Doğal beslenin rıskı azaltın

Doğal beslenin rıskı azaltın

Beslenme düzeninde mümkün olduğu kadar doğal gıdalara yer vermek, kanser, şeker ya da obezite gibi birçok sağlık sorununun önlenmesinde büyük bir etken. Peki, sağlıklı beslenmek gerçekten mümkün mü? Yediğimiz yiyeceklerin ne kadarı doğal? Doğal ve doğal olmayan gıdaları ayırt etme şansımız var mı?

29 Aralık 2013, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Aile Hastanesi Bahçelievler Beslenme ve Diyet Uzmanı Berna Çil, doğal beslenememe nedeniyle yaşanan sağlık problemleri ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattı: Hastalıkların görülme oranları hızla yükseliyor. Kanser, diyabet, obezite ve kalp hastalığı nedeniyle hastaneye başvuran hasta sayısında her geçen gün artış yaşanıyor. Hayatımızda var olan birçok hastalığın temelinde ise doğal olmayan ürünlerle beslenmek geliyor. Genetiğiyle oynanmış tohumlardan elde edilen sebze ve meyveler, kontrolsüz tarım ilacıyla büyütülen ya da hormonlu şekilde üretilen gıdalarla beslenildiğinde vücut da ister istemez zarar görüyor. İnsan vücudu sağlıklı gıdayı tüketirse sağlıklı oluyor. Doğal olmayan gıdalar ise pek çok sağlık sorununa yol açıyor:

Ergenlik yaşı düşüyor

Hormonlu besinler kız çocuklarında adet görme yaşının düşmesine, erkek çocukların göğüslerinde ise kadın tipi irileşmelere neden oluyor. Bu etkenler hormon metabolizmalarına giren besinlerin etkisiyle artıyor.

Kolon kanseri başta olmak üzere tüm kanser türlerinde artış yaşanıyor

Hormonlu yani hızlı ve uygun olmayan şartlarda büyümesi sağlanan besinlere verilen katkılar, vücudumuzda var olmaya devam ediyor ve kansere zemin hazırlıyor.

Alerjik reaksiyonlar arttı

Bitkiler başta olmak üzere hemen hemen tüm gıdalara, daha dayanıklı, daha iyi görünümlü ve daha dolgun olmaları için farklı besinlerin bazı maddeleri katılıyor. Örneğin, meyvesi daha dolgun olsun diye cılız bir meyveye patates veya hurma aşısı yapılabiliyor. Tavuklar balık yemi ile beslenebiliyor. Sonucunda da balık alerjisi olan biri tavuk yediğinde ölümle burun buruna gelebiliyor. Herhangi bir gıda domatesle aşılanmışsa alerjisi olan biri hiç domates yemeden besin alerjisi yaşayabiliyor.

Sinir sisteminde bozukluklar yaşanıyor

Sinir ve sindirim sistemi gibi mekanizmalarda bazı hormonların belli düzeylerde yer alması gerekiyor. Yenilen hormonlu ve katkılı gıdalarla bu denge bozulduğunda tüm sistemlerde arızalar oluşabiliyor. Vücuttaki hormon dengeleri bozulursa hormonal hastalıklar oluşuyor. Bu tip besinlerin tüketilmesi, kinin dengelerini bozarak birçok hastalığa davetiye çıkartıyor.

Obezite sorunu artıyor

Glikoz şurubu ya da fruktoz içeren raf ömürlü besinler insülin salınımını yeterince sağlamadığı için tokluk hissi oluşturmuyor ve yemek duygusu sürekli tekrarlanıyor. Bu durum da yemek yeme ataklarıyla obeziteye davetiye çıkartıyor.

Vücudun antibiyotiklere karşı olan direnci düşüyor

Sürekli antibiyotik kullanımı mikroorganizmaların güçlenmesine ve dayanıklılıklarının artmasına sebep oluyor. Hatta zaman zaman antibiyotiğin bir sonraki kullanımında dozu arttırmak veya kullanılan antibiyotiği değiştirmek bile gerekebiliyor. Besinlerde dayanıklılığı arttırmak için kullanılan antibiyotikler de vücuda girdiğinde aynı mekanizma ile vücut direncini düşürüp mikroorganizna dayanıklılığını artırıyor.

Şekerli yiyecekler acıktırır

Nesillerin sağlıklı yetişebilmesi için şekerli gıdaların ve asitli içeceklerin kesinlikle tüketilmemesi gerekiyor. Katkı maddesi içeren bu yiyecekler doyma hissinin aksine daha çok yemek yemeye neden oluyor. Fruktoz hücre içine insülin ile taşınmadığı için tokluk hissi sağlamıyor ve sürekli yeme eğilimi doğurarak obeziteye zemin hazırlıyor. Ayrıca şeker metabolizmasını bozuyor ve endokrin sistemde yıkılmaya neden olup tüm sistemde arızalara yol açıyor.

Besin kaynakları sağlığımızı tehdit ediyor

Günümüzde tavuk yediğinde balık alerjisi nedeniyle şoka giren insanlar, şeker yemediği halde diyabet olanlar, alkol tüketmediği halde karaciğer yağlanması yaşayanlar oluyor. Bu rahatsız edici sonuçlara besinlerde yer alan emülgatörler, nişasta bazlı şekerler ya da tütsülenmiş ürünler gibi katkı maddeleri sebep oluyor.

Doğal ürünler bağışıklığı koruyor

Günlük süt, günlük sütten yapılan yoğurt, peynir, besleyici öğeleri ayrılmamış tam tahıllar, taze yumurta, sağlıklı tavuk, sağlıklı kırmızı et, açık deniz balıkları, sağlıklı bahçelerden mevsiminde yetiştirilen sağlıklı meyveler, katkısız ürünler, pekmez, bal, pestil, şıra gibi gıdalar doğal ve sağlıklı olarak nitelendirilen yiyecekler arasında yer alıyor. Doğal yolla üretilen ürünlerin hiçbiri bugünkü sağlık sorunlarının oluşumunu katkılı besinler kadar tetikleyemiyor. Aksine sağlıklı ve doğal olan bu ürünler sağlığı koruyor, bağışıklığı güçlendiriyor ve alerjileri önlüyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Yaz geliyor farkında mısın? Peki, yaza hazır mısın?