Dul kadınlara ayda 250TL

Dul kadınlara ayda 250TL

Mardin'e giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Artuklu Üniversitesinde düzenlenen "Büyüyen Türkiye, Güçlenen Kadınlar" programına katıldı

08 Mart 2012, Perşembe 16:07 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Buradaki programının ardından Karayolları Şefliği önündeki toplu açılış törenine katılan Erdoğan, nisan ayından itibaren eşi vefat etmiş kadınlara iki ayda bir ödenecek şekilde aylık 250 lira, yani iki ayda 500 lira ödeneceğini açıkladı.

TOPLU AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Artuklu Üniversitesi’ndeki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğinden sonra Karayolları Meydanı’ndaki eğitim, sağlık, tarım, yol hizmetleriyle ilgili toplu açılış törenine katıldı ve alanda bulunan çoğunluğunu kadınların oluşturduğu 5 bin kişiye seslendi.
Başbakan’dan önce konuşan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kürtçe ve Arapça olarak "Hun hemu bi xêr hatin ser sera ser çava hatin’ (Hepiniz hoşgeldiniz başım üstüne geldiniz) diyerek yaptıkları yatırımları anlattı.

MECLİSTE 13 SAAT KONUŞAN CHP’LİYE EĞİTİM NEDİR SORSAN BİLMEZ


Başbakan Erdoğan ise, Kadınlar Günü’nü 2008’te Uşak, 2009’da Antalya, 2010’da Şanlıurfa, geçen yıl da Hatay’da kutladıklarını belirterek, bu yılda hoşgörü ve kardeşlik şehri Mardin’i seçtiklerini söyledi. Erdoğan, alandaki kadınların da günlerini kutlayarak, eşi vefat etmiş ve ihtiyaç sahibi kadınlara Nisan ayından itibaren 250 lira ödeneceğini belirterek, Mardinli ihtiyaç sahibi kadınların Sosyal Yardımlaşma ve Dayanıma Vakfı’na başvurmalarını istedi. Erdoğan, "Analarının ak sütü gibi helal olsun, bu bir iane değildir. Bunları sizin hakkınız olarak görüyoruz ve inanıyorum ki sizler de bu noktada bu milletin evlatlarının vermiş olduğu vergilerden Sosyal Dayanışma Vakfımız vasıtasıyla sizlere ulaştıracağı ayda 250 lirayı gururla alacaksınız. İkinci müjdemiz ise, dün TBMM’de görüşülmeye başlanan kanun tasarısıdır. Tabii bu kanun tasarısı ne yazık ki muhalefetin her zamanki oyunlarıyla hep engellenmeye çalışılıyor. Gururlanıyor neymiş 4+4+4 için komisyonda 13 saat konuşmuş. CHP’nin bir milletvekili eğitim nedir diye sorsan haberi yok ama 12 saat konuşma yapmış ve bununla gururlanıyor. Yahu engelleyemeyeceksiniz."

4+4+4 HESAPLAŞMA DEĞİL ALINAN HAKLARIN GERİ İADE EDİLMESİDİR


Erdoğan, komisyonun bugün, yarın çalışacağını, gerekirse Cumartesi günü de çalışacağını belirterek, şöyle dedi:

"Gerekirse pazar gene çalışacak ve bu çıkacak. Niye? Çünkü bu millet yüzde 50 ile bir yetki verdi. Verdiği bu yetki işte bunları çözün diye. Bunlar çözülecek. Şimdi birileri çıkıyor diyor yüzde 50 istediğimi yaparım anlamına gelmez diyor doğru. Biz azınlıkların hukukunu da koruruz ama çoğunluğu da, azınlığa mahkum etmeyiz. Zira kusura bakmasınlar da yüzde 50’li biz kalkıp size mahkum edecek değiliz. Zira bu 4+4+4 bugünün işi değil yılların işi. Efendim 40 yıl öncesinin hesaplaşmasıdır. Biz hesaplaşmanın çabasında değiliz. Alınan hakların geri iade edilmesidir bu. Bunu farklı yerlere çekmenin anlamı da yok. Geçen Salı günü meclistede söyledim. Tekrar üzerinde durmaya gerek yok. Bunun için ne anneler ağladı, ne kızlarımız kapılardan geri döndürüldü. Şimdi işte bu haklar iade ediliyor. Yapılan budur. Bunu nerede konuşuyorum. Hoşgörünün, medeniyetin, kardeşliğin beşiğinde konuşuyorum. Ama Türkiye genelinde şu iyi bilinmelidir. Türkiye genelinde artık şiddete uğramış ya da şiddete uğrama ihtimali bulunan hanım kardeşlerimizi, çocuklarımızı çok sıkı bir koruma altına alıyoruz. Şiddet mağduru olanların barınma ihtiyaçlarını, ekonomik ihiyaçlarını, sosyal güvencesi yok ise sağlık giderlerini devlet karşılayacak dedik karşılıyoruz. Bundan sonra çok daha farklı bir şekilde karşılamaya devam edeceğiz. Kadın sığıntımı da, sığıntı olacak bunun ismini değiştireceğiz dedik. Ne olacak Kadın Konuk evi olacak. Kadınımıza değer vermek ta bu levhalardan başlıyor. Buradan başlatacağız. Bu yeni düzenlemelerin aziz milletimize özelliklede hanım kardeşlerimize hayırlı olsun"

Erdoğan, kadınlar üzerinden değil kadınlar için siyaset ürettiklerini, kadınlar adına değil, kadınlarla birlikte özem ürettiklerini belirtti. Sim vermeden CHP’yi eleştiren Erdoğan, şöyle dedi:

İKNA ODALARININ MUCİTLERİNİ MİLLETVEKİLİ YAPTILAR

"9 yıl boyunca bütün alanlarda her alanda önce kadın çocuk dedik. Çünkü kadınlar huzurlu olursa aile huzurlu olur dedik. Aile huzurlu olursa, toplum huzurlu olur, ülke huzurlu olur. Annelerin hayır duası makbuldur dedik. Biz kendi annelerimizin olduğu kadar Türkiye’nin, Trakya’nın, Anadolu’nun tüm analarının hayır dualarını almanın gayreti içinde olduk. Biz göstermelik düzenlemeler değil, kalıcı kapsayıcı çözümler ürettik. İşte bir kaç hafta önce bir siyasi partinin ilçe başkanlığında,o partinin üyesi olan o ilçe başkanlığının üyesi olan kadınlar tartaklandı, şiddete maruz kaldı. Gazetelerde okudunuz herhalde. TBMM’de bir kadın gazeteci o siyasi partinin gençlik kolları başkanı tarafından şiddete maruz bırakıldı. Seçimden öncesinde aynı şekilde seçim otobüslerinde kadınlara şiddet uygulandı. Ama bunlar asıl şiddeti üniversite kapılarındaki kız çocuklarına uyguladılar. Başörtülü kız çocuklarını üniversite kapılarından döndürdüler. Kurdukları ikna odalarında kız çocuklarına işkence uyguladılar. Nice kız çocuğumuzu üniversiteyi bırakmak eğitimi yarıda bırakmak yurt dışında çare aramak zorunda bıraktılar. İkna odalarının mucitlerini kendi partilerinden milletvekili yaptılar"

ANNELERİ TERÖRİST DEVRİŞMEK İÇİN ARAÇ GÖRÜRLER


Başbakan Erdoğan, BDP’yi kastederek, "Bir başka siyasi parti terör örgütünün gölgesinde siyaset" yapıyor" dede ve şöyle konuştu:

"Kadın hakları, insan haklarıyla ilgili süslü nutuk atarken, terör örgütünün cinayetleri karşısında tek kelime söz söyleyemedi. Bingöl’de 3 çocuğunu korumak için canlı bombanın üzerine kapanan merhum Hatice Belgin kardeşimiz için tek kelime kınama, tek kelime eleştiri yapmadılar, yapamadılar. Batman’da karnındaki bebekle birlikte şehit edilen Mizgin Doruk kardeşimiz için tek kelime edemediler. Siirt’te bir aracın içinde yüzlerce mermiyle öldürülen 4 tane hanım kardeşimiz için seslerini çıkaramadılar. İstanbul’da bir belediye otobüsünde molotofla yakılarak katledilen Serap kızımız için, Diyarbakır’da bir mağarada günlerce işkence görüp 4 kadın terörist için ağızlarını bile açamadılar. Çünkü bunlar sadece istismar siyaseti yaparlar, kadınları sadece oy deposu olarak görürler, anneleri sadece kendilerine terörist devrişmek için araç olarak görürler. Kadınların yoksulluğunu, gözyaşını, çaresizliğini bir istismar vesilesi olarak görür. İşte biz bu istismar siyasetine acılara son vermenin mücadelesi içindeyiz. Bu ülkenin her neresinde olursa olsun acıları, sızılarını dindirmenin mücadelesini veriyoruz. Dün de açıkladım. Bu uğurda ne gerekiyorsa onu yapacağız. Bu ülkede terörün, terörün yol açtığı, istismar ettiği yine terörün yolaçtığı yoksulluğun ve acılarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Milli birlik ve kardeşlik projesini samimiyetle sürdüreceğiz."

ULUDERE’Yİ İSTİSMAR EDEN VAMPİRLERE İZİN VERMEYİZ

"Bizim aramızda Türklük, Kürtlük, Lazlık, Çerkezlik, abazalık şu bu olmayacak" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz birbirimizi yaradılanı severiz yaradandan ötürü anlayışıyla seveceğiz. Birbirimize böyle bakacağız. Kimseye yaradılıştan suçlu olarak doğamaz. Kimse hangi etnik unsura, hangi etnik yapıda doğacağını bilebilir mi? Bilemez. Kimisi Türk olur, Kürt olur, Alman olur, vesaire beyazdan siyahtan olur, her şey olabilir. Ama biz insanları ayıramayız. Dışlayamayız. Onun için bizim değerlerimizin içinde dışlama, ayrımcılık yok. Sadece insanı insan olarak saygıla karşılamak ve sevmek var. Biz buyuz. Salı günü eşim, kızım, Başbakan Yardımcımız, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız, Uludere’ye gittiler. Uludere’de acılı ailelerle kucaklaştılar, dertleştiler. Uludere’nin acısı baştan beri söyledim bizim acımızdır. Uludere’de kaybedilen canlar bizim canlarımızdır. Biz bu meseleyi askeri ve sivil yargı sonuna kadar takip ediyoruz. Bu meselenin istismar edilmesine, siyasi bir malzeme olarak istismar edilmesine, siyasi vampirler tarafından fırsat gibi görülmesine müsaade etmiyeceğiz. Biz ölenlerin üzerinden, ölenlerin etnik kimliğine yaptıkları işe mezheplerine bakmayız. Bu ülkenin her bir vatandaşı bizim nazarımızda birdir, birinci sınıf vatandaştır. 75 milyonun bizim samimiyetimizden emin olmasını istiyorum. Mardinli kardeşlerimizin bizim samimiyetimizden emin olmasını diliyorum. Bizler birbirimize inanırsak güvenirsek bizim aşamayacağım hiç bir engel yok."

ÇOCUKLARINIZ DAĞA GİTMESİNE ENGEL OLUN

Erdoğan, 9 yılda çok önemli işler başardıklarını, önemli adım attıklarını belirterek, aynı kararlılıkla devam edeceklerini söyledi. Erdoğan, şöyle dedi:
"Bölgenin sorunlarını, vatandaşlarımın sorunlarını ister Zaza, Türk, Kürt olsun hepsinin sorunlarını çözdük, çözüyoruz. Buradan Mardinli annelere babalara sesleniyorum. Ne olur artık çocuklarımıza sahip çıkalım. Artık çocukların 13 yaşında 14 yaşında dağa çıkarılmasına, istismar edilmesine, birer kardeş katili haline getirilmesine karşı çıkalım. İşte bakın şu Mardin’e biz bir Artuklu Üniversitesi kurduk. Mardin’in ilim medeniyet merkezi. Ama bunca zamandır Mardin’e bir üniversite bile kazandıramadılar. Biz geldik Mardin’e Artuklu Üniversitesini kurduk. Şu anda 3200 öğrencisi, 200 akademik kadrosuyla Artuklu Üniversitesi bölgenin yıldızı parlayan bir üniversitesi haline geldi. İslam Bilimleri ve Dünya Dilleri Bölümü olan fakülteyi Mardin’e kazandırdık. Yaşayan Diller Enstitüsünü kurduk. Mardin’in bereketli topraklarının verimin dahada arttıracak Ziraat yüksek okulunu kurduk. Bugün 20 öğrenci ile eğitime başlayan Kürt Dili ve Edebiyatı Akademsi’ni kurduk. Ayrıca bir Mimarlık Fakültesi kurduk. Çünkü Mardin’in taşçılığı çok önemliydi ve bu kayboluyordu. Onun için bu harika işçiliği kazanmamız yeni sanatkarlar yetiştirmemiz gerekiyordu. Annelere babalara sesleniyorum. Çocuklarınızın dağa gitmesine engel olun. Bu okulları bu üniversite yuvalarını çocuklarımız için bir fırsata dönüştürelim. Çocuklarımızın 13-14 yaşında dağda katledilmesine seyirci kalmayalım. Kardeşlerimiz meslek okullarını kuruyoruz. Ağırlığı daha çok meslek okullarına vereceğiz. Meselenin çözümü için ne gerekiyorsa yapacağız. Sizinde daha güçlü şekilde destek vermenizi istiyoruz. İnşallah artık meslek okullarının önündeki engelde kalktı ve oralardan mezun olan kardeşlerimiz istedikleri okullara gidebilecekler."

’MARDİN’DE BÜYÜKŞEHİR OLUYOR’


Erdoğan, bugün Mardin’de toplam 143 trilyon bedelle yaptıkları 38 hizmeti toplu olarak açtıklarını belirterek, "Tüm bu yatırımların Mardinimize hayırlı olmasını diliyorum 750 bini nüfusu geçen şehirlerimizin büyükşehir statüsüne kavuştuğunu biliyordunuz ve 2011 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre Mardin 764 bin 33 kişilik nüfusuyla büyükşehir olma hakkını elde etti. Şimdi Mardin’in mülki sınırları büyükşehir sınırları oldu. 2014 yerel seçimlerine Mardin bu satatüyle girecek ve şimdiden büyükşehir hayırlı olsun diyorum. Önemli bir şey daha var, havaalanı pistini büyütme sözü vermiştik ve bu sözümüzü tuttuk 6 ay sonra Mardin Havaalanı artık havaalanı değil Havalimanı olacak ve uluslararası uçuşlara hazır hale gelecek. Bizden önce gelenlerin ne yaptıkları belli, bizim yaptıklarımız belli" dedi.

Başbakan ve beraberindekiler daha sonra toplu açılışları yapıp Valiliği’ne geçti.

KIZ ÖĞRENCİYE ATKISINI VERDİ

Mardin’de toplu açılış töreninden sonra valiliği ziyaret eden Başbakan Erdoğan ve yanındakiler, burada yaklaşık 1.5 saat kaldı. Valilik çıkışında lise son sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Sedef Çiçek, "Sayın Başbakanım" diye bağırınca, Başbakan korumalarından genç kızı yanına getirmelerini istedi. Başbakan Erdoğan, bir süre sohbet ettiği Çiçek’e boyunundaki atkısını çıkararak hediye etti.

Atkıyı alınca çok mutlu olduğunu söyleyen Sedef Çiçek, "Başbakan’ı çok seviyorum. Geçen gelişinde atkısını almak istemiştim ancak, kısmet olmamıştı, şimdi aldım. Bu atkıyı kullanmayacağım. Halen Başbakan’ın kokusu geliyor. Bunu saklayacağım" dedi.
Başbakan Erdoğan, başbakanlık otobüsüyle Ankara’ya gitmek üzere havaalanına hareket etti.


DHA


 

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’dan İsrail’in Mescid-i Aksa baskınına tepki