Dünya Sağlık Örgütü koronavirüs aşısı etkinliklerini açıkladı

COVID-19 aşılarının güvenli, etkili ve hayat kurtarıcı olduğunun kanıtlandığını belirten Dünya Sağlık Örgütü aşılamanın salgının seyri için önemini belirtiyor. Ayrıca, aşılar sayesinde insanların virüsü başkalarına bulaştırmasını hangi oranda önleyebilecekleri bilinmemekle birlikte bulaştırmayı kesinlikle azımsanmayacak oranda azalttığı kabul ediliyor. Bu nedenle, aşı olmanın yanı sıra, salgınla mücadele için diğer önlemlerin alınmaya devam edilmesi öneriliyor. İşte aşı etkinliklerinin seyri...

19 Ekim 2021, Salı 11:47 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dünya Sağlık Örgütü (WHO | World Health Organization), yakın zamanda aşı geliştirme ve dağıtımına ilişkin seri halinde devam eden bilgilendirici içerikler yayınlıyor. Son yayınlanan içerikte yer alan aşıların nasıl etki gösterdiği, güvenilirliği ve uygulamalara ilişkin paylaşılan güncel bilgilere birlikte göz atalım...

Aşıların etkinliğinin saptanması

Aşıların etkinliğinin saptanması

  • Dünya Sağlık Örgütü (WHO | World Health Organization) tarafından acil kullanım listesi için onaylanan tüm COVID-19 aşıları, kalitelerini, güvenliklerini ve etkinliklerini test etmek için randomize klinik deneylerden geçiyor.
  • Aşıların onaylanabilmesi için etkinlik oranının %50 ve üzerinde olması gerekiyor.
  • Bu onaydan sonra, devam eden güvenlik ve etkinlik açısından izlenmeye devam ediliyor.
  • Bir aşının etkinliği, kontrollü bir klinik deney ile saptanıyor ve plasebo alan kaç kişinin aynı sonucu geliştirdiğine kıyasla, aşılanan kaç kişinin "aynı sonucu" (genellikle hastalık) geliştirdiğine dayanıyor.


  • Çalışma tamamlandıktan sonra, deneklerin aşı alıp almadığına bağlı olarak göreceli hastalanma riskini hesaplamak için her gruptaki hasta insan sayısı karşılaştırılıyor. Böylece aşının etkinliği elde ediliyor. Başka bir deyişle, aşının hastalanma riskini ne kadar azalttığının bir ölçüsü. 
  • Bir aşının etkinliği yüksekse, aşıyı alan gruptaki plasebo verilen gruptan çok daha az insanın hastalanması bekleniyor. Örneğin, etkinliği kanıtlanmış %80'lik bir aşı düşünelim. Bu, klinik deneydeki kişilerden aşı alanların, plasebo alan gruba göre hastalık geliştirme riskinin %80 daha düşük olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla, aşılanmış gruptaki hasta vakaların sayısı ile plasebo grubu karşılaştırılarak hesaplanıyor.
Aşının %80'lik etkinliği, aşılanan grubun %20'sinin hastalanacağı anlamına da gelmiyor.

Çift doz aşılarda, tek doz yeterli koruma sağlamıyor, ikinci dozun olunması gerekiyor

Çift doz aşılarda, tek doz yeterli koruma sağlamıyor, ikinci dozun olunması gerekiyor

  • Aşılar güçlü koruma sağlayabiliyor, ancak bu koruma için belirli bir zaman dilimine ihtiyaç var. Öncelikle tam bağışıklık oluşturmak için gerekli tüm aşı dozları uygulanmış olmalı.
  • Örnek vermek gerekirse iki doz aşılar için, aşılar ilk dozdan sonra sadece kısmi koruma sağlıyor ve ikinci doz bu korumayı arttırıyor.
  • Tek dozluk bir aşı için ise, aşılandıktan birkaç hafta sonra COVID-19'a karşı maksimum bağışıklık oluşması bekleniyor.

Koronavirüs aşısı olsanız da önlem almaya devam etmeniz gerekiyor

Koronavirüs aşısı olsanız da önlem almaya devam etmeniz gerekiyor

  • Aşılar çoğu bireyin COVID-19'a yakalanmasını önleyebiliyor ancak herkes için bu durum geçerli değil. Önerilen tüm dozları aldıktan ve bağışıklığın oluşması için birkaç hafta bekledikten sonra bile enfekte olunabiliyor.
  • Aşılar tam (%100) koruma sağlamaz, bu nedenle salgına karşı koruyucu tedbirlere dikkat edilmesi önem taşıyor.
  • Aşı yapıldıktan sonra, sosyal mesafe, maske takma, odaların iyi havalandırılması, kalabalıklardan kaçınma, el temizliği gibi basit önlemleri almaya devam etmek gerekiyor.
  • Aşılı bireyler COVID-19 ile enfekte olsa da daha hafif semptomlar ile hastalığı geçirmeleri bekleniyor.
  • Genel olarak aşı olan birinin hastalığı ciddi boyutlarda geçirmesi veya ölmesi ihtimali ise oldukça düşüktür. 

Bu haber ilginizi çekebilir: Aşı karşıtlarının en gözde tezi bilimsel olarak çürütüldü!

Halk sağlığı önlemlerinin alınmaması ve aşılanmama nedeniyle vakaların artması daha tehlikeli varyantların oluşmasına zemin hazırlıyor

Halk sağlığı önlemlerinin alınmaması ve aşılanmama nedeniyle vakaların artması daha tehlikeli varyantların oluşmasına zemin hazırlıyor

  • Vakalar arttığında ve bulaşma hız kazandığında, daha kolay yayılabilen veya daha ciddi hastalıklara neden olabilen yeni tehlikeli ve daha bulaşıcı varyantların ortaya çıkması daha olasıdır.
  • Şimdiye kadar var olan bilgilere dayanarak aşıların özellikle hastalığın ciddi seyri, hastaneye yatış ve COVID-19’a bağlı ölümlerin önlenmesinde mevcut varyantlara karşı etkili olduğu söylenebiliyor.
  • Aşılar, neden oldukları geniş bağışıklık tepkisi nedeniyle varyantlara karşı etkili olmaya devam ediyor, bu da virüs değişikliklerinin veya mutasyonlarının aşıları tamamen etkisiz hale getirmesinin olası olmadığı anlamına geliyor.
  • Dünya Sağlık Örgütü, yeni varyantlara karşı korunmanın en iyi yollarından birinin halk sağlığı önlemlerini uygulamaya devam etmek ve aşılanmak olduğunu vurguluyor.  


Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Meme kanseri için düzenli kontrole gitmeyenler, dikkat! Bu belirtiler kanser işareti...