Abone Ol Google News
Deprem çocuğa nasıl anlatılmalı?

İzmir depreminden sonra yetişkinler olarak bizler dahi dünyanın güvenilir bir yer olmadığını, başımıza her an olumsuz olaylar gelebileceğini düşünür olduk, hal böyle iken çocuklarımızın da bu süreçten ciddi anlamda etkilenmeleri gayet normal.

Çocukların gözünden bakıldığında görülen tablo; bir tarafta şaşkın, üzgün yetişkinler, öteki tarafta enkaz altından çıkarılan yetişkinler, küçücük çocuklar ve dinmeyen ambulans sesleri. Küçük çocukların gördüğü bu resmi anlamalarını ve çözümlemelerini beklemeyin. 

O halde yetişkinler olarak biz anne ve babalara düşen ne? Anne baba olarak acı veren, üzüntü veren zor durumları konuşmaktan kaçıyoruz, ilk olarak bunu kabul edelim. Oysaki yetişkin olarak bizler ne olduğunu konuşmadıkça, anlatmadıkça onlar kendilerini çaresiz, üzgün ve güvensiz hissetmeye devam edecektir. Çünkü onlar başlarına gelen şeyin ne olduğunu güvendiklerini birinin anlatmasına ihtiyaç duyarlar.

Peki bunu nasıl yapabilirsiniz? İlk olarak deprem anında ne olduğunu anlatın ona, “biz seninle evde oturuyorduk; birden sesler duymaya başladık, eşyalarımız sallandı ve ben sana bir şey olmasından endişe ettim, hemen sana koştum, sana sarıldım ve senin güvende olduğundan emin olmak istedim. Deprem kısa sürdü ve bitti, biz seninle merdivenlerden indik ve güvende olduğumuz bir yere geçtik sen korkmuş olmasın, şaşırmış olmalısın, çaresiz hissetmiş olmalısın. Çünkü bizde anne ve baban olarak böyle hissettik. Şimdi eğer istersen seninle oyun oynayabiliriz, bakalım bu sıkıntılar bedenimizde nerde?”

Sizden duyacakları bu cümleler onları çok rahatlatacaktır, çünkü çocuklarda yetişkinler gibi korku anında donarak kendilerini korumaya alırlar, bu çok içgüdüsel bir tepkidir, ancak olaydan sonra tekrar hareket ederek bedenleriyle bağlantıya geçmeleri gerekir. 

Bu noktadan hareketle çocuğunuza “hadi bakalım bu kötü duyguları bedenimizden atmaya var mısın?” deyin ve ondan ellerini, ayaklarını sallamasını isteyin. Sonrasında da oynayacağınız bir oyunda duygularınız dillendirin “deprem sen gittin ve geçtin”, bu şekilde bir yaklaşım depremin zihinsel duygusal ve bedensel etkilerini onlardan silecektir. 


Deprem çocuğa nasıl anlatılmalı?

Yetişkinler kadar çocukları da etkileyen deprem çocuklara nasıl anlatılmalı? Depremden dolayı yaşadıkları travmalar onların zihninden nasıl silinmeli? Aslında çocuklarla aynı dili konuşarak onlara depremi unutturabiliriz, aynı dili konuşmak nasıl mı olacak? cevabı Uzman Pedagog Bahar Atvar’ın anlatımıyla videomuzda.

04 Kasım 2020, Çarşamba 16:34 Son Güncelleme:

İzmir depreminden sonra yetişkinler olarak bizler dahi dünyanın güvenilir bir yer olmadığını, başımıza her an olumsuz olaylar gelebileceğini düşünür olduk, hal böyle iken çocuklarımızın da bu süreçten ciddi anlamda etkilenmeleri gayet normal.

Çocukların gözünden bakıldığında görülen tablo; bir tarafta şaşkın, üzgün yetişkinler, öteki tarafta enkaz altından çıkarılan yetişkinler, küçücük çocuklar ve dinmeyen ambulans sesleri. Küçük çocukların gördüğü bu resmi anlamalarını ve çözümlemelerini beklemeyin. 

O halde yetişkinler olarak biz anne ve babalara düşen ne? Anne baba olarak acı veren, üzüntü veren zor durumları konuşmaktan kaçıyoruz, ilk olarak bunu kabul edelim. Oysaki yetişkin olarak bizler ne olduğunu konuşmadıkça, anlatmadıkça onlar kendilerini çaresiz, üzgün ve güvensiz hissetmeye devam edecektir. Çünkü onlar başlarına gelen şeyin ne olduğunu güvendiklerini birinin anlatmasına ihtiyaç duyarlar.

Peki bunu nasıl yapabilirsiniz? İlk olarak deprem anında ne olduğunu anlatın ona, “biz seninle evde oturuyorduk; birden sesler duymaya başladık, eşyalarımız sallandı ve ben sana bir şey olmasından endişe ettim, hemen sana koştum, sana sarıldım ve senin güvende olduğundan emin olmak istedim. Deprem kısa sürdü ve bitti, biz seninle merdivenlerden indik ve güvende olduğumuz bir yere geçtik sen korkmuş olmasın, şaşırmış olmalısın, çaresiz hissetmiş olmalısın. Çünkü bizde anne ve baban olarak böyle hissettik. Şimdi eğer istersen seninle oyun oynayabiliriz, bakalım bu sıkıntılar bedenimizde nerde?”

Sizden duyacakları bu cümleler onları çok rahatlatacaktır, çünkü çocuklarda yetişkinler gibi korku anında donarak kendilerini korumaya alırlar, bu çok içgüdüsel bir tepkidir, ancak olaydan sonra tekrar hareket ederek bedenleriyle bağlantıya geçmeleri gerekir. 

Bu noktadan hareketle çocuğunuza “hadi bakalım bu kötü duyguları bedenimizden atmaya var mısın?” deyin ve ondan ellerini, ayaklarını sallamasını isteyin. Sonrasında da oynayacağınız bir oyunda duygularınız dillendirin “deprem sen gittin ve geçtin”, bu şekilde bir yaklaşım depremin zihinsel duygusal ve bedensel etkilerini onlardan silecektir.