İklim değişikliği mevsimlik tarım işçisini de vurdu

Sayıları 1 milyonu bulan mevsimlik tarım işçileri, bir yandan aşırı yağış veya sıcaklık gibi zorlaşan iklim koşullarıyla boğuşurken bir yandan da tarımsal üretimde yaşanan kayıplar nedeniyle iş bulmakta zorlanıyor. Her ne kadar günlük ortalama ücretleri bir önceki yıla yüzde 40 artsa da işçiler barınma ve kayıtdışılık gibi sorunlar yaşamaya devam ediyor
Hülya Çaylak / Posta
İklim değişikliğinin etkileri, Türkiye’de sayıları 1 milyonu aştığı tahmin edilen mevsimlik tarım işçilerine de yansımaya başladı. Artan hava sıcaklıkları ve seller gibi aşırı hava olaylarının sonucu olarak yaşam koşulları ağırlaşan mevsimlik tarım işçileri, yine iklim değişikliğinin bir sonucu olarak tarımsal üretimde yaşanan kayıplardan da etkileniyor. Bu durum işçilerin gelirini ve hareket kabiliyeti doğrudan etkilerken, buna bağlı olarak işçi fazlası gibi sorunlar da ortaya çıkıyor.
İŞ BULMAK ZORLAŞIYOR
Konuyla ilgili çalışmalar yapan İsveç Lund Üniversitesi Sürdürülebilirlik Çalışmaları Merkezi’nden (LUCSUS) akademisyen Dr. Sinem Kavak, Türkiye’de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini en yoğun hisseden gruplardan birinin gezici mevsimlik tarım işçileri olduğunu söyledi. Kavak, “2025’te Malatya’da kayısı, Karadeniz’de fındık, Ege’de üzüm gibi farklı mahsullere büyük zarar veren zirai don felaketi gibi olaylar, mevsimlik tarım işçilerinin iş bulamamasına veya her zamankinden olumsuz koşullarda çalışmak zorunda kalmalarına neden oluyor” dedi.
KAZANÇLARI ETKİLENİYOR
Mevsimlik işçilerin sorunlarının da iklim değişikliğine uyum politikaları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Kavak, “Bir mevsimlik işçinin kazancı, çalıştığı gün sayısına ya da yaptığı iş miktarına bağlı. Ne var ki ürünleri etkileyen aşırı sıcak, aşırı yağış veya don gibi bir hava olayı, iş imkanlarını doğrudan kesiyor. Dolayısıyla işçiler, her sene gittikleri yere gidemiyor ve belki de bir aylık kazançlarından mahrum kalıyorlar. Türkiye’de üretimin iklimden çok etkilenmesi sadece üreticiyi değil, işçiyi de zor durumda bırakıyor ve kazançlarını azaltıyor” diye konuştu.
EN YÜKSEĞİ RİZE’DE GÖRÜLDÜ
TÜİK tarafından Mart 2026’da açıklanan “Tarımsal İşletme İş Gücü Ücret Yapısı” verilerine göre, 2025’te mevsimlik tarım işçilerinin günlük ücretleri bir önceki yıla göre yüzde 37.8 artışla 1.299 liraya ulaştı. Bu rakam erkek işçilerde yüzde 40.6 yükselerek 1.416 lira olurken, kadın işçilerde yüzde 34.1 artarak 1.193 liraya çıktı. 2025’te mevsimlik tarım işçilerine yapılan en yüksek günlük ücret ödemesi ise erkek işçiler için 3 bin 283 lira, kadın işçiler için 3 bin 75 lirayla Rize’de yapıldı. En düşük ücret ise erkek işçiler için 1.037 lirayla Ankara, kadın işçiler içinse 976 lirayla Hatay’da gerçekleşti. Komisyon geliri etkiliyor Uzmanlara göre fiyatların artmasında kırsal nüfusun azalmasıyla, mevsimlik işçi ihtiyacının artması etkili oldu. Ancak işçinin eline geçen net miktar, işi bulan aracıya ödenen komisyon nedeniyle genellikle yevmiyenin yüzde 10-yüzde 15 kadar altında kalıyor. Öte yandan mevsimlik işçilik doğası gereği süreksiz yani devamlılığı yoktur. Dolayısıyla bir işçi yılın her ayı değil, sadece ekim veya hasat dönemlerinde yılda ortalama 4-6 ay kadar bu ücreti kazanabiliyor.
İŞÇİ ARTIYOR, ÜCRET AZALIYOR
Gezici mevsimlik işçi dağılımında bir denge olduğunu vurgulayan Kavak, şunları söyledi: “Hangi bölgede çalışacakları büyük ölçüde belli ve oraya gidince iş bulmayı bekliyorlar. Ancak tarımsal ürün kaybı söz konusu olduğunda ve çalışacak iş bulamadıklarında, beklemek yerine başka bir bölgeye devam edebiliyorlar. Böyle bir durum sonucunda örneğin Afyon’a kiraz toplamaya gelen işçi sayısı iki katına çıktığında bu işçi sayısını ve iş miktarı dengesini bozuyor. Ya ücretler düşüyor, ya da çalışılan gün sayısı yani gelir azalıyor. Bazı aileler, planladıklarından daha az para kazanıyorlar.”

KADINLARA DAHA DÜŞÜK YEVMİYE
Yapılan çalışmalara göre mevsimlik tarım işçililerinin yaşadığı diğer sorunlar şöyle:
Aracı Sistemi: İşçilerin aldığı ücretin bir kısmı aracıların komisyonuna gittiği için işçinin net geliri düşüyor.
Kayıt Dışılık: İşçilerin büyük çoğunluğunun sosyal güvencesi bulunuyor.
Barınma: İşçiler açık alanlara kurdukları çadırlarda yaşıyor. Aşırı yağışlarda, çadırları sele kapılıyor veya su altında kalabiliyor. Yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerine erişim güçlüğü de en büyük sorunlar arasında.
Eğitim Kesintisi: Özellikle Şanlıurfa gibi illerden göç eden ailelerin çocukları, nisan ayında okuldan ayrılıp kasım ayında döndükleri için ciddi eğitim kaybı yaşıyor.
Kadın İşçi Dezavantajı: Kadınlar hem tarlada hem de ev içi işlerde çalışmasına rağmen erkeklere oranla daha düşük yevmiye alıyor.




