Doğukan Manço: Babamdan mesajlar alıyorum

Doğukan Manço yeni şarkısı "Yüzleşme" ile tekrar aramızda. Şarkıda ona sesi ve danslarıyla Funda eşlik ediyor. Yazın çıkacağı turne öncesi buluştuğum Doğukan Manço kendini anlattı. Tabii babası rahmetli Barış Manço'yu da

02 Temmuz 2016, Cumartesi 05:00
A A
Doğukan Manço: Babamdan mesajlar alıyorum

Röportaj: Serhat Tekin

serhattekinc@gmail.com

Babanı rüyanda görür müsün?

Epeydir görmüyorum. Ama babam beni kollar ve bana mesajlar iletir. Mesela geçen sene, Ankara’da araba yarışına girmek istiyordum. Arabam bozuldu, giremedim. O yarışta kaza oldu, bir çocuk öldü. O engel, babamdan bir mesajdı. O yüzden olayları zorlamam.

Babanın şarkılarının hakları sende. Neden bir şey yapmıyorsun?

Hazıra konmuş gibi olmak istemiyorum. Önce kendimi kendime kanıtlayacak, sonra babamın parçalarına çalışacağım.

‘Sevgili yok, evlilik yok’

 Bir kez evlendin ve boşandın. Evlilik olmayacak mı bir daha?      

Evlilik kurumuna saygım var ama şu an sadece işime konsantre olmalıyım. Hayat tarzımla evliliği birlikte yürütebilmek için bir sistem kurmalıyım.

 Sevgilin var mı?

Yok. Düşünmüyorum da.

 Çocuk ister misin?

Gönlümden geçen iki tane aslan gibi erkek çocuğu.

“Serseriyim”

 Çapkın mısın?

Kadının yaratılmış en güzel varlık olduğunu kabul etmiş biri olarak, sınırları zorlamadan kadına hitap etmeyi severim.

 Bir flörtün olsa seni magazinde görür müyüz?

Tarzım değil. İlişkimi dışarda yaşamayı sevmem. 

 Bilmediğimiz neyi bastırıyorsun içinde?

Serseriliği. Gözükarayım ve çok argo konuşurum. Ağzım bozuktur ama dışarı yansıtmam.

 Yeni çıkan şarkın ‘Yüzleşme’den bahseder misin?

Bir motivasyon şarkısı. Mesajı: Seni öldürmeyen acı güçlendirir. Şarkıyı seslendiren Funda ile enerjimiz tuttu. Olay sadece güzel şarkı söylemek değil. Funda’nın sahne enerjisi de çok iyi. Acayip dans ediyor. Bu yaz ikili olarak çok iş yapacağız gibi.

 Niye sen hiç şarkı söylemiyorsun?

Söylemem. Çocukluktan gelme travmatik bir hikayesi var. 10 yaşındaydım. Okul kampında 200 kişinin önünde herkes hünerlerini gösteriyordu. “Koskoca Barış Manço’nun oğluyum, ben mi şarkı söyleyemeyeceğim” diyerek attım kendimi sahneye. ‘Tuti mucize-i guyem’ şarkısının ilk bölümünde detone olup sahneden indim. 200 kişi gülerken hüngür şakır ağladım. Tüm sahne performansım 10 saniye sürdü.

Sesin o kadar mı kötü?

1998-2008 arasında radyoculuk yaptım. Dinleyici konuşma sesimi dinlendirici bulurdu. Ama şarkı söylerken sesim öyle değil. Önümde Barış Manço örneği olduğu için ister istemez baba-oğul kıyaslaması yapılacak. Ezilmenin anlamı yok.

 DJ’lik sevdası nereden çıktı?

Babamın televizyon programında DJ ekipmanlarının olduğu bir köşe vardı. O mixerlerin başında büyüdüm. Mikrofon, kulaklık, setler... Üç yaşımdan beri herşeyi biliyordum. Alaylıydım yani. Evimizde de plaktan bol bir şey yoktu. Radyoculuk yıllarımda bu tutkuyu sahneye taşımaya karar verdim.

“Acılar beni güçlendirdi”

 Dışardan psikolojik olarak güçlü duruyorsun. Öyle misin?

Yaşadığım acılar beni güçlü kıldı. Yapamayacağım hiçbir şeyin olduğuna inanmıyorum hayatta. 

 Ya babanın kaybıyla nasıl baş ettin?

17 sene oldu. Bu sürecin bir bölümü ‘kol kırılır yen içinde kalır’ şeklinde geçti. Art arda aksilikler buldu beni. Ama dedim ya; ‘öldürmeyen acı beni güçlendirir’ mantığı ile devam ettim. Bugün yeni bir şarkı çıkardım. Tutar, tutmaz. Tutmazsa bilirim ki daha iyisi için çalışacağım.

Hep güçlü durmak ağır gelmiyor mu?  

Gelmiyor. Alıştım. Ayaklarımı yere basmamı sağlayan bir cümle var. Babamın vefat haberini aldığım an ayaktayım, doktora bakıyorum... Doktor “Üzgünüm, babanızı kaybettik” dedi. Ne tepki vereceğimi düşündüğüm o iki saniye, 20-30 saniye gibiydi. Arkamdan birisi kulağıma “Sen ne yaparsan, annen onu yapacak” diye fısıldadı. O saniye sadece kendim değil, başkaları için de yaşamam gerektiğini öğrendim. Yasımı içimde yaşadım. Hayattaki dönüm noktam, güçlenmeye başladığım an bu anlattığım olaydır. Olduğumdan da güçlü görünmem gerektiğini o an anladım.

'Doğu kafalıyım'

Erkek kardeşin Batıkan hiç göz önünde olmadı. Onun bu taraklarda bezi yok galiba.

Çok zıt karakterleriz. Adımızdan geldiği gibi doğu ve batı. O batı kafalı, ben doğu kafalıyım. Ben dışa dönüğüm, o içe kapalı. Ben çok konuşanım, o daha az konuşan ama iki kelimede mevzuyu kapatandır. Bu yüzden de çok iyi anlaşıyoruz.

Aramızda hiç yarış olmadı. İlgi alanlarımız da farklı. Ben sıradışı sporlar yaparken o koleksiyonculuk yaptı mesela. Şimdi bir kafemiz var Kadıköy-Moda’da: Cafe Los Manços. Ben yaptım, o işletiyor.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...