Diyetisyenler bu besinleri mutfaklarına sokmuyor!

Sağlıklı beslenme konusunda kafamız oldukça karışık. Her an bu konuda bir bilgi bombardımanına tutuluyoruz. Hangi yağı seçmeliyiz, glüten düşmanımız mı, hangi sütü ya da peyniri seçeceğiz? Gelin İngiltere'nin tanınmış diyetisyenleri bu konuda ne diyor, onlar hangi ürünlerden uzak duruyorlar birlikte öğrenelim...

30 Mayıs 2019, Perşembe 11:06
A A
SOYA SÜTÜ

SOYA SÜTÜ

Diyetisyenler, süt ve yoğurdun tüketiciye ulaşmadan önce çok işlendiğini söylüyor ama soya sütünün protein sindirimini ve pankreas işlevini engelleyebilecek tripsin içerdiğini söylüyor.




“Ayrıca, soya sütü, çinko, demir, kalsiyum ve magnezyum gibi anahtar minerallerin emilimini engelleyebilecek fitik asit de içeriyor. Oysa bu minerallerin son ikisi, ironik olarak soya tüketiminin sıklıkla önerildiği menopoz sonrasında çok önemli” açıklamasını yapıyorlar.


GLUTENSİZ GIDALAR

GLUTENSİZ GIDALAR

Bir İngiliz diyetisyen çölyak hastası olsun olmasın glutensiz beslenmenin dünyada dalga dalga yayıldığını belirterek asıl problemin gluten değil modern buğday olduğunu söylüyor.


 


“Buğday, bazı kişilerde sindirim problemlerine neden oluyor, oysa bugün kullandığımız eski bir buğday olan kamut değil. Hassas bağırsak sendromu olan kişiler kamut yediğinde iyi ama modern buğday sorunlara yol açıyor. Çünkü modern buğdayın kompozisyonunu değiştirdik.”

KAHVERENGİ PİRİNÇ

KAHVERENGİ PİRİNÇ

Özellikle kahverengi olanı... Bir uzman, gerekçesini şöyle açıklıyor: “Pilav ve pirinç ürünlerini düzenli olarak büyük miktarda yemek sağlık açısından riskli. Organik veya inorganik pirinç sulu ortamlarda yetiştirildiği için diğer tahıl ürünlerinden 10 ile 20 kat daha fazla arsenik içeriyor.”

Kahverengi pirincin ise kabukları nedeniyle beyaz pirinçten daha fazla arsenik içerdiği belirtiliyor ve “Pirinci pişirmeden önce daima iyice yıkayın ve pişirirken bol miktarda su kullanın” uyarısı yapılıyor.

TENEKE KUTUDA DOMATES KONSERVESİ

TENEKE KUTUDA DOMATES KONSERVESİ

İngiliz diyetisyenler bu ürünü de önermiyor. Nedenini ise şöyle açıklıyorlar: “Domateslerin asit oranı yüksek seviyededir ve şahsen, bunun kutunun metalinde korozyona neden olabileceğinden endişe ediyorum. Bu da metal zehirlenmesinin olası riskini arttırıyor."

Peki ya plastik kaplama? "İçi plastikle kaplı kutular da iyi olmayabilir. Eğer kutunun astarı plastikse domateslere sızabilir ve bu da muhtemelen endokrin sistemine müdahale edebilir. Cam içinde satılanı tercih edebilirsiniz.”


PASTÖRİZE PEYNİR

PASTÖRİZE PEYNİR

Bir beslenme uzmanı sadece pastörize edilmemiş peynir yediğini belirterek, bunun bir diliminin probiyotik açıdan faydasının yüksek olduğunu söylüyor.



Pastörize edilenlerin ise ısı ile işlem gördüğünü ve bundan bağırsaklar için önemli doğal mikrobik faydaları elde edilemediğini kaydediyor. Tercih etmemiz gereken peynirler keçi peyniri ve parmesan.


KAFEİNSİZ ÜRÜNLER

KAFEİNSİZ ÜRÜNLER

Beslenme uzmanları bir ürünün kafeinsiz yapılırken metilen klorür ve etil asetat gibi kimyasal çözücü kullanıldığını söylüyor. Her ikisinin de gıda işleme maddeleri olarak sıvı formdayken güvenli kabul edildiğini belirten uzmanlar “Ancak ciltle teması açısından oldukça toksiktirler ve uzun süreli kullanımın etkisini henüz bilmiyoruz” uyarısında bulunuyor.

Önerileri ise şöyle: “Kimyasal olarak manipüle edilen gıdalar ve ürünler bombardımanına tutulduk. Giderek artan ‘zehirli yük’ sağlığımızı etkiliyor. Benim temel prensibim, her türlü sentetik katkıyı kullanmaktan kaçınmak ve mümkün olduğunca daha az işlenmiş olanı tercih etmek. Eğer kafein kısıtlamasına (örneğin gebelik, hipertansiyon, uykusuzluk) ilişkin tavsiyede bulunuyorsam bazı bitki çaylarını öneriyorum.”


MİKRODALGADA YAPILAN MISIR

MİKRODALGADA YAPILAN MISIR

Bu öneri de bir diyetisyenden geliyor: Genelde sağlıklı ve az yağlı bir atıştırmalık olarak görülse de mısırın mikrodalgada yapılan versiyonundan kaçınılması gerektiğini söylüyor.


 



Bunun nedeni ise bu mısırın toksik perflorlu bileşiklerle (PFC) kaplı ambalajlarda satılması. Uyarı ise şöyle: “PFC, 60 yıldan daha uzun süredir yapışmaz tava ve gıda paketlemesinde kullanılıyor. Ancak Danimarka’da yapılan araştırmalara göre bu madde kanserojen; kardiyovasküler hastalıklar ve tiroit sorunlarına neden olabiliyor”  


PROBİYOTİK YOĞURT

PROBİYOTİK YOĞURT


Probiyotikler, ‘canlı kültürler’ veya ‘iyi / dost bakteriler’ olarak da bilinir ve sindirim sistemi için mükemmeldir. Bağışıklık sistemi hücrelerinin çoğunluğu sindirim sisteminden gelir, bu nedenle bağışıklık sistemi ve bağırsak sağlığınız için çok önemli.



Buraya kadar her şey yolunca ancak bir de şu gerçek var: Probiyotik yoğurtların genelde şekerli ve bu aslında probiyotikleri öldürdürüyor.


AYÇİÇEK YAĞI

AYÇİÇEK YAĞI

Başka bir beslenme ve diyet uzmanı da genelde trans ve doymuş yağlarla ilgili tartışmaların yapıldığını belirterek asıl konunun yağ asitleri olduğunu kaydediyor. Bu uzmana göre “Ayçiçek, soya, kanola gibi bitkisel yağlar omega 6 yağ asitleriyle paketlenmiştir. Bunlar sağlığımız için az miktarda önemli ancak ihtiyacımız olan küçük miktarı aştıkça tehlikeli olur. Zamanla dokularda hasara neden olabilen ve kardiyovasküler hastalık ve diğer dejeneratif koşullarla bağlantılı iltihaplanmaya yol açabilirler."

"Bu tür yağları tüketmesek potansiyel olarak zararlı maddelerin alımını çok düşük tutuyoruz. Bunun yerine, zeytin yağı veya tereyağını tercih edin. Zeytinyağının ısınması durumunda tehlikeli olduğuna dair her şeyi unutun. Normal ocak üstü pişirme esnasında ulaşılan sıcaklık derecelerinde mükemmeldir”


ÇİĞ KIVIRCIK LAHANA

ÇİĞ KIVIRCIK LAHANA

Dr. Marilyn Glenville, salatalardan meyve sularına kadar her yerde kullanılan lahana veya diğer turpgil sebzelerin (brokoli, Brüksel lahanası, karnabahar, kuşburnu) düzenli olarak çiğ yenilmeyeceğini söylüyor. Glenville “Bu sebzeler goitrojenler (tiroit işlevini etkileyebilecek maddeler) olarak sınıflandırılır.


 


Zayıf bir tiroidin anlamı kilo almak anlamına gelebilir, çiğ lahana aslında kilo sorununuza katkıda bulunabilir! Uyarımız özellikle erkeklerden daha tiroit sorunlarına maruz kalma ihtimali olan kadınlara yönelik. Bu sebzelerin yararını görmek için çiğ yerine pişirerek tüketin. Ama bunu buğulama şeklinde yapın” diyor.

Sıradaki haber yükleniyor...