Dokunulmamış bir tek Seyyal Taner kaldı

Çılgın sahne şovları, kostümleri ve bitmeyen enerjisiyle her dönem adından söz ettiren, hep yeni kalmayı başaran biri o! 13 Ekim'de KüçükÇiftlik Park'ta Moda ve Müzik Festivali'nde sahne alacak olan Seyyal Taner ile buluştuk. Diyor ki: Ben doğuştan cesurum. Her zaman farklı olduğumu biliyordum. Çocukluğumda ailemden, büyüyünce okul arkadaşlarımdan hep bunu duydum. Hep iyi şeyler yaparım. Kendime güvenirim. Farkım da burada yatıyor

07 Ekim 2018, Pazar 05:00 Son Güncelleme: 07 Ekim 2018, Pazar 10:37
A A

Oya Çınar

oya.cinar@posta.com.tr

Bu yıl ilki düzenlenecek olan Moda ve Müzik Festivali 13 Ekim'de İstanbul, KüçükÇiftlik Park'ta yapılacak. Siz de sahne alacaksınız...

Seyyal Taner olarak enerjimle, kılığımla ve kıyafetimle, sahne performansımla her zaman farklılığımı ortaya koyuyorum. Yine çok güzel bir buluşma olacak. Her defasında enteresan bir buluşmamız oluyor zaten seyircimle. Onlar benim farkımın hep farkındalar, sağ olsunlar.

Herkes farklı olduğunuzda hemfikir. Peki siz bunun hep bilincinde miydiniz?

Ben doğuştan böyle olduğumu biliyordum. Küçüklüğümde ailemden de duyardım zaten. Büyüdükçe hem okulda hem arkadaşlarım arasında hep bu söylendi bana. Dışarının ne söylediği de önemli değil. Mühim olan insanın kendisinin bunu bilmesi. Güzel bir ruhum var benim. Hep iyi şeyler yaparım. Farklılığım da buradan kaynaklanıyor. Enerjim yüksek, özgüvenim yerinde. Ben bir işe sarılırsam mutlaka güzellik çıkar ortaya.

Başka hangi özelliklerinizi seviyorsunuz?

Ben saray sofrasında da otururum, gariban sofrasında da. Arkadaşlarım bu yüzden bana ‘Bukalemun’ der. Her yere, her renge, farklı kültürlere, yaşam koşullarına, insanlara çabuk adapte olurum. Bence her insan böyle olmalı.

KENDİ MODASINI YARATMIŞ BİRİYİM

Sizin müziğiniz kadar sahne kostümleriniz de çok konuşulur...

Kendiliğinden oluşan bir tarzım var. Herhangi bir modanın, trendin içinde bulunmadım. Kendi modasını yaratmış biriyim. O moda Seyyal tarzı olarak oluştu ve kişiselleşti. ‘Seyyal modası’ diye bir şey var yani.

Yeni bir albüm hazırlığı var mı?

2019’un baharı gibi olur sanırım. Bir bakarsın daha önce de olur. Hem kişisel olarak arayış içerisinde olduğum şarkılar hem de Kurtalan Ekspres’le birlikte üzerine çalıştığımız şarkılar var.

DOĞUŞTAN CESUR BİR YAPIM VAR

Sizi yakından tanıyan herkes çok cesur olduğunuzu söylüyor. Bu yanınız doğuştan mı yoksa zamanla kazanılan bir özellik mi?

Doğuştan, hayatım. Cesur bir yapım var. Aileden geliyor. Vizyon sahibi olmakla da ilgili. Hayata erken atılmış olmamın, gittiğim ülkelerin, çabalarımın doğal bir sonucu. Hepsi birleşince büyük bir vizyon katıyor insana. Dolayısıyla daha cesur oluyorsun.

Seyyal Taner markasının sırrı ne?

Samimiyet, Oya’cığım. Sahicilik, ciddiyet, işini severek yapmak ve çok çalışmak. Seyyal Taner markasını yaratmak hiç de kolay olmadı. Belki sahneye ilk çıktığım zaman görsel olarak da farklı olduğum için insanlar beni çabuk keşfetti ama marifet bunu uzun süre koruyabilmek. Ben bunu başardım.

AŞK GELİR VE GEÇER

Bir kere evlenmişsiniz. Neden yeniden denemek istemediniz?

Bilmem, olmadı. Ne yapayım? Evlilik denen müessese biraz şans işi. Zorlasan da olmaz. Zaten benim de aman aman evleneyim gibi bir niyetim olmadı hiç. Hayatımdan gayet memnunum.

Uzun yıllara dayanan bir beraberliğiniz var. Bu kadar zaman sonra aşka bakışınız değişti mi?

Valla aşk çok acayip bir şey. Kelimelerle anlatılacak bir duygu değil. Ama şu bir gerçek. Aşk gelir ve geçer. Sonrasında sana kalan daha önemli şeyler vardır.

Ne gibi mesela?

Sevgi gibi, alışkanlık gibi, özlem gibi, saygı gibi... Bunlar çaba gerektiriyor. Ben hem sanatçıyım hem de son derece normal bir ev hanımıyım icabında. Evimde normal, sıradan, makul, yemeğini, temizliğini yapan bir kadınım. Öyle savurgan veya her şeye tepeden bakan bir hayatım olmadı hiçbir zaman. Doğalım. Her şeyim doğal. Belli değil mi halimden? Yeni trendler, zayıflamalar, estetikler... Karşı değilim ama hiç bana göre değil.

Siz hiç müdahale ettirmediniz mi yüzünüze?

Hayır, hayır, hayır! Bu bilinir zaten. “Dokunulmamış bir tek Seyyal kaldı” diye espri yapar arkadaşlarım. Valla doğru galiba. Herkes istediğini yaptırabilir ama ben şu an kendimi beğeniyorum.

66 yaşındasınız. Yaşlanmaktan korkmuyor musunuz?

Ben yaşlanmak nedir, hiç bilmem. Hiç büyümediğimi düşünüyorum. Yaşlanma duygusuna prim vermedim hayatımda. Elimden geldiğince çocukça, özgürce yaşamayı seviyorum ve öyle de yaşıyorum.

Hayatta istediğiniz her şeyi yapabildiniz mi?

Şahane bir müzikholde olmayı eskiden beri çok istemişimdir. Çok yüksek performansta, canlı canlı dans ederek, her türlü teknolojinin kullanıldığı müthiş bir müzikal ortaya çıksın isterdim, olmadı. İçimde ukdedir.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.