Eğitim - Kariyer450 öğrenciye 1 rehber! Bu yük nasıl hafifler?

450 öğrenciye 1 rehber! Bu yük nasıl hafifler?

450 öğrenciye 1 rehber! Bu yük nasıl hafifler?

Erken çocukluk döneminde değerler eğitimi ve ‘iyi insan yetiştirme’ hedefi, Bahçeşehir Koleji’nin düzenlediği sempozyumda en çok öne çıkan başlıklardan biriydi. Ancak yapılan değerlendirmeler, bu hedefin yalnızca söylemle değil, güçlü bir rehberlik sistemiyle mümkün olabileceğini de ortaya koydu. Nitekim devlet okullarında 450 öğrenciye bir rehber öğretmen düşmesi, sahadaki en kritik sorunlardan biri olarak dikkat çekti. Artan sorumluluklar ve büyüyen ihtiyaçlar, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesini kaçınılmaz hale getiriyor.

SEVİM BÜYÜKTAŞ DEMİR / POSTA

Haberin Devamı

Erken çocukluk dönemi… Eğitimin belki de en kritik, en belirleyici evresi. Geçtiğimiz günlerde Bahçeşehir Koleji’nin düzenlediği ‘Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu’nda bu gerçeği bir kez daha net biçimde gördüm. Alanında güçlü isimlerin bir araya geldiği sempozyumda yapılan konuşmalar, sadece eğitim sistemine değil, aslında hepimize önemli sorumluluklar yüklüyor. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel’in sözleri bu anlamda oldukça çarpıcıydı. Taşel, eğitimin merkezine akademik başarıyı değil, ‘iyi insan yetiştirme’ hedefini koyuyor. Ve açık bir tespitte bulunuyor: “Dünyanın en zor işi fizik, kimya, biyoloji öğretmek değildir. Asıl zor olan, çocuklara doğru zamanda doğru şekilde etik değerleri kazandırmaktır.”

Haberin Devamı

EĞİTİMDE ORTAK SORUMLULUK

Çocuklara etik değerlerin kazandırılmasında okul öncesi eğitimin son derece önemli olduğuna değinen Taşel, “İyi insan yetiştirmek yalnızca okulun sorumluluğu değil. Okul, aile ve toplumun tüm kesimleri birlikte hareket etmeden bu hedefe ulaşamayız. Okul öncesi eğitimin zorunlu olması için çalışmalarımız sürüyor“ dedi. Taşel’in belki de en dikkat çekici vurgusu rehberlik hizmetleri üzerineydi. Devlet okullarında 450 öğrenciye bir rehber öğretmen düştüğünü hatırlatan Taşel, daha nitelikli ve etkin destek için bu yükün azaltılması gerektiğini söyledi. Okul öncesi eğitimdeki tabloyu da değerlendiren Taşel, Türkiye’de önemli ilerleme sağlandığını ancak yüzde 15’lik bir kesimin hâlâ sistem dışında olduğunu belirtti. Hedefin, bu oranı yüzde 100’e yaklaştırmak olduğunu ifade etti.

450 öğrenciye 1 rehber Bu yük nasıl hafifler

OKUL DIŞINDAKİ ÖĞRETMEN: ESNAF

Sempozyumda dikkat çeken bir diğer önemli tespit ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Bayram Özer’den geldi. Eğitimöğretim süreçlerinin okulda yürütüldüğünü ancak çocukların tek yaşam alanının okul olmadığını belirten Prof. Dr. Özer, gerçek hayatın da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Prof. Dr. Özer, çocukların okulda öğrendiklerini dış dünyada gözlemledikleri davranışlarla şekillendirdiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Okulda trafik kuralları öğretiliyor ancak bu kurallara uymayan bir yetişkinle karşılaşan çocuk, çoğu zaman gördüğünü örnek alıyor.” 

Haberin Devamı

HER DÜKKÂN BİR SINIF

Bu nedenle okulların kendi bölgelerindeki esnafla işbirliği yapmasının önemli olduğunu belirten Özer, okul servis sürücüsünden kırtasiyeciye, büfeden mahalledeki diğer işletmelere kadar herkesin çocuklar için birer rol model olduğunu vurguladı. Bu çevrelerin çocuklara doğru davranışları yansıtmasının önemine dikkat çeken Özer, “Servis sürücüsü kurallara uymalı, kırtasiyeci müşterisine nazik davranmalı. Çünkü çocuklar davranışları gözlemleyerek öğrenir” dedi.

450 öğrenciye 1 rehber Bu yük nasıl hafifler

ÜNİVERSİTEDE ZİRVE ALMANYA’NIN

Educaİstanbul Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Genel Koordinatörü Remzi Kalafat’ın verdiği bilgilere göre, 2025/26 kış döneminde Almanya’daki üniversitelerde öğrenim gören uluslararası öğrenci sayısı 420 bine ulaşarak tarihi zirveye çıktı. Almanya’yı cazip kılan başlıca unsurlar arasında devlet üniversitelerinde harçsız ya da düşük maliyetli eğitim, aylık ortalama 930 Euro seviyesindeki görece erişilebilir yaşam maliyeti ve mezuniyet sonrası 18 aya kadar iş arama hakkı öne çıkıyor. Tercih edilen alanlarda mühendislik ve teknik bölümler açık ara ilk sırada yer alırken, ekonomi, hukuk ve sosyal bilimler de yoğun ilgi görüyor. Türkiye ise yaklaşık 20 bin öğrenciyle Almanya’daki uluslararası öğrenciler arasında ilk 5 ülke içinde bulunuyor. Son dönemde vize süreçlerinin hızlandırılması, çalışma saatlerinin artırılması ve mezuniyet sonrası kalış haklarının genişletilmesi de Almanya’yı yalnızca eğitim için değil, uzun vadeli kariyer planları için de cazip hale getiriyor.

Haberin Devamı

450 öğrenciye 1 rehber Bu yük nasıl hafifler