Eğitim - KariyerTercihte 7 kilit soru

Tercihte 7 kilit soru

Tercihte 7 kilit soru

Üniversite sınav sonuçları açıklandı ama asıl kritik süreç şimdi başlıyor. Öğrenciler hangi bölümü seçecek, şehir mi önemli bölüm mü, sürpriz tercih yapılır mı? Sadece puana bakmak yeter mi, burs ve yaşam masrafları nasıl hesaba katılmalı? Eğitim uzmanı Salim Ünsal, tercih dönemiyle ilgili en çok merak edilen soruları yanıtladı.

1 Öğrenciler, tercih listesi yaparken en çok hangi hatalara düşüyor?

Haberin Devamı

Öğrencilerin yaşadığı birkaç hatayı şöyle sıralayabilirim.

* Tamamen puan veya sıralama odaklı düşünüp ilgi, istek, yetenek ve becerilerine uygun bölümler konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapmıyorlar. Trendlerin esiri olabiliyorlar.
* Kendilerini tanımayabiliyorlar. Üniversiteler, programlar ve meslekler hakkında da yeterli bilgiye sahip olmayınca ezberlerle tercih yapıyorlar.
* Daha yüksek puanlı üniversitenin ya da bölümün hep daha nitelikli olduğunu düşünebiliyorlar.
* Aileden uzaklaşıp, özgür olayım derken hiç yaşayamayacakları yerleri seçme eğilimine giriyorlar.
* Bazıları listelerini daha çok tercihle zenginleştirmek yerine az sayıda tercih yaparak şanslarını azaltıyorlar.
* Listelerinde bir denge olmayabiliyor. Çoğu liste performanslarının üstündeki bölümlerden ve üniversitelerden oluşabiliyor.
* Ön lisans programlarına genelde önyargı ile yaklaşıyorlar ve 4 yıllık bölüme yerleşmeyi gerçek üniversiteli olmak olarak değerlendiriyorlar.

Haberin Devamı

2 Tercih yapılırken hangi kriterlere bakılmalı?

Bölüm mü, şehir mi, üniversite mi? Sıralamada bunların hangisi belirleyici olmalı?Tercih yaparken bir adayın hem bölüm hem üniversite hem de şehir faktörlerinin tamamını dikkate alması gerekiyor. Son yıllarda üniversite önem kazanmaya başladı ama bölümden ve kentten bağımsız salt üniversite adı ile tercih yapmanın da doğru olmadığını söyleyebilirim. Her 3 unsur da hem akademik hayatlarının hem de mezun olduktan sonraki meslek hayatlarının yönünü belirliyor. Özellikle marka değeri yüksek, mezun kitlesi başarılı, okul kültürü oturmuş, öğrenciye katacağı vizyon ve öngörü yüksek olan üniversitelerin daha belirgin bir şekilde öne çıktığını söyleyebilirim. Ülkede üniversite sayısı arttıkça nitelik farklılıkları da daha çok gün yüzüne çıkıyor.

3 Tercih listesinde sürpriz bir seçenek olmalı mı?

‘Olmalı’ ise hangi koşullarda?Her liste hem sürprizleri hem de güvenli limanları içinde barındırmalı. Eğer bir adayın ‘mutlaka yerleşmeliyim’ diye bir kaygısı yoksa o zaman daha riskli ve sürpriz olasılığı yüksek bölümlerden oluşan bir liste yapmasının hiçbir sakıncası yok. Ancak ben ‘bu sene mutlaka yerleşmeliyim’ diyen bir öğrencinin sürprizlerle birlikte güvenli aralıktaki programlarla da tercihlerini şekillendirmesi gerekiyor. Bunu yaparken de ‘aman açıkta kalmayayım’ diye hiç ilgi ve beklentisinin olmadığı bir üniversite ya da programı da o listede bulundurmaması gerekiyor. Bir aday listede ne kadar sürprizden kaçınsa da bazen sonuçlar hiç beklenmeyen sürprizler de yaşatabiliyor. Bu bazen olumlu yönde bazen de olumsuz yönde olabiliyor. Her yıl yönelimdeki farklılaşmalar, algılar, istekler, performanslar zaten sürecin başlı başına sürprizlere gebe bir süreç olduğunu bize gösterebiliyor.

Haberin Devamı

4 ‘Diploma değil, beceri dönemi’ diyoruz. Bu, öğrencilerin tercih listesine nasıl yansımalı?

21’inci yüzyılın temel felsefesi bu. Diplomaların artık birer değerli kağıt parçası olmaktan öteye bir vasfı yok. Gittikçe de önemini yitiriyor. Elbette, bu çağdaki çoğu işi bir diplomaya sahip olmadan yapamıyorsun ama o diploma o işe başlama sürecinde sorgulanan bir parametreden öte geçemiyor. Mezun, çalışma hayatına başladığında artık diplomanın veya sertifikanın içinde barındırdığı unvanlardan çok daha farklı becerilerin ve yeteneklerin olmasını istiyor. Bunun için üniversitelerin diplomalarının marka değeri salt o üniversitenin adıyla değil, kazandırdığı beceri setleri ile mümkün oluyor. Bu çağda alınan diplomanın salt kendi coğrafi sınırlarımızla sınırlı olmadığını görüyoruz. Eğer yeryüzünün tüm yerlerinde geçebilecek bir diplomaya ve ondan da farklı olarak becerilere sahipseniz, iş sahanız bütün bir dünya olabiliyor. Öğrencilerin daha evrensel ve daha beceri temelli programlara yönelmesini önemli görüyorum.

Haberin Devamı

5 Sıralama aralıkları ne kadar esnedi?

Geçmiş yıllardan nasıl ders çıkarılmalı?Standartlaşmış devlet üniversitelerinde çok değişiklik yaşamıyoruz. Bir yıldan diğer yıla eğer ağır bir kontenjan kaybı yaşanmamışsa, bölümün trendlerinde bir yükselme olmamışsa, bölüm bir anda popülaritesini artırmamışsa çok değişiklik olmayacaktır. Ancak ilk kez açılan bölümlerde amansız bir trafik oluşabiliyor. Her yıl trendin zirvesinde yer alan bölümler önünde uzun kuyruklar yaşanabiliyor. Bu yıl da kalabalık pazar tezgahına biriken meraklılar gibi bazı bölümlerin önünde bu tür kalabalıkların olacağını düşünüyorum. Ancak vakıf üniversitelerine girmenin kolay olduğu bir yıl olacağını tahmin ediyorum. Bazı programlarının kontenjanlarının da dolmayacağını düşünüyorum.

Haberin Devamı

6 Tercih yapılırken burs, yurt, şehirdeki yaşam maliyeti ne kadar hesaba katılıyor?

Eskiden öğrenci ve velisi için bu çok dikkate alınan bir değişken değildi ama günümüzde hem eğitim hem barınma ve beslenme maliyetlerinin artması artık bir bütçe planlamasını da beraberinde getiriyor. Artık, aileler her yıl çocuklarını bir başka şehre göndermeden önce bunun hesabını kitabını daha çok yapmaya başladı. Hatta bazen bir vakıf üniversitesine yerleşip kendi yaşadığı kentte kalmak daha ekonomik olabilir şeklinde düşünen aileler bile var. Bu da farklı şehirlere eğitim göçü trafiğini çok etkiliyor. Eskiden öğrenciler diğer kentlere daha hesapsız kitapsız giderken günümüzde kılı kırk yararak seçimler yapıldığı için bu göçler de gittikçe azalıyor.

7 ‘Yanlış tercih yaparsam hayatım biter’ korkusu yaşayan aday öğrenciye ne önerirsiniz?

Hayatını sadece kazanacağı üniversiteye odaklamış bir öğrenci için bu bakış açısı normal gelebilir. Ama bu asla doğru olmayan bir duygu ve davranış durumu. Bir insan yaşamı boyunca onlarca, yüzlerce yanlış seçimler ve tercihler yapıyor; bu hayatımızı çok da değiştirmeyebiliyor. Üniversite adayı öğrencilerin de tercihe böyle bir misyon yüklememelerini öneriyorum. Bugün yanlış seçim yapsanız da yarın doğru seçimler yapabileceğiniz pek çok farklı alternatif ile karşılaşacaksınız. Bazen tercih yapmanın bile yanlış olduğu anlar olduğunu da sakın unutmasınlar.