Dilini bilmediği ülkede gitarıyla tüm kapıları actı

Dilini bilmediği ülkede gitarıyla tüm kapıları actı

Genç bir Türk müzisyen, Avusturya'yı fena halde sallıyor bu aralar. Avusturyalı müzisyenler onunla çalmak için teklifte bulunuyor, televizyon kanalları onu konuk etmek istiyor, müzik okulları hocalık veriyor

18 Ağustos 2012, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Onun adı Uygar Çağlı. 6 yaşında gitar çalmayı kendi kendine öğrenen genç yetenek (25) Türkiye’de konservatuvar sınavını kazanamadı ama sırt çantası ve gitarıyla gittiği Avusturya’da baştacı edildi.

Uygar Çağlı, müziğe ilgisini sıkı bir rock dinleyicisi olan ablasının odasında keşfetti. 6 yaşındayken amcasının hediye ettiği gitar sayesinde de “Hayatım boyunca başka iş yapmayacağım” dedi kendine. “Gitarı elime ilk aldığımda içimden bir ses ‘İşte budur’ dedi” diye konuşan Uygar Çağlı her gece sabahın ilk ışıklarına kadar kendi başına deneye yanıla öğrendi gitar çalmayı. Lisedeyken arkadaşları ile kurduğu amatör grupla hem gitar çaldı, hem vokal yaptı. Zamanla dinlediği parçalarda “bas”ın ne kadar önemli olduğunu anlayınca profesyonel bir gitar edinmesi kaçınılmaz oldu. Para biriktirmek için beş ay boyunca gündüzleri pazarlamacılık yaptı, geceleri fast food restoranlarında çalıştı. Bas gitarını eline aldığı gün girdiği tüm işlerden ayrıldı ve amatör rock ve blues gruplarına dahil oldu. Şansını zorlayarak rock ve blues meraklılarının Türkiye’deki efsane ismi Kerim Çaplı Band’de çalmaya başladı. Ardından, hız kesmeden fusion müzisyeni olan Mustafa Dönmez’den ders aldı. Müzikal ufku da genişledikten sonra Uygar’ın tek hayali kalmıştı: Konservutuvar sınavını kazanmak. Olmadı. Olamadı. Ama hani derler ya “Öldürmeyen acı güçlendirir” diye, yıkılmadı, güçlendi.

Sırt çantası ve gitarla bilinmeze yolculuk

Uygar turist olarak Avusturya’ya gitti. 80’li yılların unutulmaz şarkısı ‘Life is Life’ı seslendiren Opus Grubu’nun basgitaristi Wolfram Abt ile tanıştı, hatta birlikte çaldı. Tesadüf bu ya! Abt, Avusturya’nın en ünlü konservutarı J. J. Fux’un Popüler ve Caz Müzik Bölüm Başkanı’ydı. Abt, yetenekli bulduğu Uygar’a “Almanca bilmemen ciddi sorun. Ama senin gibi bir müzisyeni okulumuzda görmekten mutluluk duyacağız. Bir yıl içinde Almancayı öğrenirsen okulumuza girersin” dedi. El sıkıştılar. Avrupa’nın en köklü konservatuvarına, lisan bilmediği halde sınavsız kabul edilen Uygar Çağlı verdiği sözü tuttu ve bir yıl sonra girdiği lisan sınavını başarıyla geçti. Bununla da yetinmedi, tüm derslerde bir numara olarak diplomasını aldı. Yüksek lisansını ise, Avrupa’nın Berkley’i kabul edilen Antonbruckner Üniversitesi’nde, Caz Bölümü Müzik Pedagoji Programı’nda yaptı. “Kendi projemi hayata geçirmenin zamanıdır” diyerek Bass&Huu Grubu’nu kurdu ve Avrupa çapında önemli müzik adamlarının katıldığı bir organizasyonda ilk kez sahne aldı. Caz müziğinin ünlü isimlerinin oluşturduğu bu kurul, yetenekli müzisyenlerin desteklenmesi konusunda karar mekanizmasıydı. Bir ilk gerçekleşti ve o yetkin kadro Uygar’a koşulsuz destek olmaya karar verdi.

İlk albümü yolda

Uygar Çağlı da kurduğu Bass&Huu da şimdi doludizgin sürdürüyor başarılarını. Grup kompozisyonlarında, Türk müziği elementlerini caz ve çağdaş müzikle harmanlıyor. Çağlı grubunu anlatırken “Yaptığımız müziğin tınısı doğadaki seslerin mükemmel bir uyumu. Piyano-deniz ve dalgayı, ney-rüzgarı, bas-toprağı çağrıştırıyor” diyor. Eserlerinde olabildiğince efekt kullanmayan Uygar Çağlı, şimdilerde Avusturya televizyonlarının gözbebeği. Durmadan canlı yayınlara çağrılan Uygar, bir yandan da Avusturyalı müzisyenlerden birlikte çalışma teklifleri alıyor. Ülkenin en ünlü müzik okullarında ders vermeye hazırlanan Çağlı, Avusturyalı hayranlarından gelen genel istek üzerine de önümüzdeki sonbaharda ilk albümünü çıkarmak için stüdyoya giriyor.

( 11.08.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır )

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Hayatınızdaki zenginliği arttıracak 10 tavsiye