Z Kuşağını Anlama Kılavuzu: Okul bahçesinden ekrana akran zorbalığı gerçeği

Aslında akran zorbalığı birdenbire ortaya çıkmadı. Hep vardı. Değişen şey, biçimi ve görünürlüğü. Dijital dünya daha kalıcı ve daha yaygın hale getirdi. Eskiden okul bahçesinde biten bir alay, bugün ekran görüntüsüyle haftalarca sürüyor. Pandemiyle birlikte çocuklar uzun süre sosyal hayattan uzak kaldı. Alev Gürsoy Cimin sordu, Çocuk Gelişimi Uzmanı - Ebeveyn ve Çocuk Danışmanı Jülide Karagül cevapladı.

Bu süreçte empati yönleri köreldi. Empati, temasla ve ilişkiyle gelişir, ekranla değil. Çocuklar yeniden bir araya geldiklerinde, duygusal düzenleme becerileri zayıflamıştı. Birçok çocuk nasıl davranacağını değil, nasıl üstün olacağını düşünmeye başladı.
KİMLER AKRAN ZORBALIĞINA DAHA ÇOK MARUZ KALIYOR?
Zorbalığın hedefi çoğu zaman “zayıf” çocuklar değil, yalnız çocuklardır. yine burada ailelere çok iş düşüyor. Sessiz, içine kapanık çocuklar, sınır koymayı öğrenememiş olanlar daha kolay hedef olur. Ama aşırı başarılı ya da tam tersi akademik olarak zorlanan çocuklar da sıkça zorbalığa maruz kalır. Çünkü farklı olan dikkat çeker. Fiziksel görünüm, kilo, konuşma tarzı, sosyoekonomik farklar hâlâ çok belirleyici. Yeni bir ortama giren, taşınan ya da uyum sürecinde olan çocuklar da risk altındadır. Çünkü henüz bir aidiyet ağı yoktur.
BAŞARILI YA DA ZORLANAN ÇOCUKLAR NEDEN HEDEF OLUYOR?
Çok başarılı olan çocuk bazen rekabeti bozduğu için hedef olur, zorlanan çocuk ise kolay lokma gibi görülür. Yani mesele çocuğun iyi ya da kötü olması değil, grubun içinde etiketlenebilir bir farklılığa sahip olmasıdır. Bu yüzden başarı da bazen korumaz, hatta görünürlüğü artırabilir.
FİZİKSEL FARKLAR ZORBALIKTA NE KADAR BELİRLEYİCİ?
Hâlâ çok belirleyici. Çocuklar arasında en hızlı hedef seçme nedenleri genellikle dış görünüş ya da farklılık üzerinden oluyor. Kilo, konuşma biçimi, giyim, aksan, ekonomik koşullar... Bunlar çocukların acımasızca birbirini etiketleyebildiği alanlar. Ve bu etiket bir kez yapıştığında, zorbalık bazen şaka gibi paketlenip normalleştiriliyor.
DİJİTAL VE YÜZ YÜZE ZORBALIK ARASINDA FARK VAR MI?
Yüz yüze zorbalık bittiğinde çocuk eve gelir ve ev çoğu zaman sığınaktır. Dijital zorbalıkta ise kaçış yoktur. Telefon cebinizdedir, mesaj her an gelebilir. Üstelik dijital zorbalık iz bırakır. Paylaşılır, ekran görüntüsü alınır, tekrar tekrar önüne çıkar. Bu yüzden çocuklar için daha görünür ve daha içinden çıkılmaz bir hale gelir.
ZORBALIK HER ZAMAN FARK EDİLİR Mİ?
Zorbalık her zaman bağırarak ya da vurarak olmaz. Şaka adı altında yapılan davranış, karşı taraf gülemiyorsa şaka değildir ve buna her yaşta dikkat edilmelidir. Ailelerin en çok kaçırdığı sinyaller şunlardır, çocuğun içine kapanması, okula gitmek istememesi, ani öfke patlamaları, bedensel şikâyetler, ders başarısında düşüş. Çocuklar anlatmaya utanır, suçlanmaktan korkar ya da “Nasıl olsa bir şey değişmeyecek” diye düşünür. Yani zorbalık çoğu zaman sessiz ilerler.
ZORBALIĞA MARUZ KALAN ÇOCUK NE YAŞAR?
Zorbalık yaşayan çocuk zamanla şunu düşünmeye başlar, “Demek ki bende bir sorun var.” Özgüven kaybı sessizce gelişir. Değersizlik duygusu kök salar. Uzun vadede kaygı bozuklukları, depresyon, sosyal fobi, okul reddi görülebilir. Bazı çocuklarda bu durum aşırı öfkeye dönüşebilir, çocuk ya içine çekilir ya da saldırganlaşır. Bu iki uç da aynı yaradan beslenir. Akademik başarısızlık ise çoğu zaman sebep değil, sonuçtur. Çocuk kendini değersiz hissetmeye başladığında, sosyal ortamda daha da geri çekilir ve bu döngü derinleşir. Yani çocuk sadece üzülmüyor, iç dünyasında ciddi bir güven kaybı yaşıyor. Bu süreç uzarsa çocuğun hayatının her alanına yayılır.
NE ZAMAN BİR YETİŞKİNDEN YARDIM İSTEMELİ?
Zorbalık devam ediyorsa mutlaka. Çocuk “Bu tek seferlikti” diye geçiştirse bile, tekrar ediyorsa yardım alınmalı. Çünkü zorbalık bir kere olduğunda bile iz bırakabilir, ama süreklilik gösterdiğinde çocuğun ruhsal dünyasında daha derin yaralar açar. Zorbalıkla baş etmeyi öğrenmek de mümkün. Ama bu çocuğun tek başına taşıyacağı bir sorumluluk değildir. Çocuğa “Hadi baş et” demek yetmez, yanında bir yetişkinin durması, güvenli alanın kurulması gerekir.
OKULLAR VE EĞİTİM SİSTEMİ BU İŞİN NERESİNDE?
“Aralarında halletsinler” yaklaşımı son derece tehlikelidir. Zorbalık bir güç dengesizliğidir, eşit iki çocuk meselesi değildir. Rehberlik servisleri önleyici çalışmalarda aktif olmalı, öğretmenler yalnız bırakılmamalıdır. Öğretmenlerin fark etmesi zordur çünkü zorbalık artık sessizdir. Okul ile iş birliği suçlu aramak için değil, çözüm üretmek için kurulmalıdır.
AKRAN ZORBALIĞI NASIL ÖNLENİR?
Zorbalığı tamamen bitirmek mümkün olmayabilir ama etkisini azaltmak mümkündür. Empati evde başlar. Evde dinlenen, ciddiye alınan, sınırları olan, güven hisseden çocuk okulda ve sosyal hayatta daha sağlıklıdır. Güçlü bağ kurulan çocuk, zorbalık karşısında yalnız hissetmez. Uzun vadede ailelerin değiştirmesi gereken şey mükemmel çocuk, dersleri çok iyi çocuk, uslu sessiz çocuk, ilk hedef bunlar olmamalıdır, çocuğa güvende hissettiği ebeveyn ortamı en iyi ilaçtır.




