Dacia Duster : Uzun Dönem Test - 1.Etap

Dacia Duster : Uzun Dönem Test - 1.Etap

14 Şubat 2012, Salı 10:30 Son Güncelleme:
A A
Dacia Duster : Uzun Dönem Test - 1.Etap

Arabam.com olarak ‘Uzun dönem test’ konuğumuz olan Duster 1.5 dCi 4x2’nin yaklaşık 3000 km süren kullanım izlenimimizi bu ay yayınlıyoruz. Uzun dönem testimizin ikinci kısmını önümüzdeki ay okuyabilirsiniz.
Yazı: Tulu DARICAN



Dacia, 1966 yılında Romanya hükümetinin desteği ile kurulmuş bir otomobil üreticisi. Bizim onu yakinen tanımamız ise 1999 yılında Renault’nun Dacia’yı satın almasıyla başlıyor. Fransız üreticinin Avrupa’da ekonomik otomobil üretme hayalinin bir sonucu olarak satın aldığı Dacia markası ortaklığın ilk ürününü 2004 yılında Logan ismiyle pazara sundu. Bu model ülkemizde de ilgi görmesine karşın Rumen markanın asıl yükselişi 2009 yılında tanıtılan Duster modeliyle gerçekleşti. 

Dacia’nın ilk SUV’si olma özelliğini taşıyan Duster, uygun fiyatıyla 2011 yılında kompakt SUV segmentinde en çok satan 2. model olmayı başardı.

Renault ve Nissan alt yapılarını kullanan Duster’ın motorları Renault’dan, platformu ise Nissan’dan alınma. 

 

Tasarım

Duster’ın iddialı olduğu disiplinlerden birisi hiç kuşkusuz dış tasarım. Otomobil ödenen bedelin daha üstünde güçlü görünen bir ön yüze sahip. Duster’ı satın alanların ilk bu tasarıma vurulduğuna eminim. Aracımızın ön ve arka tampon altındaki gri kaplamaları hafif arazi koşullarında küçük bir koruma sağlıyor. Arka bölüm demişken Duster’ın çekici ön bölümünün çizgilerini arkada bulmak zor. Hatta genel tasarıma göre arka bölümün zayıf kaldığını söylemek mümkün. Nikelajlı ön ızgara, tavan barları ve yan basamaklar da Duster’ı zengin gösteren öğeler.

4310 mm uzunluğa sahip Duster, Nissan Qashqai’den 2 cm daha kısa fakat 3,7 cm daha geniş bir araç. Duster, karşılaştırıldığı diğer model olan Skoda Yeti’den ise 8,7 cm uzun ve 2,7 cm daha geniş bir araç.

 

 

 

 

 

İç mekan

Duster’ın dış görünümünde etkilenenler iç mekana adım attıklarında hayal kırıklığına uğrayacaklar. Otomobilin fiyatının neden düşük olduğunu en iyi anlatan bölüm hiç kuşkusuz iç mekanı. Logan modelinden beri kullanılan orta konsol markanın elindeki tek tasarım diyebiliriz. Test aracımızdaki gibi ahşap görünümlü plastikle kaplanmış olsa da kalite hissi düşük. Bu his otomobilin iç mekanının gelinde hakim.

Duster’daki ortak parça kullanımı iç mekanda doruğa ulaşıyor. Ergonomik açıdan güçlük yaratan orta konsoldaki cam açma kumandaları ve sinyal kolunun ucundaki korna eski Renault modellerinden alınmış. Bunun yanında iç aydınlatma elemanları da Nissan modellerinden transfer.  Deri direksiyon, elektrikli ayna ve elektrikli arka camların opsiyonel olarak alındığı Duster’da arka camların kumandası da önden erişilebilecek şekilde ön koltukların arasına konumlandırılmış. Bu sayede fazladan kumanda kullanılmamış ve tasarruf edilmiş. 

Duster’ın ses sistemi direksiyondan kontrol edilebilirken, MP3 desteğine de sahip. Araç, geniş iç mekanına karşın saklama gözü anlamında başarılı değil. Ön ve arkada oturan yolcular için yeterli diz mesafesi sunan Duster, 475 litrelik bagaj hacmiyle büyük ailelerin ihtiyaçlarını karşılayabiliyor.

 

 

 

 

 

Motor

Tüketicilerin Duster’a olan güvenini artıracak önemli bir parçası motor kaputunun altında yer alıyor. Renault’dan alınan 1.5 litrelik dizel motor 3750 d/dk’da 85 hp güç, 1900 d/dk’da 200 Nm tork üretiyor. Alt devirlerde canlı bir karakter çizen motor otomobili taşımakta zorlanmıyor. Daha hafif modellerde bu motorun performansını bilenlerse Duster’da bir nebze olsun performans düşüklüğü hissedebilir. Motorun en başarılı olduğu disiplinse yakıt tüketimi. Sakin kullanımda 4.5 litreleri rahatlıkla görebildiğim otomobil benim kullanımımda 5.4 litrelik bir ortalama yakaladı. Aracın ağırlığı ve aerodinamik özellikleri düşünüldüğünde bu rakamın başarısı bir kez daha ortaya çıkıyor. 

 

 

 

Konfor ve yol tutuş

Duster’ın süspansiyon sistemi orta sertlikte. Yüksek yapı sebebiyle böyle bir tercihte bulunulmuş. Ancak bunun konfora çokta olumsuz yansıdığını söylemek güç. Yüksek yanaklı lastiklerin de etkisiyle Duster kendinden beklenmeyecek derecede konforlu yolculuklar sağlıyor. Yol tutuş anlamındaysa aracın belirgin bir biçimde önden kaymaya eğilimli olduğunu söylemem gerekiyor. Keza hissiz direksiyonun yol ile ilgili herhangi bir bilgilendirmede bulunmadığını belirtmeliyim. Duster’ı kullanırken bazen direksiyon ile lastikler arasında hiçbir iletişimin olmadığını bile düşündüğüm oldu. Duster’ın önemli eksikliklerinden birisi yalıtım. 100 km/s hızdan sonra iç mekanda fazlasıyla duyulan motor sesi özellikle uzun yolculuklarda sürücüsünü yoruyor. Yalıtım sorunları aracın iç mekan sıcaklığını da etkiliyor. Ön bölümde havalandırma sistemiyle sürücü ve yolcu ısınma sorunu çekmiyor. Fakat arka bölüme yönlenmiş herhangi bir hava kanalı olmaması ve aracın büyük iç hacmi birleşince öndeki sıcağın yerine yolcuları belirgin bir soğuk bekliyor.

 

 

 

 

1.etap nasıl geçti?

Uzun dönem testimizin birinci etabında Dacia Duster’ı, İstanbul-Edirne-Bolu güzergahında ve İstanbul şehir içinde 3000 km’ye yakın kullanma fırsatı yakaladım. Bu süreçte özellikle otoban sürüşlerinde iç mekana sızan motor gürültüsü dışında aracın herhangi bir sıkıntı yaşattığını görmedim. Şehir içindeyse boyutlarına rağmen yeterli manevra kabiliyetine sahip olduğunu belirtmeliyim. Yakıt tüketiminde de cimri bir karakter çizen Duster’ı satın alırken bazı noktaları baştan kabullenmek gerekiyor. İç mekan günümüz otomobillerine yakışmayacak kadar basit ve kullanışsız. Ancak bir süre sonra bu ekipmanlara kolaylıkla alışıldığını ve aracın günümüz minimum beklentileri karşıladığını anlıyorsunuz. Kısacası Duster dış görünümüyle tüketiciyi kendisine çekerken, iç mekanıyla bir çok müşterisini de baştan kaybediyor. Ancak aracı kullandıkça ve beklentilerinizi düşük tutarsanız aslında Duster sizin en eğlenceli otomobiliniz olabilir. Ona biraz şans tanımak gerekiyor.

 

 

 

 

 

45 bin km bakımı

Dacia Duster uzun dönem test aracımızı teslim aldığımız km saati 43.033 km’yi gösteriyordu. Kullanımımız sonucunda aracı 45 bin bakımı için Mais A.Ş. İstanbul Boğaziçi Şubesine götürdük. Aslında 2011 yılı Ocak ayından bu yana Duster modelleri 20 bin km’de bir bakıma gidiyor. Ancak bizim aracımız daha eski tarihli olduğunda bakımları 15 bin km olarak devam ediyor. Bakım öncesi aracın içeriden açılamayan arka sol kapısı tek şikâyetimizdi. Standart yağ, yağ filtresi, hava filtresi, polen filtresi bakım neticesinde değişti. Bunun yanında lastiklerimiz yeri değiştirildi. Patlak olan bir lastiğimiz onarıldı ve araca rot-balans yapıldı. Temizleme performansı düşen sileceklerimiz de yenilendi. Tüm bu bakım neticesinde toplam 447.10 TL’lik bir fatura çıktı. İçeriden açılmayan arka sol kapımızın iç açma kolu bağlantısı tekrar takıldı ve bu işlem için herhangi bir ücret ödenmedi.

 

Dacia Duster 1.5 dCi 4x2 bakım masrafları

20.000 KM : 337 TL + kdv

40.000 KM : 337 TL + kdv

60.000 KM : 337 TL + kdv

80.000 KM : 749 TL + kdv

100.000 KM : 337 TL + kdv

 

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.