Dünya4 bin yıllık sır çözüldü! Gılgamış aslında yaşadı mı? Kralları uykusuz bırakan ‘karanlık korkuları’ ortaya çıktı

4 bin yıllık sır çözüldü! Gılgamış aslında yaşadı mı? Kralları uykusuz bırakan ‘karanlık korkuları’ ortaya çıktı

4 bin yıllık sır çözüldü! Gılgamış aslında yaşadı mı? Kralları uykusuz bırakan ‘karanlık korkuları’ ortaya çıktı

Danimarka Ulusal Müzesi'nin tozlu raflarında bir asırdır bekleyen çivi yazılı tabletler nihayet konuştu... Tarihin en büyük efsanesi Gılgamış’ın gerçek hayattaki izine ulaşıldı. Ancak keşif bununla da sınırlı değil, koca imparatorlukları yöneten kralların gece yarısı el ayak çekilince hangi ‘karanlık güçlerden’ korktuğu ve kendilerini korumak için yaptıkları gizemli ritüeller ilk kez gün yüzüne çıktı.

Danimarka Ulusal Müzesi yüzyılı aşkın bir süredir Orta Doğu'nun en eski medeniyetlerine ait çivi yazılı tabletlerden oluşan dikkat çekici bir koleksiyonu muhafaza ediyordu. Birçoğu 4.000 yaşından büyük olan ve çoktan unutulmuş dillerde yazılan bu eserler, onlarca yıl boyunca neredeyse hiç ellenmeden bekledi. Ancak araştırmacılar artık bu metinleri deşifre ederek, büyü ritüellerinden kraliyet kayıtlarına ve günlük idari notlara kadar uzanan geniş bir içeriği ortaya çıkardılar.

Haberin Devamı

SARAYLARI TİTRETEN GİZEM: KRALLARIN EN BÜYÜK KORKUSU

Science Daily'de yer alan habere göre, tabletlerin deşifre edilen en çarpıcı kısımlarından biri, tarihe "kralların korkusu" olarak geçecek olan karanlık detaylar oldu. Devasa ordulara hükmeden Asur krallarının, aslında görünmeyen düşmanlar ve spiritüel tehditler karşısında büyük bir acziyet içinde oldukları anlaşıldı.

Özellikle Suriye’nin Hama şehrindeki bir tapınak kütüphanesinde bulunan 3.000 yıllık metinler, kraliyet otoritesini korumak için yapılan "cadılık karşıtı" ritüelleri belgeliyor. Siyasi istikrarsızlık ve uğursuzluk gibi talihsizlikleri savuşturmak için düzenlenen bu törenler, bütün bir gece sürüyordu. Bir egzorsist (büyücü/rahip) tılsımlı dualar okurken, kralı temsil eden kilden veya balmumundan yapılmış küçük figürler yakılarak "kötü kaderin" engellenmesi amaçlanıyordu. Bu metinlerin imparatorluk merkezinden bu kadar uzakta bulunması, "korkunun" Mezopotamya’nın her köşesine yayıldığını gösteriyor.

Haberin Devamı

4 bin yıllık sır çözüldü Gılgamış aslında yaşadı mı Kralları uykusuz bırakan ‘karanlık korkuları’ ortaya çıktı

GILGAMIŞ GERÇEKTEN YAŞADI MI?

Keşfin bir diğer ayağı ise dünya edebiyat tarihinin en büyük efsanelerinden birine ışık tutuyor. Müze koleksiyonunda bulunan ve eğitim amaçlı kullanıldığı düşünülen bir 'krallar listesi' tarih dünyasında bomba etkisi yarattı.

İzini Nuh Tufanı’ndan önceki efsanevi zamanlara kadar süren bu liste, MÖ 3. binyıl sonlarındaki hükümdarları kaydediyor. Bu listenin en can alıcı noktası ise Gılgamış Destanı’ndan tanıdığımız efsanevi kral Gılgamış’ın ismini içermesi. Asurolog Troels Pank Arbøll, 'Bu durum, Gılgamış’ın aslında gerçekten yaşamış olabileceğine dair elimizdeki nadir kanıtlardan biri. Danimarka’da böyle bir kopyanın olduğundan habersizdik' diyerek keşfin heyecanını dile getirdi.

4 BİN YILLIK MAKBUZ

Antik Mezopotamya sadece efsanelerden ve büyülerden ibaret değildi. Bu toplumlar aynı zamanda son derece gelişmiş bir bürokrasiye sahipti. Tell Shemshara kazılarından gelen ve MÖ 1800 civarına tarihlenen tabletler, yerel liderler ile Asur kralları arasındaki yazışmaları, personel listelerini ve mali hesapları barındırıyor.

Haberin Devamı

Bu devasa kayıt sistemi içinde karşımıza çıkan en şaşırtıcı belge ise eski bir bira makbuzu oldu. Günlük idari notlar arasından çıkan bu adisyon, binlerce yıl önce de karmaşık şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası olan ticaretin ve sosyal yaşamın ne kadar organize olduğunu kanıtlıyor. Arbøll’un da belirttiği gibi, inşa edilen bu ileri toplumlarda her şeyin kaydını tutma ihtiyacı, en sıradan harcamaların bile binlerce yıl sonrasına taşınmasını sağladı.