Dr. Çetin: Uzun süren telefon konuşmaları corona virüs hastalarını olumsuz etkiliyor

Dr. Çetin: Uzun süren telefon konuşmaları corona virüs hastalarını olumsuz etkiliyor

Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çetin, uzun telefon görüşmelerinin corona virüs hastaları üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ifade etti.

06 Ocak 2021, Çarşamba 16:15 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çetin ve ekibinin 3 aylık tespiti sonrası Covid-19 tedavisi gören hastaların uzun cep telefonu görüşmesi sırasında aşırı oksijen tüketimine bağlı öksürük krizlerine girdikleri belirlendi. Bunun üzerine hastaların telefonla konuşmaları kısıtlanırken, yakınları da uyarılıyor.

Dr. Mustafa Çetin, corona virüsle mücadele kapsamında son dönemlerde alınan önlemlerle birlikte vatandaşların da kurallara uymasıyla ciddi bir rahatlama olduğunu söyledi. Başvuru sayılarının düştüğünü açıklayan Çetin, "Ölüm oranları ciddi anlamda düştü. Bunların hepsi sevindirici haberler. Aşının da yaygınlaşması çerçevesinde daha da iyi sonuçlar alınacağını düşünüyoruz” dedi.

Yaklaşık 3 aydır yaptıkları gözlemlerde hastaların iyileşme sürecini hızlandıracak tespitlere ulaştıklarını anlatan Dr. Çetin, "Hasta takiplerinde cep telefonu kullanımıyla ilgili şahit olduğumuz durumlar var. Hasta çok zor nefes alıyor olmasına rağmen 'birileriyle konuşayım, son sözlerimi söyleyeyim' düşüncesiyle ya da yakınları sağlık durumu hakkında bilgi almak için aradığında çok fazla telefonla konuşuyor. Bu durumun, hastanın sağlık durumunun daha kötü seyretmesine, oksijen ihtiyaçlarının daha çok artmasına neden olduğunu gözlemledik. Hastaların özellikle akciğer kapasiteleri düştüğü için tedavi sürecinde minimum hareket etmelerini istiyoruz. Bu süreçte telefonla konuşmak hastaya fayda sağlamıyor" diye konuştu.

Tavsiyelerde bulunuyorlar

Hastaların cep telefonu bulundurabildiğine işaret eden Çetin, "Hastalara durumu anlatıp cep telefonuyla kısıtlı sürelerde konuşma tavsiyesinde bulunuyoruz. Hastanın her telefon konuşmasının hem öksürüğü tetiklediğini hem de efor kapasitesini zorladığını belirtiyoruz. Bu şekilde hasta kısır döngüye giriyor. Hasta iyileşemiyor, oksijen oranı düşüyor, iyiye gidebilecekken öksürük krizine giren hastalarımız oluyor. Genç hastalarda da benzer durumlarla karşılaşıyoruz. Cep telefonuyla konuşmamanın genç-yaşlı ayırmaksızın hastanın iyileşme sürecini hızlandırdığını, yatış süresini kısalttığını tespit ettik" ifadelerini kullandı.

Cep telefonuyla aşırı konuşmanın kısıtlanmasının, önemsiz gibi görünse de tedavi sürecinde büyük bir fark oluşturduğunun altını çizen Dr. Çetin, "Hastaların fiziksel aktivitelerini azaltmanın yanında çok fazla iletişim kurma, kötü düşüncelerin ya da üzüntünün bildirilmesi, hastanın moral ve motivasyonunu da tamamen düşürüyor. 45- 50 yaşlarında, hiçbir hastalığı olmayan hastamız odasına girdiğinde bana ilk 'Hocam bende ölüm korkusu var' diyerek ağlamaya başlıyor. Çünkü buranın atmosferi biraz daha farklı maalesef. Bunun üzerine bir de solunum yetmezliği çeken hastaların halini düşünmemiz lazım. Hastalarımızda ölüm korkusu da oluyor. Hastada taşkınlık, gece uyuyamama bağırıp çağıran hastalarımız oldu. Yaşanmamış olayları yaşanmış gibi davranan hastalarımız oldu. Hatta yüzümüze tüküren hastalarımız bile oldu” diye konuştu.

DHA



Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Akşam Postası | 6 Ocak 2021