El gençleştirme işlemleri

El gençleştirme işlemleri

Yüzümüz ve bedenimizdeki yaşlanma belirtilerini yok edebiliriz. Peki ya kırışmış, damarları belirginleşmiş, lekelenmiş ellerimiz?.. Yaşı en çok gösteren eller için estetik yöntemler uygulanıyor artık. El estetiği konusunu Op. Dr. Hüseyin Güner'le konuştuk

11 Ağustos 2012, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Haber: Esra Özübek

eozubek@elle.com.tr

Yaşlanmanın ilk görüldüğü yerlerden biri de ellerdir. Hatta bazen yüzdeki belirtilerden bile daha dikkat çekicidir. Çünkü el sırtındaki deri, yüz derisinden çok daha incedir. Ayrıca el sırtında çok az miktarda yağ olduğu için yaşlanmanın doğal sonucu olan kollajen ve elastik lif yıkımı, çok dikkat çekici bir yaşlanma etkisi meydana getirir. Sonuç; kırışık, buruşuk, belirgin damarlı, parşömen kağıdı kalitesinde bir cilt olarak karşımıza çıkar. Çocukluk ve gençlik yıllarında güneşe maruz kalma derecesine göre yoğunluğu artan kahverengi lekeler de iyice tuz-biber eker.

Bu sorunları nasıl çözmeliyiz? Ya da bu sorunların çözümü var mı?

Evet, var. İlk yapmamız gereken de çocukluk ve genç erişkinlik döneminden itibaren el kremlerinden birini kullanmaya başlamak, yaşam boyu da devam etmek. Yılda en az iki defa (özellikle yaz başı ve yaz sonunda) el bakımı kürleri uygulanmalı. Amaç; cildi nemlendirmek, deri yapısındaki kollajen ve elastik lif miktarını artırmak, güneşin neden olduğu hasarları azaltmak. Bu uygulamalar sonrası el cildinde yumuşaklık, parlaklık ve elastikiyet meydana geliyor. Bu işlem, her yaş grubuna, her türlü yaşlanma bulgusunda uygulanması gereken bir temel tedavi ve bakım. 

Hangi teknikleri kullanıyorsunuz?

Yeni üretilen dolgu maddeleri, lazer, IPL, ultrason, radyofrekans, infrared cihazları ve kök hücre tedavileri bu alanda çığır açtı. Bu yöntemlerin her biri tek tek çok etkili. Ama en mükemmel sonuçlar, bu tedavilerin birkaçı birlikte kullanıldığında elde ediliyor. Örneğin, bir vakada el cildinde incelme, kırışıklık, buruşukluk ve kahverengi lekeler varsa, kök hücre ve dolgu maddesi enjeksiyonu ile IPL’nin birlikte uygulanması çok daha iyi sonuç veriyor. Çünkü dolgu maddesi ile kök hücre uygulaması cilt kalınlığını artırıp kırışıklık ve buruşukluğu ortadan kaldırırken IPL kahverengi lekeleri yok eder. Sonucu daha mükemmelleştirmek için lazer, radyofrekans, ultrason veya infrared (kızılötesi ışık) uygulamalarından biri tedaviye eklenebilir. Birkaç yöntemin kombinasyonuna ‘lazer-biyositimulasyon tedavisi’ deniyor.

“Zamanın hasarları en aza indiriliyor” 

Ele uygulanan bu kombinasyon tedaviyi detaylandırır mısınız?

İlk olarak; incelmiş, kırışmış ve kalitesini yitirerek parşömenleşmiş el cildine, içinde büyüme faktörleri, eser elementler ve hyaluronik asit bulunan bir karışım dolgu uyguluyoruz. Bazen bu karışıma kişinin kendisinden elde edilen kök hücre solüsyonu da ekleniyor. Böylece cilt kalitesi artırılırken yılların yol açtığı hasarlar da azalıyor. Sonra ciltteki ince kırışıklıkları açmak ve lekeleri ortadan kaldırmak için gelişmiş teknoloji ürünü lazerler ile IPL uygulanıyor. Bu işlem, kişinin yaşlanma durumuna göre 3-5 seans uygulanıyor. Her seansin süresi 45 dakika. Seansların arası da 2 hafta. Sonuç kalıcı olsun diye uygulama yılda bir kez tekrarlanıyor. İşlemler için genel anestezi almaya gerek yok. Hasta 1-2 saat sonra evine, ertesi gün de işine gidebiliyor. Oluşabilen kızarıklıklar 1-2 günde geçiyor. 

Elde ultrason ve radyofrekansla gençleştirme nasıl oluyor?

Birincisi ses dalgalarının, ikincisi radyo dalgalarının enerjisi. Uygulama sırasında enerji, ciltteki kollajen ve elastik lifleri 45-50 dereceye kadar ısıtıyor. Böylece liflerde büzüşme-sıkılaşma oluyor, bir onarım ile yenileme süreci tetikleniyor. Sonuç; gerilme ve kırışıklıkların açılması. Her iki yöntemin de uygulanması 45 dakika alıyor. Hastanın cilt yaşlanmasına göre 2-3 seans uygulanması etkili. Seansların arası ortalama 2-3 hafta. Yine genel anesteziye gerek olmuyor ve yılda bir kez işlemi tekrarlamak yarar getiriyor. 

İnfrared teknolojisi nasıl kullanılıyor?

Kızılötesi, dalgaboyu görünür ışıktan uzun ama mikrodalgalardan daha kısa olan elektromanyetik ışınımdır. Bu dalga boyundaki ışık, üzerine düştüğü nesnenin ısınmasına yol açar. Biz de kollajen ve elastik liflerini ısıtarak onların daha gergin olmasını sağlıyoruz. Her biri 45 dakika süren 2-3 seans uygulamak yeterli oluyor.

“30’lu yaşlarda başlayabilirsiniz” 

Bu işlemlere kaç yaşında başlanabilir?

30’lu yaşlardan itibaren başlanabilir. Genel estetik işlemlerine göre el estetiğine talep nasıl? Son dönemde oldukça sık bahsediliyor da... İnsanlar tedavileri duydukça ve başkalarında etkilerini gördükçe, el estetiği talebinde artış gözleniyor. 

El estetiği için yapılan uygulamalar, D vitamini emilimini ve kemik gelişimini etkiler mi?

Hayır. D vitamini sentezinde cilt temel rol oynar, ancak kullanılan tedavilerin böyle bir yan etkisi yok. Zaten tedainin uygulandığı alan da vücut yüzeyinin % 1-2’si kadar. Bu yöntemlerin, kemik gelişimini etkilemesi de söz konusu olamaz. Kemik gelişimi 18-20 yaş arasında tamamlanır. Biz ise tedavileri 30’lu yaşlarda uyguluyoruz.

“Jel yerine sabun”

Ellerimizi sık yıkamamız kırışıklık oluşmasında etken mi?

Kişinin psikolojik olarak el yıkama hastalığı yoksa, kaliteli sabunlar ve kremler kullanıyorsa bir etken olarak düşünülmez. Hijyen için el temizliği büyük önem taşıdığı için böyle bir düşünce yanlış olur.

El temizliğinde kullanılan antibakteriyel jeller zararlı mıdır?

Bazı jellerin bu tür etkileri olabilir, sonuçta bu ürünler birer kimyasal ürün. Bu tür ürünlerin kullanıcı bilgilerini mutlaka okumak gerek. Mesleki olarak kullanmak zorunda değilseniz (örneğin sağlık personeli zorunlu olarak kullanabilir) doğal sabun yerine günlük kullanım için bu ürünleri önermem. Ama ayda-yılda bir kullanmanın zararı olacağını düşünmüyorum. Jeli kullandıktan sonra bol temiz su ile eller yıkanırsa cildin kimyasallarla temas süresi azalır. Böylece olası zararlar en aza indirilmiş olur.

( 04.08.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder