13 yaşında ayrılık zirvede bir başarı

Eğitim yolculuğu bazen kitaplar ve sınavlarla değil, henüz çocuk yaşta verilen kararlarla şekillenir. Van’da yaşayan Kırgız Türkü 17 yaşındaki Çınar Yürekli’nin hikayesi, tam da bu türden bir cesaret örneği. Henüz 13 yaşındayken hayalleri için ailesinden ayrılıp Kocaeli’ne uzanan bir eğitim yolculuğuna çıkan Çınar, bugün Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tam burslu kazanmanın ve TEV Üstün Başarı Bursiyeri olmanın haklı gururunu yaşıyor.
SEVİM BÜYÜKTAŞ DEMİR
AİLEDEN UZAKTA AZİM YOLCULUĞU
Çınar için Van’dan ayrıldığı o gün, sadece bir şehir değişikliği değil, kendi ayakları üzerinde durmayı öğreneceği bir hayat okulunun başlangıcıydı. Yücel Boru Fen Lisesi’ne başladığında her sorununu ailesiyle paylaşan o küçük kız çocuğu, zamanla fiziksel mesafelerin getirdiği zorluklarla mücadele etmeyi öğrendi. Özellikle sınav senesinde yaşadığı moral bozukluklarında ailesinin yanında olmamasının verdiği burukluğu, kendi iç disiplini ve hedeflerine olan bağlılığıyla aştı.
ÇINAR’IN BAŞARI DENKLEMİ
Çınar’a göre başarı, sadece doğuştan gelen bir yetenek değil; zekâ, disiplin ve cesaretin birleşimi. Ancak o, bu denklemde en çok disipline inanıyor. “Sizi her gün o masanın başına yeniden oturtan güç disiplindir” diyen Çınar, çalışma yönteminde de ‘mücadele etmeyi’ esas almış. Çözemediği bir sorunun video çözümünü hemen izlemek yerine, ertesi gün tekrar deneyecek kadar sabır göstererek yorum kabiliyetini geliştirmiş. Bu azim, onu Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne taşıyan kapıyı aralamış.
SESSİZLERİN SESİ OLMA HAYALİ
Hukuk fakültesini seçmesinin arkasında ise derin bir toplumsal farkındalık yatıyor. Çocukluğu Türkiye’nin farklı bölgelerinde geçen Çınar, çevresinde haklarını savunmakta zorlanan, haksızlıklar karşısında sessiz kalan insanları gözlemledikçe içinde güçlü bir adalet duygusu büyütmüş. Özellikle kadınların ve çocukların sesi olmayı kendine misyon edinen Çınar, üniversite yıllarında hukuk eğitimini ekonomi ile taçlandırmayı planlıyor. Hedefi ise net: Uluslararası ticaret hukukunda uzmanlaşmak ve uzun vadede bir savcı olarak adaletin tecellisine katkı sunmak.

GENÇLERE UMUT MESAJI
Binlerce aday arasından seçildiği Türk Eğitim Vakfı (TEV) Üstün Başarı Bursu, Çınar için sadece maddi bir destekten ibaret değil. Vakfın sunduğu mentorluk, dil eğitimi ve staj fırsatları, onun profesyonel vizyonuna şimdiden yön veriyor. Bu köklü kurumun bir parçası olmanın verdiği güvenle, kendisi gibi hayalleri olan ama umutsuzluğa kapılan gençlere şu sözlerle sesleniyor: “Geriye dönüp baktığımda benim de karamsar hissettiğim çok zaman oldu. Ama ailemin desteği ve azimle ilerlemek her şeyi değiştirdi. Ben başarabildiysem herkes başarabilir. Yeter ki kendinize inanın ve vazgeçmeyin.”
GELECEĞİN LİDERLERİNE BÜYÜK DESTEK
Türk Eğitim Vakfı’nın 2007 yılından bu yana sürdürdüğü Üstün Başarı Bursu, akademik başarının yanı sıra liderlik potansiyeli ve toplumsal sorumluluk bilinciyle öne çıkan gençlere önemli bir destek sunuyor. Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) SAY, SÖZ veya EA puan türlerinde ilk 5 bin içerisinde yer alarak üniversiteye yerleşen hazırlık, 1’inci ve 2’nci sınıf öğrencileri bu burs için başvurabiliyor. Bursiyerlere aylık 11 bin 600 TL destek sağlanırken, program gençlerin akademik ve kişisel gelişimlerini destekleyen önemli fırsatlar da sunuyor. 2008 yılından itibaren hayata geçirilen Üstün Başarı Sanat Bursu ise konservatuvar ve güzel sanatlar fakültelerinde müzik, görsel ve performans sanatları alanlarında eğitim gören yetenekli öğrencileri kapsıyor.
9-12 YAŞTA ‘OKUMA DİRENCİ’ ARTIYOR
Fantastik romanlarıyla genç okurlara ulaşan yazar ve eğitmen Damla Kunç Koçman, son yıllarda 9-12 yaş grubundaki çocuklarda ‘okuma direncinin’ giderek arttığını söyledi. Koçman’a göre, artan ekran süreleri ve yoğun günlük programlar, çocukların dikkat dünyasında kitabın yerini daraltıyor. TÜİK verilerine göre, 11-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 33,4’ü günde 2-3 saatini akıllı telefonla geçirirken, yüzde 9,8’i ise günde 6 saatten fazla ekran başında kalıyor. Koçman, sorunun çocukların okumayı sevmemesi değil, okumaya zihinsel alan bulamaması olduğunu vurguladı. Uzmanlara göre, 9-12 yaş dönemi, kalıcı okuma alışkanlığının şekillendiği kritik bir süreç. Koçman, ebeveynlerin çocuklara model olmasının bu süreçte belirleyici olduğunu belirtti. “Okuma alışkanlığı talimatla değil, ilişkiyle gelişir” dedi.





