Doğurganlık ile yaş arasındaki ilişki

Doğurganlık ile yaş arasındaki ilişki

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, doğurganlık ile yaş arasındaki ilişkiyi sizler için anlattı.

03 Aralık 2020, Perşembe 15:28 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Doğal gebelik ya da tüp bebek tedavisinin başarılı olabilmesi için en önemli etmenlerden bir tanesi de anne adayının yaşı. Yaşı ilerlemiş anne adaylarında yumurta sayısı ve kalitesi önemli ölçüde düşüyor. Kadınların 35 yaşından itibaren doğurganlık özelliği azalıyor ve bu özellik 38 yaşından sonra hızlanıyor.

Yeni doğan bir kız çocuğunda 1-2 milyon olan yumurtalık rezervi ilk adetin görüldüğü yaşlarda 250-300 bine düşerek, menopoz dönemine kadar azalarak tükenmekte, özellikte 37 yaşından sonra rezervde büyük kayıplar yaşanmaktadır. Bununla birlikte yumurta kalitesinde bozulmalar meydana gelirken, gebe kalma ve sağlıklı çocuk sahibi olma şansı da düşmektedir.

Doğal yollarla gebe kalınamadığı ve yardımcı tekniklerin uygulandığı ileri yaştaki anne adaylarının gebelik şansı sağlanabilir.

Yardımcı tekniklerle doğurganlık sağlanabilir

Tüp bebekte başarı şansını etkileyen en önemli faktörlerden birinin anne adayının yaşıdır. Kadınlardaki doğurganlık oranı 35 yaşından sonra azalmasına paralel olarak düşük yapma riski de artış gösterir. Yumurtalık kapasitesinin olduğu kabul edilen 45 yaşına kadar tüp bebek işlemi uygulanabilir. Ancak 38 yaş ve üzeri kadınlarda ise tüp bebek tedavisi ile hamile kalma olasılığı yüzde 20’nin altına iniyor. Ayrıca bu yaşlarda düşük yapma riski de yüksektir.

38 yaşını geçmiş olan kadınlarda tüp bebek tedavisi uygulanmadan önce preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile embriyoların durumunun değerlendirilmesi gerekiyor. Yaşı ilerlemiş kadınlarda tüp bebek tedavisine başlanmadan önce 15 gün boyunca yumurtaların uyarılması için ilaç tedavisine başlanır.

Yaşı ilerlemiş kadınların yardımcı üreme tekniklerle çocuk sahibi olabilme şansını artırmak için preimplantasyon genetik tanı yapılabilir. Bu yöntemde embriyolar anne adayına transfer edilmeden önce kromozomlar incelenerek ileri yaştaki olası sorunlar göz önüne alınır ve anormal durumdaki embriyolar transfer edilmez.

Preimplantasyon genetik tanı ile hem yaşı ilerlemiş kadınlarda hem de genç yaşta yaşanan yumurtalık rezervi kayıplarında bebek sahibi olma şansını arttırmak mümkün. Bunun için yumurtalıkların detaylı olarak incelenmesi, ultrasonografi görüntülemesi yapılması ve hormon tetiklerinin gerçekleştirilmesi gerekir. Kadınlarda uygun tedavi yolunun seçildiği ve uygulandığı hissi psikolojik olarak son derece etkili ve stresin azalarak doğum şansını arttırmasını sağlar.


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER İyot eksikliği gebeliği tehlikeye sokabilir mi?