Eğitim - KariyerDiyarbakır'a kadın dokunuşu! Bir eli tarihte bir eli mutfakta

Diyarbakır'a kadın dokunuşu! Bir eli tarihte bir eli mutfakta

Diyarbakır'a kadın dokunuşu! Bir eli tarihte bir eli mutfakta

Türk Eğitim Derneği’nin davetiyle geçen hafta gittiğim Diyarbakır’da, her köşede kadın emeğinin izlerine rastladım. Kimi toprağın binlerce yıllık sırlarını gün yüzüne çıkarıyor, kimi yöresel lezzetleri ekonomik değere dönüştürüyor, kimi de aldığı eğitimle hayatını yeniden kuruyordu.

SEVİM BÜYÜKTAŞ DEMİR

Haberin Devamı

sevim.demir@posta.com.tr

Bu yolculuğun ilk durağı, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hayata geçirilen Gastro İnovasyon Merkezi oldu. 156 yıllık tarihi bir binanın yeniden işlevlendirilmesiyle kurulan merkez, bugün kadınların üretim yaptığı, eğitim aldığı ve gelir elde ettiği önemli bir dayanışma alanı. Merkez bünyesinde faaliyet gösteren Key Ma Kadın Girişimi ve Üretimi Kooperatifi; kadın emeğini, yerel üretimi ve geleneksel mutfak kültürünü aynı çatı altında buluşturuyor.

Diyarbakıra kadın dokunuşu Bir eli tarihte bir eli mutfakta

KADINLARIN EMEĞİ KEY MA’DA

İki yıl önce kurulan ve Kürtçede ‘bizim evimiz’ anlamına gelen Key Ma, kadınların görünmeyen emeğini görünür kılmayı ve emeklerinin hak ettiği değeri bulmasını amaçlıyor. Kooperatifin Yönetim Kurulu Başkanı Meryem Özdemir Ok, çalışmaların temelinde kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamak olduğunu anlatıyor. Yedi kadın kooperatifini aynı çatı altında topladıklarını belirten Ok, bugün dokuz kadının tam zamanlı çalıştığını, dönemsel üretimlerde ise yaklaşık 30 kadınla işbirliği yaptıklarını söylüyor. Diyarbakır’ın ilçelerini tek tek dolaşarak geleneksel tarifleri kayıt altına aldıklarını anlatan Ok, “Tamamıyla kadınlarla çalıştık. Yaklaşık 350 yöresel ürüne ait tarife ulaştık” diyor.

Haberin Devamı

MEB’DEN ONAYLI EĞİTİM

Merkezin en dikkat çekici yönlerinden biri ise eğitim boyutu. Kadınlar burada sadece üretim yapmıyor, aynı zamanda mesleki eğitim de alıyor. Merkezde aşçı yardımcılığı, yöresel tatlılar ve içecekler üzerine eğitim programları uygulanıyor. Bununla da yetinilmemiş. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile kentin gastronomi mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla özel bir eğitim modeli hazırlanmış. 59 coğrafi işaretli lezzet esas alınarak oluşturulan ‘Diyarbakır Mutfağı Eğitim Modülü’ Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış. Merkezde bu eğitimler düzenli olarak uygulanıyor ve katılımcılara sertifika veriliyor. Bu modelin liselerde ve üniversitelerde de yaygınlaştırılması hedefleniyor.

YERELDEN KÜRESELE

Coğrafi işaretli ürünlerin küresel pazardaki önemine dikkat çeken Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, bölgede üretim potansiyeli taşıyan yüzlerce ürün bulunduğunu belirtti. Kaya, “Tüm ilçelerimizde araştırmalar yaparak bu ürünleri tespit ediyor, coğrafi işaretlerini alıyoruz. Bununla da yetinmeyip ürünlerin tanıtımını fuarlarda gerçekleştiriyoruz. Şimdi ise kendine özgü görüntüsü, tadı ve aromasıyla öne çıkan Çermik biberinin Amerika’da pizzalarda kullanılması için çalışmalar yürütüyoruz” dedi.

Haberin Devamı

Diyarbakıra kadın dokunuşu Bir eli tarihte bir eli mutfakta

TARİHİ KAZIYAN 30 KADIN

Diyarbakır’da kadın emeğinin izleri yalnızca mutfakta değil, tarihin derinliklerinde de görülüyor. Ergani Ovası’ndaki Çayönü Tepesi, milattan önce 10 bin yılına uzanan geçmişiyle insanlık tarihinin en önemli yerleşim alanlarından biri. Höyük, göçebelikten yerleşik yaşama geçişin ilk izlerini taşıyor. 1963’te keşfedilen, ilk kazıları Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından başlatılan höyükte çalışmalar bugün de sürüyor.

Diyarbakıra kadın dokunuşu Bir eli tarihte bir eli mutfakta

Çayönü’nü farklı kılan ayrıntılardan biri ise kazılarda çalışanların tamamının kadın olması. 30’dan fazla kadın hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de insanlık tarihinin ilk köylerinden birine ait bulguların gün yüzüne çıkarılmasına destek veriyor.

Haberin Devamı

KARTONLU AYAKKABIDAN ÖMÜRLÜK NÖBETE

Çayönü Tepesi’nin hafızası denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri 59 yaşındaki Abbas Yorulmaz. Henüz 18 yaşındayken kazı alanında çalışmak isteyen Yorulmaz, ilk başvurusunda boyu kısa bulunduğu için işe alınmıyor. Ancak ertesi gün ayakkabısının içine karton koyup yeniden gidiyor ve Dr. Halet Çambel’e, “Hocam dün gece çok yemek yedim, büyüdüm” diyerek bir şans daha istiyor. Azmi karşısında etkilenen kazı ekibi, onu işe kabul ediyor. Kazı alanına adım attığında gözlerinin adeta bir mercek gibi çalıştığını söyleyen Yorulmaz, yıllar içinde sayısız buluntunun ortaya çıkarılmasına katkı sunuyor. Uzun yıllar hiçbir ücret almadan Çayönü’nü koruyan Yorulmaz, son üç aydır resmi olarak maaş alıyor.