Coşkun Göğen: Evde kedi gibiyimdir. Kadın ne derse o olur

Coşkun Göğen: Evde kedi gibiyimdir. Kadın ne derse o olur

Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden, toplumsal hafızaya ‘Tecavüzcü Coşkun’ olarak geçen Coşkun Göğen, hep kötü rollerde oynadı ama gerçek hayatta çok nahif bir insan. Antalya’da yaşıyor. “Dizilere sıcak bakamıyorum çünkü eşimi yalnız bırakamam” diyor. Kendisiyle hem geçmişe yolculuk yaptık hem de bugünleri konuştuk. Alev Gürsoy Cimin / alev.gursoy@posta.com.tr

06 Mart 2021, Cumartesi 07:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Coşkun Bey, epeydir ekranda görünmüyorsunuz. Nasılsınız?

Yaşıyorum hâlâ... Eksikliğim hissediliyorsa ne mutlu bana. Vallahi ülkede, benim filmlerdeki halimi, gerçek hayatta canlandıran o kadar insan var ki, bana gerek kalmıyor. Nasıl bir hale geldi bu insanoğlu anlayamıyorum.

Durun, sakin... Yüksek bir giriş yaptınız. Siz neler yapıyorsunuz şu ara?

Buralardayım, iyiyim. Ülkede insanların çok tuhaflaştığını, kadına şiddetin, tecavüzün, tacizin ne kadar yaygınlaştığını ve bunun canımı çok yaktığını vurgulamak için bodoslama daldım konuya.

GEÇİNMEKTE ZORLANIYORUM, PANDEMİ HER ŞEYİ ALT ÜST ETTİ

Ülkeyi konuşuruz, ben sizi merak ediyorum. Sağlık durumunuz nasıl?

Ülkem gibiyim. Kimine göre şahane, kimine göre kötü. Hayat benim için değişmedi ama pandemi her şeyi alt üst etti. Kurallara uyarak yaşıyoruz. Sağlığım yerinde. Tek fark eden şey geçim konusu.

Geçinmekte zorlanıyor musunuz?

Ben emekliyim, oradan gelen bir param var ama bu yeterli değil, çünkü bir aile reisiyim. Çevremde de benden daha kötü durumda olan insanlara yardım etmek gibi bir görev edindim kendime. Zor yani…

BİZE ‘SEN SANATÇISIN SENİ ÜZER MİYİZ?’ DİYEN BANKALARIMIZ YOK. OLMASIN DA!

Sadece emekli gelirinizle mi yaşıyorsunuz?

Pandemi olmasa deli gibi çalışıyordum, şimdi sadece bu var. Eşim de çalışıyor. Önceden ekstralarımız olurdu, açılışlara giderdim. Şimdi onlar da tükendi. Resmen ağlıyorum ama olsun, benden daha beter olanlar var. Bize “Sen sanatçısın, seni zorda mı bırakacağız?” diyen bankalarımız yok tabii, olmasın da!

Neden? Ayıp mı geliyor?

Ayıplıyorum tabii. Düşünsene, borcunu ödeyemiyorsun, sanatçısın diye banka seni koruyor. Olacak şey mi? Banka beni değil, asgari ücretliyi koruyacak önce. Sokaktaki vatandaşı koruyacak.

Serdar Ortaç’tan bahsediyorsunuz...

Yok, ben kimseyle polemiğe girmem. Ben hep “Allah olmayana versin” diye dua ediyorum. Ama bir yandan da düşününce, bunca yıl her şeye emek vermişim; spora, sinemaya… Karşılılığı bu olmamalıydı. Aldığım para yediğim küfre yetmedi. Sırf 30 yıl, tek kuruş almadan Galatasaray tribününe emek verdim.

Yapmasaydınız o zaman?

İnsan sevdiği şeye ömrünü verir. Ben 75 yaşındayım ama insanlar beni görünce “Kıçını kaşı, nazar değmesin, baba sen mucizesin” diyor. Bunu da işte spora borçluyum.

BİZLERE, YEŞİLÇAM EMEKÇİLERİNE ÇOK HAKSIZLIK YAPILIYOR

Neden ekranlarda yoksunuz? Teklif mi gelmiyor?

Nuri Alço ile konuştuğumuzda bu sebeple yakınmıştı. Evde şu an üç senaryo var, okuyorum. Geçinmek zorundayım, buna rağmen yine de seçici davranıyorum. Bizlere, Yeşilçam emekçilerine çok haksızlık yapılıyor. Nuri ile başımıza çok trajikomik bir şey geldi. Nuri beni aradı ve çok ünlü bir sanatçı ile diziye başlayacağını söyledi, çok heyecanlıydı. Sonra aynı gün içinde çok sinirli bir şekilde tekrar aradı. Nasıl şaşkın…

Ne olmuş?

Meğer iki saatlik bir iş için çağırmışlar ve üç kuruşa. O da kızıp, reddetmiş. Sonra aynı yapımcı beni aradı, ben de nasıl bir iş diye sorguladım. “İki üç saatlik bir iş ve 500 lira” dedi. Başrol oyuncusu ise bölüm başı 150-200 bin alıyor. Şaka gibi. Nuri’yi aradım, gülüştük. Gitmedim tabii. Bu bir saygısızlık!

EŞİMİ YALNIZ BIRAKMAYA KORKARIM, 50 YAŞINDA VE BEYNİ BAKİRE

Dizilere sıcak bakıyor musunuz?

Bakamıyorum, çünkü benim hanımım Rus ve bale öğretmeni. 50 yaşında ve çok aktif çalışıyor. O kadını ben burada nasıl yalnız bırakayım, içim el vermez. Antalya’da yaşıyorum. Ben kokarım onu yalnız bırakmaya. 50 yaşında bir çocuk. Beyni bakire onun. Masum. Aramızda 24 yaş var, ben onu canım gibi seviyor, üzerine titriyorum.

EŞiMLE ARAMIZDAKİ YAŞ FARKI SORUN OLMUYOR, AŞKIN YAŞI OLMAZ

Sorun olmuyor mu o kadar büyük yaş farkı?

Hiç olmuyor. Aşkın yaşı olmaz, birlikte gülüp birlikte ağlıyoruz. 16 yıldır birlikteyiz. Çocuğum gibi bakarım ben ona. Zaten evde kedi gibiyimdir, kadın ne derse o olur. Mutluluğu bulunca kaybetmeyi göze alamıyor insan.

YAŞ 75 YOLUN YARISINDAYIM HÂLÂ, CİN GİBİYİM

Eski günleri özlüyor musunuz?

Özlüyorum ama ah vah ederek yaşamıyorum. Şimdiki günlerimi de güzel ve dolu geçirmeye çalışıyorum. Hayat acımasız, dünya fani ve yolun yarısındayım. Yaş 75, hâlâ cin gibiyim.

Filmlerinizdeki o meşhur sahnelerinizde, kadınlara karşı bir şeyler hissettiğiniz oluyor muydu?

O nasıl söz öyle! Hiç olur mu? Oyuncu profesyoneldir. Hepsi arkadaşım, ablam, kardeşimdi. Dünyanın en namuslu ‘tecavüzcüsüyüm’. Hayatımda tek kadına yanlışım olmadı.

KÖTÜ ROLLERDE OYNAYIP BU KADAR SEVİLMEK GURUR VERİCİ

Nasıl oyuncu oldunuz?

1962 yılında, 15 yaşındaydım. Çıraklık yaptığım berberin önünden, Yeşilçam’a figüran taşıyan otobüslere binmeye başlamıştım. Sonra filmlerde figüran rolleri almaya başladım ve keşfedildim. Türk sinemasında 400’ü aşkın filmde oynadım.

Hep çapkınlık yapan, kadınlara eziyet eden rollerle tanındınız...

Kötü rollerde oynayıp da bu kadar sevilmek gurur verici. Diyorlar ki “Zaman zaman gerçek gibi izledik, çok kızdık ama senin o filmlerin sayesinde de hep dikkatli olduk. Verilen sosyal mesajı aldık.” Özetle ‘kötü adam’ı oynadım ama kötü olmadım.

ÜÇ KIZ ÇOCUĞU BABASI BİR ADAM NASIL KÖTÜ BİRİ OLABİLİR Kİ!

Fimler yüzünden olsa bile ‘tecavüzcü’ çok ağır bir kelime. Bu lakabı taşımakta psikolojik olarak zorlanmadınız mı?

Alevciğim, benim de bir canım var. Canım yanmaz mı? Kaldı ki ben ömrü hayatımda dönüp tek bir kadına ıslık çalmadım. Biz “Laf atmak” derdik o zaman, hiçbir kadına sözlü tacizde bulunmadım. ‘Tecavüzcü Coşkun’, sinemanın en popüler karakteriydi. Ekranda tiksinti verici bir görüntüsü vardı ama hepsi insanlara bir ders niteliği taşıyordu. Şimdi gerçek hayat tecavüzcülerle doldu.

Ne hissediyorsunuz?

İnsanlar çıldırdı, korkunç şeyler görüyoruz. Ben, kadınlar konusunda çok hassasım. Üç kız çocuğu babasıyım. Birini iki buçuk yıl önce kaybettim. Evlat acısını da bilirim. Üç kız babası bir adam, nasıl kötü bir olabilir ki!

O lakabın yapışıp kalması sizi rahatsız ediyor mu?

Ben o lakaptan değil, insanların gerçek hayatta yaptığı taciz ve tecavüzlerden rahatsızım. Şiddetten çok rahatsızım. Gerçek hayatta bu kelimeyi duyunca tabii ki irite oluyorum.

ŞİMDİKİ GENÇLER UZAYDAN GELMİŞ GİBİ BU İŞTE ŞIMARMAK OLMAZ

Genç oyuncuları nasıl buluyorsunuz?

Şimdiki gençler, uzaydan gelmiş gibi. Hepsine saygım var, içlerinde başarılı olanlar da var ama bizim zamanımız çok farklıydı. Bir günde üç sete birden giderdik. Teknoloji yoktu ama dostluk ve arkadaşlık vardı. Herkes var olan imkanlarla yetinirdi. Şimdikilerin karavanları varmış, orada yemek yiyorlarmış. Biz 12 kişilik minibüse 24 kişi dolardık. Bu işte şımarmak olmaz.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder