Deniz Akbulut kimdir? Kaç yaşında ve hangi filmlerde oynadı?

Kanal D’de yayınlanan Müge ve Gülşen’le 2. Sayfa programının bugünkü konuğu Yeşilçam yıldızlarından Deniz Akbulut. Programın takipçileri Yeşilçam’da birçok filmde oynayan, görme yetisini kaybeden Deniz Akbulut’un hayatını merak ediyor. İnternette sıklıkla “Deniz Akbulut kimdir? Deniz Akbulut kaç yaşında ve hangi filmlerde oynadı? soruları aratılıyor. İşte Deniz Akbulut ile ilgili detaylar…

28 Şubat 2019, Perşembe 10:42 Son Güncelleme:
A A
Deniz Akbulut kimdir? Kaç yaşında ve hangi filmlerde oynadı?

Müge ve Gülşen’le 2. Sayfa programının bugünkü konuğu Yeşilçam’da bir çok filmde oyunculuk yapan Deniz Akbulut. Programın takipçileri Deniz Akbulut kimdir? Deniz Akbulut kaç yaşında ve hangi filmlerde rol aldı? sorularını merak ediyor. İşte Deniz Akbulut’un öyküsü…

DENİZ AKBULUT KİMDİR?

Pırıltılı dünyanın en içe dokunan öykülerinden biri Deniz Akbulut’un yaşamı... 1965 yılında zengin bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Deniz Akbulut, bir süre Londra'da genç kızlara görgü eğitimi veren bir okula devam etti. Daha sonra Türkiye'ye dönerek Nejat Uygur Tiyatrosu'nda oyunculuğa başladı. 1976 yılında Yirmidört Saat adlı filmle sinemaya adım attı. “Kaderi Zorlama” filminin de aralarında bulunduğu 50'ye yakın filmde oynadı.

DENİZ AKBULUT GÖRME YETİSİNİ NASIL KAYBETTİ?

1991 yılında bir gün film setindeyken aniden görme yetisini yitirdi. Kimi tansiyon dedi sebebi için kimi kullandığı bir ilacın buna yol açtığını söyledi. Deniz Akbulut, üstelik sadece 31 yaşındayken gözlerini kaybedip sonsuz bir "beyazlığa" gömüldü. Bir süre kariyerine de ara vermek zorunda kaldı.  Akbulut. Gözlerinin açılması için ameliyat olması gerekiyordu ama yeterli maddi imkanları olmadığı için ameliyat olamadı. Akbulut, Çöpten Kalpler, Deniz Sınır gibi yapımlarda rol aldı. Deniz Akbulut "Film gibi" kitabında gözlerini neden kaybettiğini anlattı.

İşte kitabın arka kapağında kısaca anlattığı hikayesi: "Daha 13 yaşındayken Nejat Uygur’la tiyatro oyunculuğu yapıyordu. 15 Yaşında Yeşilçam’la tanıştı ve Cüneyt Arkın’la başrol oynadı. Dünyanın en hızlı senaristiyle nişanlandı. Nişanı atınca, Yeşilçam’dan da atıldı. Prenses Leydi Diana ile Londra’da sınıf arkadaşıydı. Türkiye’ye uluslararası fotomodel ve manken olarak döndü. Türkücü arabeskçi filmlerin aranılan başrol oyuncusuydu. Daha sonra ‘gazino devri’nin masaları ful dolduran assolisti olarak tanıdık onu... Uğruna yerin üstü kadar yerin altı da birbirine girerken, henüz daha yirmili yaşlarının başındaydı... Erkekler onun için deli oluyordu ama, o bir tek kişiyi sevdi... Bir tek kişiyle de evlendi... Fakat erkeklerden yana hiç de şanslı olmamıştı... Fazla sevilmek kıskançlığı, kıskançlık ise şiddeti beraberinde getiriyordu hep... Prodüktör nişanlısı da, kocası da onu hep öldüresiye sevmişlerdi... Daha otuzuna bile gelmeden ölümcül bir komadan uyandığında, artık başka bir dünyada yaşıyordu... Simsiyah ve sadece kendini görebildiği bir dünyaydı bu... Birçok insanın ‘dayanamaz, kendini öldürür’ dediği noktadan yaşama yeniden tutundu. ‘Yıldız olmak, ışığı görmek değil, ışık vermektir’ dedi ve bambaşka bir yaşamı sıfırdan öğrenerek, artık görmediği bir dünyada görenlerden daha çok şey yaptı."

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Güzide Duran: Güzel bir yaşamım var