Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu'nda konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu'nda konuştu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler 69. Genel Kurulu'nda sert bir konuşma yaptı. Türkiye'nin 1,5 milyon Suriyeli mülteciyi topraklarına kabul ettiğinin altını çizen Erdoğan, zengin Avrupa ülkelerini yeterince duyarlı olmamakla suçladı. Erdoğan, 'İslam' ve 'terör'ün birlikte anılmasının 'insanlık suçu' sayılmasını istedi

24 Eylül 2014, Çarşamba 22:28 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Erdoğan'ın yaptığı konuşma şöyle:

“21 yüzyılda hala insanlar açlıktan, salgın hastalıklardan ölüyor. Çocuklar ve kadınlar savaşlarda katlediliyor. Dünyanın zengin ülkeleri refah içinde yaşarken fakir ülkelerde insanlar hastalıklarla boğuşuyor. İklim değişikliğinin etkileri insanlığın önünde önemli bir sınav olarak duruyor. Bu manzara insan onuruna yakışmamaktadır.

Çocukların öldüğü ve öldürüldüğü bir dünyada hiç kimse masum değildir. Hiç kimsenin can güvenliği yoktur. Hiç kimse de sürdürülebilir refah ve barış içinde olamaz.” “Filistin’de çocukların, kadınların hatta engellilerin katledilmesine tepki gösterenleri susturmak için bir takım yaftaların kullanıldığını da görüyoruz.Anında teröre destek vermekle suçlanıyorlar.

'BM'DEN UMUDUNU KESENLER...'

Basın özgürlüğü yok diye seslenenlerin Filistin’de öldürülen gazetecileri görmezden gelmesi dikkatlerden kaçmıyor. Mazlumlara yönelik çifte standart, çocukların katledilmesine yönelik kayıtsızlık tüm dünyada teröre oksijen sağlamaktadır. Uluslararası kurumlardan, BM’den umudunu kesen kitleler çaresizlik içinde terörün tuzağına düşüyorlar.

DARBEYİ YAPAN MEŞRULAŞTIRILIYOR 

İki bin kişi ölüyor, kimyasal silahlarla. Konvansiyonel silahlarla 200 bin kişi ölüyor. İki bin kişinin ölmesini suç telakki eden bir zihniyet, 200 bin kişinin ölmesini suç telakki etmiyor. Bu nasıl bir anlayıştır? Canlıların ölümüne neden olan her türlü silahın kullanılması suçtur. Mısır’da halkın oylarıyla seçilmiş iktidar darbeyle indirilirken Birleşmiş Milletler’de ülkeler bulunu izliyor ve darbeyi yapan meşrulaştırılıyor.

Birleşmiş Milletler doğruyu savunma konusunda çok daha cesur olmalıdır. Din adına terör kavramını hiçbir şekilde onaylamıyor, böyle bir kavramın dinlere saygısızlık olduğuna inanıyorum. İslam ile terörün yan yana kullanılması inciticidir. Türkiye olarak bölgemizde barış ve refahın tesis edilmesi için yoğun bir gayret içindeyiz. Hiçbir ülkenin içişlerine karışmıyor, toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz.

'1,5 MİLYON SURİYELİ TOPRAKLARIMIZDA'

Suriye’yi terk etmek zorunda kalan 1,5 milyon kişiyi topraklarımızda ve çok büyük oranda kendi imkanlarımızla barındırıyoruz. Peki dünyadan size ciddi bir destek geliyor mu? Maalesef hayır. Suriyeli mülteciler için kullandığımız kaynak bugün 3,5 milyar doları aşmış durumdadır. 2,5 milyon mülteci de diğer bölge ülkelerinde var. Buna mukabil şimdi soruyorum, zengin ve güçlü Avrupa ülkeleri sadece 130 bin Suriyeliyi kabul etmiş durumda. Suriye krizi giderek bölgesel ve küresel bir sorun haline gelmiştir. Buna ilgisiz kalınması artık mümkün değildir. 500 yıl önce Avrupa’dan kovulan Musevilere sahip çıktığımız gibi bugün de dinlerine, mezheplerine, ırklarına bakmadan herkese yardım eli uzatıyoruz. 

'TÜRKİYE DÜNYANIN EN CÖMERT ÜLKESİ OLDU'

Türkiye, milli gelirinin binde 21’ini insani yardımlara ayırarak dünyanın en cömert ülkesi oldu. Türkiye teröre destek veren, göz yuman bir ülke değil, bilakis terörle mücadele eden bir ülkedir. Zira 30 yıldır terörden çok çekmiş bir ülkeyiz. Şahsım antisemitizmin bir insanlık suçu olduğunu ilan eden dünyada istisna siyasilerdendir ama aynı şekilde islam ile terörün bir arada anılmasının da insanlık suçu sayılması gerekmektedir.

Bu idealler çerçevesinde her ülkeyle yolumuz ortaktır ve işbirliği yaparız. Esasen insanlığın bugün arzuladığı da budur. Bu arada Türkiye’nin Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği için desteklerinizi beklediğimi söylüyor, Türkiye’nin en kalbi selamlarını ve barış mesajlarını iletiyorum."

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Maltepe Belediyesi’nde grev sona erdi! Anlaşma sağlandı