Emel Sayın: Aşkı ve sevgiyi öyle yoğun yaşadım ki bütün duygularım tükendi

Türk Sanat Müziği’nin yaşayan efsanesi, sinemanın ‘Mavi Boncuk’u’, milyonların sevgilisi emel sayın 73 yaşında, hâlâ çok güzel. Geçtiğimiz hafta Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda verdiği ‘film müzikleri’ konserinde de sahnede ışıl ışıl parlıyordu. İzleyenlere muhteşem bir müzik ziyafeti yaşattı. Konserden kısa süre sonra buluştuk ve her şeyi konuştuk

06 Temmuz 2019, Cumartesi 08:01
A A
Emel Sayın: Aşkı ve sevgiyi öyle yoğun yaşadım ki bütün duygularım tükendi

‘Film Müzikleri’ adı verilen projede Emel Sayın sadece şarkı söylemiyor. Tarık Akan, Kemal Sunal, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Cüneyt Arkın, Engin Çağlar, Murat Soydan gibi ünlü oyuncularla başrolünü paylaştığı filmlerin kısa görüntüleri barkovizyona yansıtılıyor.

Emel Sayın, setlerde yaşadığı olayları anlatıp izleyenleri kah ağlatıp kah güldürüyor; ardından billur sesiyle dillere destan olmuş şarkılarını seslendiriyor.

Konser muhteşemdi. Bu proje nasıl ortaya çıktı?

Bu proje normal bir konserden fazlasını içeriyor. Oynadığım filmlerden görüntüler, anılar ve şarkılarla çok farklı, duygusal ve çok neşeli bir proje oldu. Bu konserler beni çok heyecanlandırıyor. Dinleyicilerimle hem ağlıyoruz, hem eğleniyoruz. Bu konsepti menajerim Oğuz Arınmış Bey yarattı. 

‘Film müzikleri’ projesi devam edecek mi? 

Bazı şehirlerde ve İstanbul’da sergileyeceğiz ama bu yaz çok iyi dinlenmek istiyorum. Buna ihtiyacım var. 

Eski günleri özlüyor musunuz? 

Eski günleri zaman zaman arıyorum. Sevginin, saygının, güven duygusunun, yardımlaşmanın, iyi niyetin daha yoğun olduğu dönemlerdi. Zamana ayak uydurmak gerekiyor. Ama çoğu zaman şimdiki zamana yabancı kalıyorum. 

Türk sanat müziği popülaritesini neden kaybetti? 

Müzik, insanların sosyal yapısına uygun gelişir. Koşullara ve yaşayışa göre yönlenir, gelişir. Artık şarkılarda sevgiliye “Allah belanı versin” deniyor. Oysa 70’lerde Maksim’de en klasik Türk Sanat Müziği eserlerini de söylüyorduk, dinleyicimiz istiyordu. 

Yeniden popüler olabilir mi sizce? 

Aileler çocuklarına bu kültürü aşılarsa, televizyon kanallarında Türk Sanat Müziği’ne yer verilirse neden olmasın? Bu müziği icra eden sanatçıların da yenilenmeleri, zamanın ritmine uyum sağlamaları gerek. Ayrıca bu müziğin icra edileceği kaliteli, modern mekanlara ihtiyaç var. En önemlisi de Türk Sanat Müziği’nin aslını bozmadan, çok usta ellerde evrensel boyuta taşınabilmesidir.

SIRRIMI BİLMİYORUM. ALLAH VERGİSİ DEMEK EN DOĞRUSU

Gazino devrinin kapanması bu sanatın geri planda kalmasına sebep olmuş olabilir mi? 

Kesinlikle popülaritesini kaybetmesinde etkili oldu. 

Eskiden rakibiniz çoktu. şu anda aktif olarak bu sanatı icra eden bir siz kaldınız... 

Bir tek ben değilim diye düşünüyorum. Rakiplerimin olması beni daha iyi olmaya, daha çok çalışmaya teşvik eder daima. 

Sizi 12 yaşımdan beri tanıyorum. Hep güzel ve alımlısınız. Bunun sırrı nedir? 

Canım Bekir’ciğim, bunları söylediğin için teşekkür ederim. Ama ben de bu sırrı bilmiyorum ve ne cevap vereceğimi de bilemedim. Allah vergisi demek en doğrusu olur. 

Billur sesiniz eskisi kadar muhteşem. Ses formunuzu nasıl koruyorsunuz? En azından onu söyleyin.

Ben konservatuarda şan eğitimi aldım. Solfej dersleri aldım. Diyaframı kullanmayı çok iyi öğrendim. Ayrıca hocam Münir Nurettin Selçuk’tan da bu konularda çok faydalandım. Bu eğitimim bugüne kadar bana hep yardımcı oldu. Bundan sonra da olacak inşallah. Her konserden önce üç gün kampa girerim. İyi uyurum, sesime zarar verecek şeyler yemem, ses egzersizleri yaparım, üşütmemeye dikkat ederim. Daha neler neler... Yani birdenbire zıplayıp, sahneye çıkmam ben. Ayrıca sigara ve alkol kullanmam.

TARIK AKAN’LA HİKAYEMİZ ÇOK ÖZEL VE GERÇEKTİ

Konserde anılarınızı anlatırken Tarık Akan’a aşık olduğunuzu ima ettiniz... 

Sevgili Tarık Akan’la hikayemiz çok özel çok gerçek. Masal gibi. Dile getirmek zor. Şimdilik bu kadarını söyleyeyim. Ama yazacağım kitabımda ayrıntılarıyla yer alacak... 

Emel Sayın aşık olunca nasıl biri olur? 

Emel Sayın aşık olunca şarkılarını başka türlü söyler, inanılmaz olur.

AŞK DEFTERİNİ ÇOKTAN KAPATTIM

Uzun zamandır hayatınızda kimse yok. Seçici ve zor beğenen biri misiniz? 

Aşkı, sevgiyi öyle yoğun yaşadım ki tüm duygularım tükendi. Aşk defterini çoktan kapattım. 

Müzisyen ya da sanatçı olmasaydınız ne yapmak isterdiniz? 

Bunu düşünemiyorum bile.

BENİM İLKEM BÜYÜDÜKÇE KÜÇÜLMEK

Yakında sizden bir albüm müjdesi alır mıyız? 

Bu müjdeyi vermek en büyük isteğim. 

Her zaman hanımefendiliğiniz, saygı duyulan kişiliğiniz ve sanatınızla var oldunuz. sanat yaşamınız daha ne kadar devam edecek? 

Bu yaz iyi dinlenebilirsem yeni sürpriz kararlar alabilirim. 

Bu kadar kibar ve mütevazı olmayı nasıl başarıyorsunuz? 

Böyle olmam belki ailemin etkisi, belki de yaradılış... Ben hep büyüdükçe küçülmek ilkesini benimsedim. 

Emel Sayın nasıl bir dünyada yaşamak ister? 

Savaşların olmadığı, sevgi dolu, kirlenmemiş insanlarla, huzur içinde...

BU İLKEL KAFA DEĞİŞMEDİKÇE KADINLARIN İŞİ HEP ZOR OLACAK

Sinema ve müzik elinizden alınsa ne hissedersiniz? “Ben kimim?” diye dolaşırım... 

Film ya da dizi teklifleri var mı? 

Yeniden sinema filminde ya da bir dizide oynamak ister misiniz? Evet çok teklif alıyorum. Hiç belli olmaz. Her an her şey olabilir. 

İstanbul’un eski gece hayatıyla bugününü karşılaştırır mısınız? 

Bugünkü İstanbul gece hayatını gerçekten bilmiyorum. Benim gece hayatım, dostlarımla yemeğe çıkmak, evlerimizde buluşmak veya konserlere gitmekten ibaret. Mukayese edemiyorum ama çok farklı olduğunun farkındayım. 

Sizce Türkiye’de kadın olmak zor mu? 

Türkiye’deki bu ilkel kafa değişmedikçe kadınların işi hep zor olacak.

SAATLERCE GAZETE OKUYORUM BAŞIBOŞ ARABA KULLANIYORUM

Konserler dışında kalan zamanınızda neler yapıyorsunuz? 

Sosyal medyayla çok ilgili değilim. Sadece Instagram’a giriyorum ve Candy Crash oynuyorum. En mutlu anlarımı ailemin yanında geçiriyorum. Sinemaya gitmeyi, başıboş araba kullanmayı, saatlerce gazete okumayı, kedilerimle ve köpeğimle oynamayı, bahçemle ilgilenmeyi, seyahat etmeyi çok ama çok severim.

ONLARI HER ZAMAN ÖZ ÇOCUKLARIM GİBİ SEVDİM

Yeğenleriniz Nergis ve Fuat’la ilişkiniz nasıl?

Kardeşim Şenel’i on yıl önce kaybettik. Onun çocukları Fuat ve Nergis elime doğdular. Onları her zaman öz çocuklarım gibi sevdim. Şimdi onların da çocukları var. Yani torunlarım. Anlatılmaz bir duygu. Hepsini çok seviyorum ve onlarla huzur buluyorum.

BEKİR SAÇAR

bekir.sacar@posta.com.tr

Sıradaki haber yükleniyor...