“Dışarıdan kendime baksam 'yavşak' derdim”

“Dışarıdan kendime baksam 'yavşak' derdim”

Aret Vartanyan kişisel gelişim, pardon, kişisel dönüşüm uzmanı. Kurduğu Yaşam Atölyesi'nde verdiği eğitimlerle insanların hayatını değiştiriyor. “Hayat toz pembe değil ama bakış açısını değiştirenin hayatı kolaylaşır” diyen Aret bana göre yaşamı kolaylaştırma uzmanı. Aret Vartanyan ile yaşam, aşk, seks, iş ve mutluluğun sırrını konuştuk

08 Kasım 2014, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Röportaj: NESLİHAN YAVUZCAN neslihan.yavuzcan@posta.com.tr

* Niye teoloji okudun?

Önce iletişim okudum, sonra Oxford’da 2 yıl teoloji dersi aldım. Annem Rum, babam Ermeni, anneanne İtalyan, babaanne Musevi, dede Rus olduğu için bütün dini bayramları kutlardık. Merak ediyordum dinleri. Doğu ve batı felsefesini okudum, aralarında köprü kurdum. Efsanevi kitap ‘Secret’ sayesinde klişeler, algılı sözcükler girdi hayatıma. Hayat sokakta yaşanıyor ve sen gibi olduğunda ortaya çıkıyor. Meleklerle konuşmak, ‘bir şeyler yapayım, evrene mesajlar göndereyim’ durumu değil bu. Mesela ben ‘kişisel gelişim’ yerine ‘kişisel dönüşüm’ diyorum.

* Allah ile aramıza haham, papaz, imam sokmaya gerek yok mu yani sence?

İnanç yürekte. Bir kuyunun içindesin, ışığa çıkacaksın, merdivene ihtiyacın var. Merdiven ışığa gidiyor. Cennete gidiyorsun, nirvanaya ulaşıyorsun, kemale eriyorsun, yontulmuş taş oluyorsun... Önemli olan; o ışığa ve noktaya ulaşmak.

* Din istismar ediliyor mu?

Herkes hak ettiğini yaşar. Dinden önce eğitim sistemine bakmak lazım. Kendini bilmeyen, sevgisiz büyüyen, kitap okumamış bir insansan seni nereye çekerlerse o tarafa gidersin. Din gibi kutsal bir araç, istismar ediliyor. Bunun farkında olmak, at gözlüğü ile bakmamak lazım.

* Tanrı’ya dua etmek mi Tanrı’yla hareket etmek mi?..

Evren hareketi alkışlar.

"10 MİLYON İNSANIN HAYATINI DEĞİŞTİRDİM"

* 10 milyon insanın hayatını değiştirdiğini iddia ediyorsun. Bu çok iddialı bir söylem. Doğru mu?

Üç ay inzivaya çekildim ve şu soruyu sordum kendime: Tatmin olmam için egomu mu parlatmalıyım, yoksa birini mi gülü 10 milyon insana ulaştım. Mucizeler yaratmıyorum. Sadece insanlara kaynak olabilir ve seçenek sunabilirim. Herkesin evlenip çocuk sahibi olması, parasının, evinin, iyi bir arabasının olması onun başardığı anlamına gelmiyor. Yüreğinden geçeni yapan kişi başarılıdır. Biri dünyayı yönetmek, öbürü balıkçı açmak, diğeri mutlu bir yuva sahibi olmak ister.

"BİZE HEP DEĞERSİZ OLDUĞUMUZ ÖĞRETİLDİ"

* Senin eğitimlerini bitiren kadınlar arasında boşananlar çokmuş. Bunu nasıl açıklarsın?

Sıkıntın varsa, seni bir şey boğuyorsa niye bunları hayatında tutasın?.. İlişki çok değerlidir. Hayatımızda da önemli bir yer tutar. Önemli olan şu: Birlikte olduğun kişi seni sen olarak seviyor ve kabul ediyor mu? Sonuçta herkes, olduğu gibi sevilmeyi hak ediyor. Oysa birçok insan ilişkisini ya alışkanlığından ya çevreden çekindiğinden yürütmeye çabalıyor. “Aman malımızı mülkümüzü oturttuk, düzenimiz bozulmasın” diye düşünüyor. Çünkü çocukluğumuzdan beri, bize değersiz olduğumuz öğretildi. Bu yüzden cesaret ve risk alabilme yetimiz yok. Ben, eğitimlerde bu farkındalığı veriyorum. Hayatta düşeceğiz, kalkacağız, yuvarlanacağız... Yeter ki inanarak gittiğimiz bir yer olsun.

* Kitaplarında kullandığın dil ‘ben sana demiştim’, ‘seni uyardım’ tarzında. Din kitaplarındaki gibi. Yanılıyor muyum?

Beyoğlu’nda büyüdüm. Dilim de sokak dili. Ben buyum. Samimiyim.

"EŞİ SUÇLAMASIN DİYE KADIN KÖTÜ SEVİŞİYOR"

* Aşkı nasıl tanımlarsın?

Bu konuda da bir gruplaşma var: Benim karım, benim çocuğum, benim ailem... Hep sınırlar çiziyoruz. Çünkü insan; ‘biz’ olmak için ‘ben’den vazgeçen bir varlık. İlginç değil mi? Oysa neden ‘insana duyulan aşk’ı ayıralım ki? Her şeyi aşk olarak görebiliriz. Mesela şu an aşkla konuşabilirim, aşkla çayımızı içeriz seninle.

* Ya seks?..

En temel üç enerji kaynağımızdan biri. Buna rağmen cinselliği konuşmaktan utanıyoruz. Aslında siz ne kadar bastırırsanız bastırın toplum bunu yaşar, hatta o kadar çok ensest ilişki olur. Erkekler beni sevmez. Bunun bir nedeni de “Cinsellik bedenlerin sürtünmesi ve bir sıvı alışverişi değil” demem’. Bu söylediğim doğru. Türkiye’de erkeğin boşalma süreci, 4 dakika 40 saniyedir. Avrupa’da ise bu süre 20 dakika. Oysa kadının ısınma süresi bile 30 dakikadan fazla. Toplumumuzda erkek kadını eğitiyor cinsellik konusunda. Bazı danışanlarım var; kötü sevişme taklidi yapıyor. Çünkü iyi seviştiği zaman eşi “Nereden öğrendin bunları?” diye hesap soruyor. Kadın, bu şekilde suçlanmamak için bilerek kötü sevişiyor.

"KADINLAR TEK GECE İÇİN PEŞİMDE"

* Bazı kadınlar senin için ‘yapmacık’ diyor.

Dışardan kendime baksam, sağda-solda insanlarla sarmaş dolaş çekilmiş fotoğraflarımı görsem, kendime ‘yavşak’ derim. Bunlar insanlara yapmacık gelebilir tabii. Ama benimle tanışıp zaman geçirdiklerinde “Çok farklıymışsın” diyorlar. Sarılmak benim için çok değerlidir. Hepimiz içten gülümsemeye ve sevgi dolu sarılmaya ihtiyaç duyuyoruz. Son kitap fuarında da altı bin kişi vardı, hepsine sarıldım. Öyle hissediyorsun ki o enerjiyi!

* Hiç kadınların tacizine uğradın mı?

Yok ama absürd şeyler yaşıyorum. Tek gecelik teklifler, yılbaşında gelen çekler... Oysa ben geceleri dışarı çıkmam, evde arkadaş sohbetlerini yeğlerim.

* Tıkandığın anda o ‘bittim’ duygusundan nasıl çıkarsın?

Tıkanmadım ki hiç. Sorunun içine girmeyi ve risk almayı severim. Kaybetme korkum vardı, çözdüm. Akışa bırakırsanız kendinizi, kontrolü unutur, geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin korkularından kurtulursunuz.

* Aret neye ağlar peki?

Aret’i ağlatmak için müzik yeterli. Cem Adrian’dır beni ağlatan.

DENEMEYİ SEVERİM

* Ölümü nasıl tanımlarsın?

Boyut değiştirme olarak...

* Çılgın mısın?

“El ele tutuşup karşıya atlar mıyız?” dersen denerim. Denemeyi seviyorum, çünkü bir tane hayatımız var, denenmemiş bir şeyi arkamda bırakmak istemiyorum.

;
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder