Dr. Şefik Gökçe suda doğum hakkında merak edilenleri anlattı

Dr. Şefik Gökçe suda doğum hakkında merak edilenleri anlattı

Son yıllarda merak edilen konular arasında suda doğum terimine sıkça rastlanmaktadır. Dr. Öğr. Üyesi Şefik Gökçe sıkça sorulan Suda doğum nereye kadar güvenlidir? ve Doğumda zaman sokaktaki gibi mi akıyor? sorularına yanıt verdi.

28 Ekim 2021, Perşembe 10:19 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Doğum eylemini yöneten fizyolojik sürecin üç genel çağdaş teorinin olduğunu belirten Gökçe bu üç teoriyi şu şekilde açıklıyor; “İlki gebeliği devam ettiren faktörlerin ortadan kalkması, ikincisi doğumu başlatan faktörlerin sentezi ve sonuncusu da ilk sinyalin fetüs kaynaklı olduğunu öne sürmesidir. Halbuki günümüz araştırmacıları her üç teoriyi içeren bir modeli desteklemektedir. Doğum eylemindeki gebeler için zaman sokaktaki gibi akmamakta ve 24 saat de yerine göre bir hafta olmaktadır. Bu zaman sadece gebe için değil dışarıda bekleyenler için de uzayıp giden bir çöle dönüşmekte ve böylelikle zaman ile gerçeklik bütün anlamını yitirmektedir. Doktorların da bütün çabası bu süreci gebe için daha kolay bir sürece dönüştürmek ve doğum için gerekli ağrı ile sancıyı daha az algılanabilir hale getirmek oluyor. Ağrı kesici bir seçenek olarak, doğumlarının birinci evresini (rahim ağzının tam açıklığa ulaşması) büyük bir su küvetinde geçirmeyi tercih etmektedirler.”

Dr. Öğr. Üyesi Şefik Gökçe 

Dr. Öğr. Üyesi Şefik Gökçe suda doğumun ülkemizde popüleritesinin daha da arttığını açıklamalarına ekliyor. Doğumda suyun kullanımın üç şekilde yapılabileceğini anlatıyor;

• Suyun bilinen rahatlatıcı etkisi hedeflenmekte ve anne doğumun tam açılma evresine kadar ihtiyaç duyduğu andan itibaren havuza girmektedir. Ancak burada doğum suyun içerisinde gerçekleşmemektedir.

• İkinci bir diğer teknik ise tamamen suyun içinde yapılan doğumdur. Yani burada anne, bebek çıkana kadar havuzda kalmaktadır. Doğum sonrası anne yine havuzda bulunmakta ve bebek de annenin kucağında yer almaktadır. 

• Üçüncü teknik ise gebenin duş alması ile sağlanmaktadır. 

Dr. Öğr. Üyesi Şefik Gökçe su kullanımı tekniklerini şu şekilde değerlendiriyor; “İkinci teknik yani suda yapılan doğum yenidoğan hasarına yönelik daha fazla kaygı barındırır. Bazı vaka raporlarında tatlı su boğulmasına yol açan aspirasyon ve enfeksiyonların olduğu bildirilmiştir. Kordon kopma riski 1000 doğumda 3’tür. ACOG (Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Derneği) halihazırda doğumun suda değil, suyun dışında yapılmasını önermektedir.”

Suda doğum ile bilinmesi gereken birçok bilgiyi paylaşan tecrübeli doktor, kimlere suda doğum önerilmediğini yanıtlıyor; “Özellikle aşırı kilolu fetüsler (4500 ve üstü), çoğul gebelikler, geçirilmiş sezaryen öyküsü, şeker ve tansiyon hastalığı olan gebelere suda doğum önerilmiyor.”

Bütün bu suda doğum sürecini Dr. Öğr. Üyesi şu şekilde özetliyor;“Çok basit bir şekilde suda doğum için sınır doğumun birinci evresine kadar yani rahim açıklığı tam olana kadar gebe suda takip edilebilir. Sonrasında yani doğumun ikinci evresi bebeğin çıkış anında gebe suyun dışına çıkarılmalıdır. Doğum da burada planlamalıdır.” 

İlandır

Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Posta Gazetesi Haydar Dümen’e sorulan yeni sorular (28 Ekim 2021)