Emre Erdoğan: Zorlu parkurlar bana güçlü olmayı öğretti

Emre Erdoğan, Türkiye için tam bir başarı hikayesi. 1986 İzmir doğumlu. Su sporlarına merakı 10 yaşında su topu ile başladı. Bu alanda başarılar elde etti. 2011 senesinde serbest dalış yaparken denizi özlediğini fark edip açık su yüzücüsü olmaya karar verdi. Şu andaki hedefi dünyanın en zor denizleri kabul edilen 'Oceans Seven' parkurlarını bitirmek. Türkiye'de sadece birkaç kişinin denediği bu parkurlardan ilk üçünü başarıyla tamamladı. Şu anda da Hawaii'deki yeni bir Oceans seven parkuru için yoğun biçimde çalışıyor

05 Mayıs 2019, Pazar 08:30 Son Güncelleme:
A A
Emre Erdoğan: Zorlu parkurlar bana güçlü olmayı öğretti

Senelerdir tüm mevsimlerde her türlü hava koşulunda hiçbir ek donanıma sahip olmadan denizlerde antrenman yapıyor. Başarısının sırlarını kendisinden öğrenmek için buluştuk.

■ Su sporlarına merakınız nasıl başladı?

İki yaşımda babamın beni suya atmasıyla başladı maceram. Ve sonrasında deniz aşkım hep devam etti. Dokuz yaşımda su topuna başladım. Üniversite bursumu da su topu sayesinde aldım. Türkiye’de 1. Ligde oynadım. Bu başarı sayesinde de Amerika’da seçmelere girdim ve burs aldım. Bu dönem içerisinde deniz benim için hep vardı. 

O KUPAYI TÜRKİYE’DE İLK KEZ BEN ALDIM 

■ Siz aynı zamanda serbest dalışçısınız değil mi?

Evet, zıpkınla dalıyorum. Denizlerden hiç ayrılmadım. Amerika’dan geri geldiğimde serbest dalış denemek istedim. 45 metreye kadar nefesle indim. Çok da rahattım. Ama denizin üstünde çok daha mutluyum. Arkasından da 25 yaşımda denizde yarışlar olduğunu öğrendim. İlk yarışım Çanakkale kupasıdır. Orada genel klasman dördüncüsü oldum. Sonrasında da birinciliklerle dolu spor hayatım başladı. Datça Kış Kupası’nda birinci oldum. Türkiye 10 kilometre şampiyonluğum oldu. 

■ Türkiye’de sadece birkaç kişinin denediği parkurlarda ter akıtmışsınız ve büyük başarı sağlamışsınız… 

Evet. Sonra Amerika’ya gittim. Cebelitarık Boğazı’nı geçtim. İspanya’dan Fas’a yüzdüm. 4 saat 40 dakika sürdü. Çok yoğun bir akıntıya takıldık. Oranın derinliği 1600 metre civarında. Çok değişik ve kuvvetli akıntılar var. Sonra İngiltere’den Fransa’ya yüzdüm. 9 saat 35 dakikada. Orada da sezonun en hızlı erkek yüzücüsü kupasını aldım. Türkiye tarihinde o kupayı ilk kez ben aldım. İkisini beraber geçen ilk Türk sporcuyum. Los Angeles’ın karşısında bir ada olan Catalina’da yüzdüm. 36 kilometre civarı ama akıntıyla bu mesafeler hep değişiyor. Gece yüzdüm üstelik. Gece 23.00’te başladık. İlk girmeden önce televizyonu açtım ve tam benim gireceğim kayanın önünde beyaz bir köpek balığı fok parçalıyordu. 

■ Tehlikeli yanları oldu mu?

Ertesi günü Türk takımıyla takım yüzmesi yaptık. Catalina’yı geçtik. Kıyıya 1.5 kilometre kala büyük bir beyaz köpek balığıyla karşılaştım. Göz göze geldik. Çok korktum, kalp atışlarım hızlandı. “Büyük beyaz” diye bağırmaya başladım, kanocu kaçtı. Tekne sola açıldı. Kimsenin beni almayacağını anladım ve ben de karaya kaçmaya başladım. Manş’da da çok fazla deniz anası çarptı bana. Ama onların sayesinde parkuru bitirdim.

KARANLIKTA YÜZMEK BÜYÜK BİR BASKIYDI

■ Kaç kez köpek balığıyla karşılaştınız?

Cebelitarık ve İngiltere’de de karşılaştım ama bu daha değişik olmuştu. Çünkü gece atladığım için hiçbir şey gözükmüyordu. Gece 23.00’te başlayıp, sabah 08.00’e kadar yüzecektim. 07.00’ye kadar da ışık olmaması psikolojik olarak çok ağır bir baskıydı. Bir de orası beyaz köpek balıklarının çiftleşme yerlerinden biri. Bu korkunç bir baskı yarattı üzerimde.

GÜNDE 20 SAATİN ÜZERİNDE YÜZERİM

■ Bu zorlu parkurlara nasıl hazırlanıyorsunuz? 

Özel bir çalışma sisteminiz var mı? Aslında yarışlar her koşulda güçlü olmayı ve güçlü kalmayı gerektiriyor. Bu durum, zamanla kendime misyon edindiğim bir bakış açısı oldu. Şu anda antrenmanlarımı fiziksel ve mental olarak ikiye ayırıyorum. Fiziksel olarak; haftada 30 ila 40 km arası yaz kış fark etmeksizin denizde yüzüyorum. 

■ Antrenmanlarınızı nasıl yapıyorsunuz?

Teknik antrenmanlarımı havuzda yapıyorum. Bunun yanında haftada dört gün kara antrenmanı yapıyorum. Mental olarak da meditasyon yapıyorum. Zihninizi hazırlamadan bu yolculuğa çıkamazsınız. Orada altınızda bir köpekbalığı olabileceğini bilmek veya gece karanlıkta yüzmek ilk etapta çok korkutucu gelebilir. Zihnimi bu ve benzeri ekstra durumlara hazırlayarak parkurları geçebiliyorum. 

■ Bir günde en fazla kaç saat yüzebilirsiniz ?

20 saatin üzerinde yüzerim. 15 saniyede beslenip, yolumuza devam ediyoruz. Suya atıyorlar, içiyorum ve yoluma devam ediyorum. 

■ Bu sporu devam ettirmek için nasıl besleniyorsunuz? 

Alkol ve sigara kullanmamanız şart. Ama en tehlikelisi uykusuzluk. Bir sporcuyu bitirebilecek yegane şey uykusuzluktur. Çünkü vücudun kendini tamir ettiği evre uykudur. Bir sporcunun minimum 7.5 ile 8.5 saat arasında uyuması lazım. Bunu yapmayanlar ciddi sakatlıklar yaşayabilirler. 

DENİZE GİRMEK DEPRESYONA ÇOK İYİ GELİYOR 

■ Dünya’da Türk yüzücüye bakış nasıl? 

İlk önce espriyle yaklaşıyorlar, “Yüzme biliyor musun?” diye. Sonra dereceyi yapınca saygı duyuyorlar.

■ Peki bu spor dalını nasıl geliştireceğiz? 

Öncelikle deniz sevgisini aşılamak lazım. Denizin aslında korkulacak bir şey olmadığını, bir şifa kaynağı olduğunu anlatmalıyız. Çoğu cilt hastalıklarına deniz suyunun ne kadar iyi geldiğini biliyoruz. Diğer yandan denizin kendine ait bir oksijeni var. Bu oksijenin akciğerler üzerinde pozitif etkileri var.

■ Bağışıklık sistemini de geliştiriyor sanırım? 

Tabii, inanılmaz kuvvetlendiriyor. Yıl boyu yüzen insanlarda inanılmaz bir bağışıklık kuvveti oluşuyor. Bu da zaten çağımızın hastalıklarından koruyor. Şunu söylemeden geçemeyeceğim denize girmek depresyona çok iyi geliyor...

Türkiye çapında kazandığı yarışlar

6 KİLOMETRE: 29 Ekim Marmaris Açık Su Cumhuriyet Kupası birinciliği,

7,5 KİLOMETRE: Çanakkale Boğazı Yüzme Kupası birinciliği,

6 KİLOMETRE: Masterlar Türkiye Şampiyonluğu (4 kez)

6 KİLOMETRE: Kaş Açık Su Maratonu birinciliği

5 KİLOMETRE: Datça Kış Maratonu Şampiyonluğu (3 kez)

2.5 KİLOMETRE: 25-29 yaş arası Türkiye Açık Su Şampiyonası birinciliği

10 KİLOMETRE: 20-30 yaş arası Türkiye Açık Su Şampiyonası birinciliği

Oceans Seven parkurundaki başarıları

CEBELİTARIK BOĞAZI: 30 Eylül 2015 17 km – 4 saat 40 dakika

İNGİLİZ BOĞAZI: 18 Temmuz 2016 36 km – 9 saat 35 dakika

KATALİNA BOĞAZI: 30 Temmuz 2017 36 km – 9 saat 50 dakika

RÖPORTAJ: ALEV GÜRSOY CİMİN

alev.gursoy@posta.com.tr

Sıradaki haber yükleniyor...