdaki en değerli şeyler… Bir çocuğun kahramanı olmaktan ziyade kalbinde olmak isterim.

● Hayallerinizde neler yapmak var?

‘Oyuncak Kardeşliği’nin tüm ülkede, her şehirde, her köyde faaliyet gösterebileceği organizasyon modeli geliştirmek istiyorum. Çocuklarımıza ulaşma hikayemizin de fotoğraf sergisini ya da kısa filmini çekmek isterim.

● Sizin yaptığınız yardımlar oyuncağın da dışına çıktı sanırım değil mi?

Kesinlikle. Çok fazla mağdur hane var. Bu sene ilk kez kumanya dağıttık. Çocuklara bot ve mont dağıttık. Çünkü her şey ihtiyaç. Sadece oyuncakla iş bitmiyor.

● Sadece Şanlıurfa ve civarında mı dağıtım yapıyorsunuz?

Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır’ın ilçe ve köylerine, köy okullarına, kendi imkanlarımızla ulaşabildiğimiz her köşeye.

● Başınıza gelen en unutulmaz şey neydi?

Çocuklarımıza diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak için bir köye gitmiştik. Birçoğu diş fırçasını ve macunu ilk kez görüyordu. Onlara nasıl uygulayacaklarını gösterdim. 10 dakika geçtikten sonra İsmail geldi yanıma “Ümit Abi benimki bitti. Bir tane daha verir misin?” dedi. Güldük ama şaşkındık. Hemen doktor arkadaşımı aradım. Sağlık açısından sıkıntılı bir durum olmadığını söyledi. Ancak İsmail diş macununun etkisinden iki gün uyudu.

BU ÜLKEDE YAŞAYAN BİNLERCE ÇOCUĞUN SEVGİYE İHTİYACI VAR

● Sayfanızda paylaştığınız Sait’in ayakkabı sevinci hepimizi ağlattı...

O anları biraz anlatır mısınız? Kışın çokça ayakkabı dağıttık. Bu sırada gittiğimiz bir mahallede Sait ile tanıştık. Okumayı çok seviyor Sait. Dağıtımlarda bize yardım ediyordu ve hikaye kitaplarını kendine alıyordu. Zamanla daha çok görüşmeye başladık. Bize hep cocuk ayakkabısı geldiği için Sait’e göre bir ayakkabı yoktu. Ben de kendim için aldığım bir ayakkabıyı ona götürdüm. Aslında Sait ayakkabıya değil, unutulmadığına sevindi. Çünkü çevresindeki tüm çocuklara ayakkabı verilmişti ama ona verilmediği için eksik hissetti. Sevincinin asıl nedeni de unutulmamak, normal birisi olarak hatırlanmak, ötekileşmemek.. Sait ve Sait gibi binlerce çocuğun bu ülkede en çok sevgiye ihtiyacı var.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Kamuflaj işe yaramadı