Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gün geçmiyor ki bir taciz olayı, tecavüz olayı duymayalım

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gün geçmiyor ki bir taciz olayı, tecavüz olayı duymayalım

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda açıklama yaptı.

23 Aralık 2020, Çarşamba 12:39 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. CHP'yi sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP'nin azıcık ar duygusu varsa taciz, tecavüz, hırsızlık iddialarından temizlenmeden milletin karşısına çıkmaması lazım." ifadelerini kullandı. "Gün geçmiyor ki bir taciz olayı, tecavüz olayı, hırsızlık olayı duymayalım." diyen Erdoğan, "Şu anda adliye adliye dolaşıyorlar. Bunun neresi temiz? Çık, açık net kendini bir check et. Ciddi manada bir check-up'tan geçmesi gerekiyor. Hem ruhsal hem fiziki olarak" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan asgari ücrete ilişkin soruyu ( gönlünüzden geçen rakam nedir): Belli bir yere gelsin ondan sonra cevap vereceğiz.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

2021 yılı bütçesinin hayırlı olmasını diliyorum. Bütçe komisyonu sırasında teklif ve tenkitleriyle istisnasız tüm milletvekillerine teşekkür ediyorum.

Elbette her bütçe önemlidir. Ama bu yıl salgın nedeniyle hazırlanıp yürürlüğe girmesi nedeniyle 2021 bütçesi ayrı bir ehemmiyete sahiptir.

Bütçe görüşmelerinde saygıya dair pek çok muhalif görüş ifade edilmiş, seviyeli değerlendirmeler ortaya konmuştur.

Fikri olan fikrini söyler. Fikri olmayan ise yalan, iftira ile kendini göstermeye çalışır. Bütçe görüşmelerinde bu yönteme başvuranlar olduğunu da üzüntülerle gördü747. Vuslat Yıl Dönümü'ne ulaştığımız Mevlana Hazretleri'nin de dediği gibi testinin içinde ne varsa dışına da o sızar.

Bütçe görüşmelerinde seviyeli değerlendirmeler ortaya konmuştur. Ancak ahlâk sınırlarını aşanlar da olmuştur. Takdiri milletimize bırakıyoruz.

Bu yalanları milletin gözünün içine baka baka ve kendilerinden gayet emin şekilde söylüyorlar. 1 doğrunun yanına 9 yalan katarak çizdikleri resme herkesin inanmasını bekliyorlar. Herkese hakaret etmekten çekinmiyorlar. Kendilerine itibar etmeyen işçi, çiftçi, öğretmen, polis, asker kim varsa herkese hakaret etmekten de çekinmiyorlar.

Öğretmen CHP'li ise, değilse kötü. Çiftçi CHP'ye oy veriyorsa iyi, vermiyorsa cahil. Yargı mensubu CHP'nin istediği gibi davranıyorsa saygıdeğer, kendi vicdanına öre hareket ediyorsa militan. 

Demokraside asıl olan tehditler yağdırmak değil, millete hizmet etmektir. Kimsenin CHP'nin keyfine göre hareket etme mecburiyeti yoktur.

2053 vizyonumuzun karşısına çok daha geniş vizyonlarla, 2071 hayalimizin karşısına çok daha büyük hayallerle çıkan bir muhalefet görmek istiyoruz.

Proje üretmek yerine başkalarının projelerine payandalık etmek, kendi hayalini kurmak yerine başkalarının hayalinde figüran olmak bizim asla takdir edeceğimiz bir siyaset tarzı değildir.

"Gündem saptırmaya çalışıyorlar"

Taciz, tecavüz, hırsızlık vakalarına karşı erdemli duruş sergilemek yerine yalan ve iftira çıtasını yükselterek gündem saptırmaya çalışanlar gündem saptırmaya çalışıyorlar. 

CHP'nin azıcık ar duygusu varsa taciz, tecavüz, hırsızlık iddialarından temizlenmeden milletin karşısına çıkmaması lazım.

Gün geçmiyor ki bir taciz olayı, tecavüz olayı, hırsızlık olayı duymayalım. Ondan sonra da utanmadan sıkılmadan arlanmadan çıkıyor, ne diyor, 'bizim başkanlarımız şöyle temizdir, böyle başarılıdır'... Yahu şu anda adliye adliye dolaşıyorlar. Bunun neresi temiz? Çık, açık net kendini bir check et. Ciddi manada bir check-up'tan geçmesi gerekiyor. Hem ruhsal hem fiziki olarak.

Tepeden tırnağa taciz, tecavüz, hırsızlık rezilliklerinin hesabını vermekten kurtulamayacaklar. Dün de 'uyuşturucuya vergi alınmalı' dediler. Uyuşturucu kaçakçılarına, organ mafyasına vergi demek, uyuşturucu kaçakçısı olabilirsin, organ mafyası olabilirsin demektir. Bu ne sapkınlıktır.

Buldukları her fırsatta tek parti faşizmine dönüyorlar. Bu zihniyet Kuran-ı Kerim'i ve ezanı Türkçe okumak garabetine kalkıştı.

Kuran-ı Kerim'e inanıyorsanız ona gereken hürmeti göstermek zorundasınız.

Eyüp Sultan'da seçim öncesinde kalkıp da bir mihrabiye yerine Kuran-ı Kerim'i önüne açıp, orada Yasin-i Şerif'ten belli bir bölümü, aslına uygun okumak, sana bir şey getirmez. E niye onu da Türkçe okumadın? Onu da Türkçe okusaydın. Bak bakalım millet sana ne değer veriyor.

Her şey istismar. Ve gereken dersi gereken hesabı sormak suretiyle bunlar alacak. 

Bu ülkenin bir din işleri yüksek kurulu var oraya sorun. Dert başka, dert bu ülkenin değerleri ile oynamak. Milletin böyle bir talebi yokken, ideolojik, turistik, ticari hesaplarla dini sembollerimize sataşılmasını art niyetli buluyoruz. Korkarız bu işin sonu bir tarihçi yazarımızın da belirttiği gibi istiklal mahkemelerini yeniden kurma teşebbüsüne kadar varır.

Ülkemizi geriye değil ileriye doğru götürecek her hizmetin başımızın üzerinde yeri vardır. Ama milletimizin değerlerine, tarihine, kültürüne yönelik terbiyesizliği, saldırıyı da hoş göremeyiz.

17-25 Aralık darbe girişimi sonrası FETÖ'nün montaj kasetlerini Meclis'te yayınlara bu görevleri verenleri biliyoruz. 

Bu zihniyet ekonominin kötüye gitmesinden ve salgının artmasından dahi siyasi çıkar elde etmeyi umacak kadar alçalan bir zihniyettir.

Muhalefetin de yerli ve millisini ülkemize kazandırmak da bize nasip olacaktır. Hedeflerimize ulaşmakta kararlıyız.

Varlık Barışı uygulamasını uyuşturucu, fuhuş, organ ticareti ile irtibatlandıracak kadar alçaldı ve düştü. Bunun adı o zatın kendi meşrebinde dahi düşkünlüktür. Bu kendi ülkesine ve halkına husumeti, siyasetin merkezine oturtan zihniyeti ona sufle verenlerle birlikte tarihe gömmek boynumuzun borcudur.

Ülkeye ve millete hizmetin adını ancak bizim gibi bunu 18 yıldır kesintisiz yaşayanlar bilir. AK Parti olarak kurulduğumuz günden beri girdiğimiz 15 genel ve mahalli seçimin tamamından milletimizin gönlünü kazanmayı başararak birinci çıktık. Tarihleri faşizmle dolu olanların bu hazdan habersiz şekilde siyasetten silinip gidecek olmaları ne acı.

Türkiye'nin dış politikaları

Ülkemiz kararlı ve vicdani politikalarıyla Afrika'dan Asya'ya umut aşılıyor. Ülkemiz diklenmeden dik duruşu temsil ediyor. Türkiye'nin yıldızı yükseldikçe saldırılar da artıyor.

Ara vermek yok. Aynı kararlılıkla... Askerimizle, jandarmamızla, bütün gönüllü korucularımızla bu mücadele devam ediyor. Ülkemiz DEAŞ başta olmak üzere farklı coğrafyalarda terör örgütleriyle çarpışan tek NATO üyesidir.

Kimsenin toprağında egemenliğinde gözümüz yok. Biz sadece ülkemizin egemenliğine yönelik saldırılara karşı onurlu bir duruş sergiliyoruz.

ABD ile yeni bir sayfa açmayı arzu ediyoruz. Ülkemizin ne Batı'ya ne de Doğu'ya dönme gibi bir niyeti yok. Türkiye hem Doğu Akdeniz hem S-400'lerle ilgili hak etmediği çifte standartlarla karşılaştı.

Üniversite öğrencilerine müjde

Üniversite öğrencilerine müjde vermek istiyorum. Gençlik ve Spor Bakanlığımız vasıtasıyla 2021 yılında öğrencilerimize vereceğimiz kredi ve burs miktarını belirledik.

2020 yılında lisans öğrencilerine 550 TL, Yüksek Lisans'a 1100 TL, Doktora'da 1650 TL olarak uyguladığımız kredi ve burs ödemelerinin toplam ödemelerini 9 milyar 670 milyon TL'yi buldu.

Önümüzdeki yıl ise lisansta bu rakamı 550'den 650 TL'ye çıkarmış bulunuyoruz. 1100 TL olan Yüksek Lisans'ı 1300 TL'ye, Doktora'da ise 1650 TL olan ödemeyi 1950 TL'ye çıkarmış oluyoruz. 

AİHM'nin Demirtaş kararı

AİHM'nin Selahattin Demirtaş hakkındaki karara da değinmek istiyorum.

Sadece burada verilen kararlar mahkemelerimiz tarafından değerlendirilir. AİHM bu kararı iç hukuk yolları tüketilmeden alarak istisnai bir uygulama yapmıştır.

Kaldı ki biz bireysel başvuru adımını attığımız zaman Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin tüm yolları tüketme unsuru olarak gördük. Ondan sonra AİHM devreye girebilir. Bu şekilde bu adım atıldı.

Şimdi görüyoruz ki tüm yollar tüketilmeden AİHM bu kararı almıştır. Bu adımlar tamamıyla siyasidir. Bunun da gerekçesini biliyoruz.

Resmen çifte standarttır, hatta iki yüzlülüktür.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Can Dündar, 27 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı