Depresyon türleri: Depresyon 9 türde ortaya çıkabilir

Hepimizin zaman zaman içine düştüğü depresyon tuzağı, aslında içinde çıkılmaz bir durum değil. Ama önce, depresyonun türlerini öğrenmemiz gerek. Psikiyatri Uzmanı Dr. Volkan Güçyetmez anlatıyor. // Özgür Gökmen Çelenk

18 Aralık 2020, Cuma 13:11 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
1) Majör depresyon

1) Majör depresyon

Çökkünlük, hayattan keyif alamama, uyku-iştah problemleri, hareketlerde yavaşlama ya da ajitasyon (sinirlilik, hareketlilik), yorgunluk, suçluluk, değersizlik düşünceleri, ölüm hakkında düşünme... Bu tür tipik depresyon belirtileri, en az 2 haftadır devam ediyorsa tabloyu ‘majör depresif bozukluk’ olarak adlandırıyoruz. Majör depresyon atağı geçiren hastaların iş, aile ve okul hayatları mutlaka olumsuz yönde etkilenmiş olmalı. Bu depresyon türü tedavi edilmezse 6-13 ay kadar sürer. Tedavi edildiğinde ortalama 3 ayda düzelir. Fakat 3 aydan önce kesilen tedavi, hemen her zaman hastalığın tekrarlamasıyla sonuçlanır. 


2) Süreğen (kronik) depresyon

2) Süreğen (kronik) depresyon

Bazı kişilerde depresif duygular en az 2 yıl sürer. Bu hastalarda çökkünlük, umutsuzluk, özgüvende azalma, uyku-iştah değişiklikleri, yorgunluk gibi belirtiler görülse de şikayetler majör depresyon atağı tanısı koyacak kadar şiddetli değildir. Bu tür depresyona "distimi" adı da verilir. Kronik bir seyir izlemesi, hastaların genellikle doktora başvurmamaları nedeniyle kişinin yaşamı, majör depresyon geçirenlere göre daha kötü etkilenir. Distimi hastaları günün çoğunda depresif, çökkün hisseder; toplumdan daha kopuk yaşar. Genellikle kaygı ve bedensel belirtiler yaşar. Bu tür hastalar tedaviye başvurmak yerine bazen çareyi alkol ve madde kullanmakta aramaya yatkındır. Kronik depresif bozukluktan yakınan hastaların ilaç tedavisi ve psikoterapiden fayda gördüğünü belirten sayısız bilimsel çalışma var. 

3) Bipolar bozukluktaki depresyon

3) Bipolar bozukluktaki depresyon

Eski adıyla "manik depresif bozukluk" olan bipolar bozuklukta görülen depresyon türüdür. Bipolar bozuklukta hasta iki farklı duygu durum atağı arasında gidip gelir: Depresyon ve mani. Depresyon atağında klasik depresyon belirtileri, mani atağında ise özgüven artışı, düşüncelerde hızlanma, çok konuşma, enerji patlaması, uyku miktarında artış, riskli davranışlara girme gibi bazı davranışlar görülür. Bipolar depresyonun tedavisi klasik depresyondan farklı ve daha zordur. Tedavi sırasında mümkün olduğunca antidepresan ilaçlar kullanılmaz çünkü bunlar hastayı manik döneme sokabilir.

4) Mevsimsel depresyon

Depresyonun bazı mevsimlerde düzenli olarak ortaya çıkmasıdır. Mevsimsel depresyon genellikle sonbahar ve kış aylarında görülür, bahar aylarında düzelir. Daha az sıklıkta sadece yaz aylarında görülen mevsimsel depresyon da bulunur. Mevsimsel depresyonda çökkünlük, üzüntüden ziyade yorgunluk ve hayattan keyif alamama daha ön plandadır. Hastalar normalden daha fazla uyumaya yatkındır. Depresyon atakları esnasında karbonhidrat alımı artar, bu da kilo almayla sonuçlanır. Mevsimsel depresyonun ortaya çıkışında güneş ışığının miktarındaki değişikliklerin rol aldığı düşünülüyor. Bu görüşe göre, maruz kaldığımız güneş ışığı azalınca vücudumuzdaki depresyonla ilişkili serotonin ve melatonin hormonları da azalıyor. Tedavisi antidepresanlar, psikoterapi ve ışık tedavisi ile yapılıyor.  


5) Gebelikle ilişkili depresyon

5) Gebelikle ilişkili depresyon

Gebelikte ya da doğum sonrası (postpartum) dönemde görülen depresif ataklar gebelikle ilişkili depresyon olarak adlandırılır. Her 20 gebelikten birinde gebelikle ilişkili depresyon bulunur. Pospartum depresyon tanısı alan kadınların yarısında depresif atak gebelikte başlar. Bu tanıyı alan kadınlarda kaygı ve endişe yoğundur, tabloya genellikle panik ataklar da eşlik eder. Gebelikle ilişkili depresyonun tedavisi ilaçların kan yoluyla anne karnındaki bebeğe ya da emzirme sonucu anne sütüyle bebeğe geçme riski nedeniyle özellikle zordur. Bu yüzden gebelikle ilişkili depresif atak öyküsü olanlarda koruyucu ve önleyici tedavi özellikle önemli. 

6) Psikotik depresyon

6) Psikotik depresyon

Hezeyan ve halüsinasyon gibi psikotik belirtilerin görüldüğü depresyondur. Hezeyanlar toplumsal normlarla bağdaşmayan ve gerçekle uyuşmayan yanlış inanışlardır. Örneğin kişi kafasına çip takılı olduğuna inanabilir ya da kendini ülkenin gizli lideri zannedebilir. Halüsinasyonlar ise var olmayan seslerin veya görüntülerin görülmesidir. Depresyonda görülen psikotik bulgular genellikle yetersizlik, suçluluk, cezalandırılmayı hak etme, hastalık, ölüm ve hiçlik konuları ile ilişkilidir. Psikotik bulguların varlığı, hastalığın tedavisinin zor olacağına işaret eder. 


7) Adet dönemi depresyonu

7) Adet dönemi depresyonu

Tıbbi ismi ‘premenstrüel disforik bozukluk’tur. Genellikle adetten 1 hafta önce başlar ve adetin başlamasıyla şiddeti azalır. Bu tanıyı alan kadınlarda sinirlilik, tahammülsüzlük, çökkünlük, umutsuzluk, kaygı, gerginlik gibi belirtilerin yanı sıra tabloya şu belirtiler eşlik eder:

  • İstek-ilgi azlığı
  • Dikkat, uyku ve iştah problemleri
  • Halsizlik
  • Memelerde hassasiyet-şişkinlik
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Gaz sıkıntısı.  

Her 5 kadının 4’ünde adet döneminde hormonal değişikliklere bağlı olarak duygulanımda, uyku düzeninde değişimler ve bedensel belirtiler olur. Fakat sadece her 20 kadından biri premenstrüel disforik bozukluk tanısı alır. 

8) Tipik olmayan depresyon

8) Tipik olmayan depresyon

Atipik depresyon olarak da adlandırılır. En önemli özelliği, bu hastaların duygu durumları olumlu yaşam olayları karşısında hızlı bir şekilde düzelir. Örneğin bir iltifat ya da çocuklarının ziyareti ile mutlu olup karşılığında olumlu bir tepki verirler. Fakat bu hastalarda mutlaka aşırı uyuma, iştah artışı ya da kilo alma, kolların ve bacakların kurşun gibi ağırlaştığının hissedilmesi ya da kişiler arası ilişkilerde terk edilmeye ya da reddedilmeye karşı aşırı hassasiyet gibi belirtiler vardır. Bu tarz depresyon genellikle hareketlerinde ve davranışlarında yavaşlama olduğu izlenen genç hastalarda daha fazla görülür.

9) Melankolik depresyon

9) Melankolik depresyon

Genellikle psikotik bulguları olan ve yatarak tedavi alan hastalarda daha sık görülür. Bu hastalar hemen hemen hiçbir şeyden keyif alamaz. Normal şartlarda mutluluk verebilecek olumlu bir olaya karşı hiçbir tepki veremez. Bu temel belirtilerin yanında tabloya şu tür belirtilerden en az 3 tanesi eşlik eder:

  • Boşluk hissi
  • Derin bir çöküntü
  • Düzenli bir şekilde kötüleşen depresyon
  • Sabahları normalden erken kalkma
  • Hareketlerde belirgin bir yavaşlama ya da ajitasyon
  • İştahsızlık
  • Aşırı bir suçluluk hissi. 


Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Yalnızlık beynimizin hayal gücüyle ilgili kısmını geliştiriyor