Doğum sonrası eşler arasındaki soğukluk nasıl çözülür?

Doğum sonrasında eşler arası soğukluk aslında öngörmesi çok da zor bir durum değil. Tüm ilginin bebeğe kayması, yeni anne ve babanın kısa süre içinde yaşadığı olgunluk derken... Eşlerin arasına mesafe girebiliyor. Doğum sonrasında hem duygusal hem de cinsel olarak (aslında ikisi tamamen eşzamanlı) yeniden aynı performansa dönmek sizin elinizde. Biraz sabır ve biraz sevgi tez zamanda hamilelik öncesine yeniden dönmenize yardımcı olacak. Peki ama nasıl?

14 Nisan 2021, Çarşamba 11:26 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
 Baba, bebeğin bakımını en az anne kadar üstlenmeli

Baba, bebeğin bakımını en az anne kadar üstlenmeli

Annenin bebeğe ilgi süresinin uzamasıyla babadaki ‘ihmal edilmişlik’ duygusunun pekişiyor. Eşinin kendisine yeterince ilgi göstermediğini düşünen baba, kırgınlık ve kızgınlık hissedebilir. Bu noktada babanın yaşadığı kırgınlığı ifade etmesi, annenin de eşinin düşüncelerini ve duygularını anlamaya çalışması, iletişimi açık tutmaya çalışması gerekir. Babanın, annenin bebekle olan yoğun iletişiminden dolayı dışlandığı hissini yönetmenin tek yolu diyaloğu artırmaktır. Bu da babanın bebeğin bakımını en az anne kadar üstlenmesinden geçiyor. 

Baba olayların dışında tutulmamalı, böylelikle kendini daha 'dahil' hissedecek

Baba olayların dışında tutulmamalı, böylelikle kendini daha 'dahil' hissedecek

Anne bebeğin altını değiştirirken, üstünü giydirirken babaya fırsat vermeli. Böylece doğuştan beri var olan anne bebek ilişkisi, bebekle baba arasında gelişebilir. Anneler, babalardan ev işleri ya da bebek bakımı konularında yardım istemeli. Bebek emzirilirken babanın da anne bebeğin yanında bulunmasına izin verilmeli.

Kendinize bakmaya devam edin

Kendinize bakmaya devam edin

Bebekten sonra vücutta meydana gelen değişiklikler kendine en fazla güvenen kadını bile sarsabilir. Anne ve baba her gün duş almalı ve cinsel olarak yapmaktan hoşlandığı şeylere devam etmeli. Örneğin yatağa seksi iç çamaşırlarıyla girmek gibi. Bu, sizi bebeğinize bakmaktan alıkoymaz. Kendinize baktıkça, partnerinizle birbirinize yaklaşma ihtimaliniz artar. 

 Cinsellik hakkında çok fazla düşünmeyin

Cinsellik hakkında çok fazla düşünmeyin

Cinsel hayatınızın alışıldığı gibi olmadığı konusundaki saplantı sizin ve eşinizin birbirinizi uzak hissetmenize ve sinirli olmanıza neden olabilir. Bu nedenle sadece düşünmeyi bırakın. Neler olduğunu kabullenin ve sonra ilişkinizin diğer bölümlerine odaklanın.

 Bebekten başka bir konudan bahsedin

Bebekten başka bir konudan bahsedin

Kuracağınız bu bağlantılar size birbiriniz hakkında sevdiğiniz şeyleri ve aile olmadan önceki ilişkinizi hatırlatacak. Eşinize onun hakkında çok takdir ettiğiniz bir şey söyleyin. En sevdiğiniz anılarınızdan konuşun. 

Kapınızı kilitleyin

Kapınızı kilitleyin

Doğumdan sonra evde, genelde aileden birileri yardım etmek için kalırlar (erkeğin ya da kadının annesi gibi). Bu durumlarda çift cinsellik esnasında odalarının kapısını kilitlemeli, emin olun çok daha stressiz olacak, birbirinize sarılırken bile daha rahat edeceksiniz.

  Bebeğiniz sonsuza kadar sizinle aynı odada uyuyamaz

Bebeğiniz sonsuza kadar sizinle aynı odada uyuyamaz

Çocukları ve bebeklerini her anne baba sever fakat, onların da sınırları olması gerektiği bilinmeli. Birçok anne ya da baba kendi kaygıları nedeniyle çocuklarını yataklarından uzaklaştıramazlar. Bu uzaklaştırma sadece anne babanın değil çocuğun da lehinedir.

 Baba, anneye her seferinde 'seni öpebilir miyim' diye sormalı

Baba, anneye her seferinde 'seni öpebilir miyim' diye sormalı

Birçok insan (özellikle de erkekler) duyguları hakkında doğrudan ve açık bir şekilde nasıl konuşacağını bilmiyor ve bu da iletişim kurmayı biraz tuhaf ve tatsız bir hale getiriyor. Örneğin birine onu öpüp öpemeyeceğimizi sormak bize tuhaf geliyor. Fakat onay almak konusundaki son görüşler, doğrudan iletişim kurmanın (gerçekten de “Seni öpebilir miyim?” diye sormak gibi) en iyi iletişim şekli olduğunu gösteriyor. Bu, ister birinin onayını alıyor olun ister neden kötü hissettiğinizi açıklıyor olun, herhangi bir konuşma için geçerli.

'Şu an bunları tartışmak için pek de iyi hissetmiyorum. Yürüyüşe çıkıp kafamı toplayacağım'

'Şu an bunları tartışmak için pek de iyi hissetmiyorum. Yürüyüşe çıkıp kafamı toplayacağım'

Öfke ve iletişim bir arada gitmiyor. Partnerinizi incittiğiniz anları tekrar düşünün, muhtemelen öfkeliydiniz. Sevdiğimiz kişiyle kavga ederken merkezi sinir sistemimizin en basit ve ilkel kısmı tarafından kontrol ediliriz. Bu yüzden de problemi çözmek yerine karşımızdakini kötü hissettireceğini bildiğimiz ne varsa söylemeye eğilimliyiz. Bu çok yıkıcı bir dinamik. Bu zarar veren döngüden kaçınmak için, kavganın yoğunluğundan bir adım geriye çekilin. Oradan uzaklaşın ve hem kendinize hem de partnerinize sakinleşmek için zaman tanıyın. “Şu an bunları tartışmak için pek de iyi hissetmiyorum. Yürüyüşe çıkıp kafamı toplayacağım,” diyebilirsiniz.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Heyecan bitti diye ilişki de bitmeli mi? Aşk Doktoru Mehmet Coşkundeniz soruları cevaplıyor (13 Nisan 2021)