Eğitimde en kritik eşik: Okul öncesi eğitim

Neslin Değişen Sesi Anaokulu Müdür Yardımcısı Vuslat Nihan Şahiner, okul öncesi eğitimin çocuk gelişimindeki belirleyici rolünü anlattı. Anaokulu arayışındaki aileler için kritik ipuçları veren Şahiner, erken yaşta eğitimin çocukların sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimine nasıl yön verdiğini adım adım açıkladı. Şahiner, sorularıma verdiği yanıtlarla okul öncesi eğitime dair merak edilen tüm başlıklara açıklık getirdi.
SEVİM BÜYÜKTAŞ DEMİR
SEVİM BÜYÜKTAŞ DEMİR / POSTA
Anaokuluna başlama yaşı kaç olmalı?
Mümkün olduğunca erken. Çocuklar, ne kadar erken nitelikli bir eğitim ortamına girerse; ilgi ve ihtiyaçlarını fark etme, yaşam becerilerini geliştirme, iletişim kurma ve neden-sonuç ilişkisi kurma gibi birçok alanda deneyim kazanır. Erken çocukluk eğitimi, toplum genelinde 3-6 yaş olarak düşünülüyor. Ancak çocuklar bu dönemden önce de yarım gün ya da haftanın belirli günlerinde, kendi yaş gruplarıyla bir araya gelebilecekleri nitelikli etkinliklere katılabilir.
Okul öncesi eğitim, çocuğun tüm hayatını gerçekten etkiler mi, yoksa bu biraz abartılıyor mu?
Bir toplumda ‘abartılması’ gereken en önemli olgulardan birisi ‘eğitim’ ve dolayısıyla ‘okul öncesi eğitim’ olmalı. Toplumu geliştirmenin en etkili yolu, nitelikli okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılmasından geçer. Erken çocukluk döneminde nitelikli eğitim alan çocuklar; yaşam becerileri, iletişim, sosyal-duygusal gelişim ve kendini tanıma gibi alanlarda daha güçlü olur. Doğayı anlama, öğrenmenin değerini kavrama ve potansiyelini fark etme konusunda da önemli bir avantaj kazanırlar. Okul öncesi eğitim bir ‘abartı’ değil, bir ‘gereklilik’tir.

OYUN VARSA ÖĞRENME DE VAR
Oyun temelli eğitim sizce yeterli mi, yoksa akademik hazırlık da şart mı?
Okul öncesinde oyun temelli eğitim, akademik hayata hazırlığın olmazsa olmazı. Her ikisini birlikte düşünüp kurgulamamız lazım. Güçlü ve nitelikli bir okul öncesi eğitim programı oluşturmak için öncelikle yaş grubuna ait gelişimsel süreçleri çok iyi bilmek gerekir. Bu anlamda okul öncesi eğitim çağında olan öğrencilerin eğitim ve öğretiminde ‘oyun’ aktif bir role sahip. Okul öncesi dönemde çocukların dikkat süreleri kısadır ve öğrenmenin kalıcılığı için oyun büyük önem taşır. Bu nedenle davranış kazandırmadan bilgi aktarımına, yabancı dil öğreniminden pek çok alana kadar eğitim sürecinde oyun temelli yöntemlerden yararlanıyoruz.

BİR ÖĞRETMENE 10 ÖĞRENCİ
Kalabalık sınıflar çocuk gelişimini nasıl etkiliyor?
Kalabalık sınıflar, öğrenme ortamının kalitesini ve öğrenmenin kalıcılığını olumsuz etkileyebilir. Okul öncesi eğitimde ideal oran, bir öğretmene yaklaşık 10-12 öğrenci düşecek şekilde kabul edilir. Sınıf mevcudu 20 kişi olsa bile, etkinliklerin küçük gruplar halinde yürütülmesi daha verimli sonuç verir. Bu nedenle çocukların 10 kişilik gruplara ayrılması, öğrenmeyi destekler. Bununla birlikte, geniş alanlara sahip sınıflarda ve iyi planlanmış etkinliklerle kalabalık gruplarla da etkili bir öğrenme ortamı oluşturulabilir. Burada belirleyici olan, öğretmenin süreci nasıl planladığı ve uyguladığıdır.
DOĞRU OKUL DOĞRU BAŞLANGIÇ
Anaokulu seçiminde olmazsa olmazlar... Veliler nelere dikkat etmeli?
Sadece okul öncesi eğitimde değil, genel anlamda tüm alanlardaki eğitim kurumlarının olmazsa olmazlarından birisi, ‘hissedilen bir kurum kültürü’nün var olması. Nitelikli eğitim kurumlarına girdiğiniz andan itibaren o kurum kültürünü hemen hissedersiniz. Kurulduğu tarihten itibaren değişmeyen geleneksel değerler, öğrenci merkezli yaklaşım modeli, öğrencilerin katılımıyla şekillenen eğitim faaliyetleri ve uzun yıllar boyunca eğitime odaklanmış eğitmenlerden oluşan bir okul, kesinlikle odak noktası olmalı. Ayrıca öğrencilere sunulan sosyal beceri aktiviteleri, branş etkinliklerinin çeşitliliği, yabancı dil öğretiminin içeriği ve okulun fiziksel alanları da dikkatle üzerinde durulması gereken faktörlerden.

ÇOCUK DEĞİL, EBEVEYN ZORLANIYOR!
Adaptasyon sürecinde ‘Siz bırakın gidin, ağlar ağlar alışır’ diyen bir yaklaşım mı, kademeli ayrılık mı?
Okul öncesi dönemde çoğu zaman çocuk değil, ebeveyn ayrılmakta zorlanır. Bu nedenle ailelerin sürece çocuğu da dahil etmesi ve okulla ilgili olumlu bir dil kullanması önemlidir. İlk gün ayrılmakta zorlanan çocuklar olabilir. Bu durumda velilerin tutarlı olması ve öğretmen yönlendirmelerine uyması gerekir. Ancak her çocuk için aynı yöntem geçerli olmayabilir. Bazı çocuklar için kademeli ayrılık daha sağlıklı olurken, bazıları daha hızlı uyum sağlayabilir. En doğru yaklaşım, çocuğun ihtiyacına göre öğretmenle birlikte belirlenmelidir.




