'Delirmek bana görkemli geliyor'

'Delirmek bana görkemli geliyor'

Can Bonomo bir şiir kitabı çıkararak bizi şaşırttı. 'Delirmek Belirmektir' adlı kitabı kısa sürede ikinci baskıyı yaptı bile. Kapısını çaldığımız şarkıcı “Ben şair değil, lirik yazarıyım. İlerde biri bana şairlik unvanını atfederse çok memnun olurum ama şairliğe oynamıyorum

07 Aralık 2013, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İlk şiir kitabının adı çok iddialı; ‘Delirmek Belirmektir’. Deliliğe övgü mü bu kitap?

Övgü değil de deliliğe güzelleme. Delirmek bana çok görkemli geliyor. Kitabın delilikle alakası yok ama şiir insanın biraz deli tarafına dokunuyor. İlk şiir kitabım da benim deliliğim gibi.

Şiir neden insanın deli yanına dokunsun ki?

Çünkü şiir, başka yerden dokunmaktır insana. Kelimeleri yan yana dizip bambaşka şeyler anlatmaktır. Çok aklıselim işi değildir. Dolayısıyla dünyalar ya da ülkeler şiirle yönetilemez.

RÖPORTAJ: Çiğdem ÖZDEN

Hiç “Deliriyorum” dediğin anlar oldu mu?

Dışarıdan başka türlü görünüyor olsa da çok sakinimdir. İçimde fırtınalar kopmaz. Bunun bir alt metni yok, sadece sakinim.

“Artık bir şairim” diyor musun?

Kendime ‘şair’ yakıştırması yapmıyorum. Esasında bu kitap, benim günlüğüm gibi. O kadar da samimi. Türk edebiyatı çok dallı budaklı, derinlikli, derya deniz bir alan. Oraya genç yaşta bir örnek vermek cesaret işi. Hele de bunu şiirle yapmak, onca babalar ve ablalar varken, zor iş.

Kitabının editörü Küçük İskender. Onunla Mustafa Altıoklar’ın sohbet masasında tanışmışsınız. Planlı bir tanışma mıydı?

Evet. Mustafa Hoca’dan beni tanıştırmasını rica ettim. Tanıştık, şiire olan ilgimi ve ustanın şiirlerini ne kadar beğendiğimi açıkladım. O da bana şiir kitabıma giden yolculukta yardımcı oldu. Dünya şiirini daha yakından tanımamı sağladı, bana hocalık yaptı. Üç senenin sonunda “Usta, böyle birikmiş şiirlerim var, kendimi hazır hissediyorum, yayınlasam mı?” dediğimde kırmadı beni. Şiirlere baktık. Seçtiklerini kitaba koyduk, karaladıkları için “Bunları şarkı sözü yap” dedi. “Şair olmaya oynamıyorum”

Küçük İskender “Büyük olasılık Can Bonomo asla bir şair olarak anılmayacak, ama bu, onun yazmasına engel teşkil etmiyor” dedi. Bu yoruma ne diyorsun?

Unvan olarak, şairlik çok nadir olan bir şey. Kendimi şair ya da müzisyen değil, lirik yazarı olarak görüyorum. İlerleyen yıllarda biri bana şairlik unvanını atfederse çok memnun olurum. Ama şair olmaya oynamıyorum.

Şiir kitabının kısa sürede ikinci baskıyı yapmasına ne diyorsun?

Muazzam bir başarı değil. Ama insanlara şiirle dokunabiliyor olmak ve güzel geri dönüşler almak çok hoşuma gitti.

‘Farklı olmanın hiç faydasını görmedim’

Kitap kurdu musun?

Evet. Çok fazla okuyor, çok fazla da yazmaya çalışıyorum. Ağırlıklı roman ve şiir, bazen de çizgi roman okurum. Ailece çok okuruz ama kütüphane estetiğimiz yoktur. Dönem dönem, okuduğumuz kitapları toparlayıp sahaflara veriyoruz.

Hangi şairler senin için vazgeçilmez?

Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Ece Ayhan, Nilgün Marmara...

Farklı olmayı seviyor musun?

Farklı olmayı seviyorum ve hiç faydasını görmedim. Aslında farklılık görece bir şey. Görece daha normal olsaydım, daha normal işler yapıyor olurdum. Sadece bugün şunun rahatlığıyla yaşıyorum: Samimi olduğum işi yapıyorum.

Türkiye’de merakla takip ettiğin müzisyenler var mı?

Athena albüm çıkardı mı mutlaka alırım. Sonra Hayko Cepkin, MFÖ, Duman, Şebnem Ferah, Teoman, Bülent Ortaçgil, Yeni Türkü... Ferdi Tayfur, Kibariye, Müslüm Gürses, Orhan Gencebay da çok dinlerim.

‘Kara’yı Gonca Vuslateri için yapmış

‘Kara’ adlı şarkın ve klibi çok beğenildi. Neden önce dijital ortamda yayınlandı?

‘80 sonu-’90 başı dünyaya gelen çocuklar olarak internetin içine doğduk. “Sosyal medyayı ne güzel kullanıyorsunuz” gibi iltifatlar almak çok acayip. Aslında biz sosyal medyayız. Bizim jenerasyonumuz bütün sosyal medya medyumlarını kullandı; icq’dan, msn’den beri hepsinde vardık. Yani hayatımız nasıl devam ediyorsa, internet üzerindeki hayatımız da siber olarak devam edecek.

Klipte Gonca Vuslateri oynamış. Nasıl oldu yollarınız kesişmesi?

Gonca, ekip olarak yakın dostumuz. Craft isimli tiyatro oluşumunda oynuyordu, bir akşam beni arayarak oyuna müzik yapmamı istedi. Oyunu bir akşam sadece bizim için sahnelediler, sonra eve gittim ve ‘Kara’ adlı şarkıyı yaptım. Sabah paylaştım, çok beğenildi. Sonra arkadaş grubumuzla bütün yazı “Can, o parçayı çalsana” ile geçirdik. Dinleyenler kalabalıklaşınca o dönemin bir hatırası olsun diyerek kaydettik. Gonca’dan iade-i ziyarette bulunmasını istedim. Kabul etti, çok da güzel oynadı klipte.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder